Anlamıyorum, bu SSK, Bağkur ve Emekli Sandığı neden lağvedildi? Ve bu SGK neden kuruldu? Güya Bağkur, SSK ve Emekli Sandığı birleştirilmişti! Eski tas, eski hamam!..
Bu kurumlardaki emekli insanlarımıza zam verilirken, aynı eskiden olduğu gibi emekli memurlarımız yine imtiyaz görüyor. Memur emeklisine sözleşme hakkı, enflasyon farkı ve artan refahtan pay... " Alan razı, veren razı, hani nerde niyazı?"
Emekli Sandığı'nın dışındaki emeklilere zam, her yıl artan enflasyona göre zam!.. Bunu Allah kabul eder mi?
Hani artan refahtan pay? Hani büyümeden pay? Madem Türkiye katlamalı büyüyor, bundan işçi ve Bağkur emeklisi neden yararlanmıyor?
Enflasyona göre zam demek, yerinde saymak demektir. Artan refahtan ve ekonomik kalkınmadan ve büyümeden pay almayı devamlı ertelemek demektir. Türkiye büyümektedir. Hem de çok büyümektedir. Peki bu büyümeden elde edilen payı neden göremiyoruz. Çünkü hükümet bunu kulak ardı ediyor. Vermek istemiyor. Gidin derdinizi Marko Paşa'ya anlatın diyor.
Bize göre iktidar öz ayağına kurşun sıkıyor. Bunca hizmeti götürüp çöplüğe atıyor. İnsanlarımızın yaka silkmesine ve yeter artık demesine sebep oluyor. Enflasyona göre zam yasasını çıkaranlar dar gelirli ve emeklilere en büyük kötülüğü yapanlardır. Bu kanun zulüm kanunudur. Enflasyonla yaşamaya alıştığımız bu ülkede ücretli ve emekli her ay fiyat artışlarına göre zam alması gerekirken, bunu altı ayda bir zama dönüştürmek ücretlinin, emeklinin belini ortadan kırmak demektir. "Enflasyonda çalışanı ezdirmeyiz" diyorsunuz ama hiçbir zaman artan refahtan pay vereceğiz demiyorsunuz. Enflasyona bu halkı ezdiriyorsunuz hem de bal gibi ezdiriyorsunuz. Artan refahtan ve büyümeden pay vermeyenler bu lafı boşuna ağızlarına almasınlar! Yani gelir arttıkça pay verilmesi gerekirken, bunun yerine sadece işçiyi, emekliyi yerinde saydırmak, gelirde stabil tutmak korumak değil, geriye götürmektir.
Yıllardır çalışanlardan topladığınız paraları bozuk para gibi harcayıp, SSK ve Bağkur emeklisini çölün düzünde bıraktınız. Onların 20-25 sene çalışıp kazandıkları tasarrufları devletin başka yırtıklarına harcadınız. Bir nevi işçinin birikimlerini borç olarak alıp başka alanlarda kullandınız ama günü geldiğinde bu borcu ödemek istemediniz. "Kimse dede hayrına sıçan tutmuyor" Emeklinin zor gününde harcamak için tasarrufta bulunduğu parayı hayırsız evlat gibi serpip bunun yerine "emeklimizi ezdirmeyiz" tekerlemesine baş vurmak tam bir pişkinliktir.
Emekli sadaka istemiyor. Çalıştığı süre boyunca tasarruf ettiği hakkını istiyor.
Düzene bakın düzene! Adalete bakın adalete! Milletvekili 450 bin lira, emekli milletvekili 200 bin lira, Memur 95 bin lira, emekli de 30 bin lira alsın! Bu Allah'a reva mı? O emekliler ki, bugünün refah payını yaratan insanlardır. Çalıştılar, çabaladılar ve bugünün Türkiye'sini yarattılar. Şimdilerde kendileri 30 bin liraya, vekil dediklerimiz ise 450 bin liraya talip...
Bu memleket "KAST SİSTEMİ"ne doğru hızla ilerliyor. 17 milyon emekli, 7 milyon asgari ücretli ve 10 milyona yakın işsiz ile sefalet yaşayan bir toplum olarak geleceğimizi karanlığa gömüyoruz. İktidar kendi ayağına kurşun sıksın bakalım, bunu daha nereye kadar götürecek?
Cumhur İttifakı'na buradan bir kez daha seslenmek istiyorum: Aklınızı başınıza alın! Gelir dağılımındaki uçurumun önüne geçip frene basmazsanız, 10 yıllık emeğiniz muhalefetin hanesinde oya tahvil olacak, bu da iktidarın elinizden gitmesine ve büyük Türkiye Devletini en az elli yıl geriye götürülmesine sebep olacaktır!