Bugünlerde bağcıdan çok bağmancı kesilenleri gördükçe hem dizime hem de başıma vurup duruyorum. Samimiyet testinde sınıfta kalanlar, şu sıralar kürsülerde, meydanlarda atıp tutmaya başladılar. Bunlar daha düne kadar barajı geçip milletvekili seçilebilmek için anlaştıkları DEM ve bu partin yan kuruluşu CHP'ye her türlü tavizi vermediler mi?

Kapalı kapılar arkasında yeni bir Anayasa Taslağı hazırlayarak Güneydoğu'ya özerklik verilmesinde ve anadilde eğitim yapılmasında anlaşmadılar mı? "Altılı Masanın" en altında Apo denen caniyi oturtarak onun gözetim ve denetiminde Türk vatanını parsel parsel bölmek için kendi aralarında anlaşmadılar mı?

Doğu ve Güneydoğu'ya özerklik konusunda CHP ile Dem aynı kulvarda yıllarca koşmadılar mı? Buna muhalefetin milliyetçi kanadını temsil ettiğini iddia ettikleri diğer partileri de eklemediler mi?

CHP ile semizlenip DEM' le demlenenip yerel seçimlerde ayrılıkçı ve bölücü unsurlarla sözlenmediler mi? Büyükşehir belediyelerinin önemli bir bölümünü onlara altın tepsi içinde sunmadılar mı?

Şimdi kalkmış aynı adamlar ve aynı partiler "Terörsüz Türkiye" için yola çıkanları sırf siyasi rant uğruna gafletle, dalaletle ve ihanetle suçluyorlar. Geçmişte alınlarına yapıştırdıkları kara lekeyle dolaşanlar, bugün bakıyoruz da aynı lekeyi karşısındakilere vurmaya çalışıyor. Sizlere nasıl inanalım ve nasıl güvenelim? Samimiyet testinde sınıfta kalanlar, bizlere milliyetçilik dersi vermeye kalktığında canımız çok sıkılıyor!

Şayet "Terösüz Türkiye" ile üç-beş kişinin dışarıya salıverilmesinden netice alınacaksa biz buna çoktan razıyız!

 DEM Parti Eşbaşkanı Tuncer Bakırhan " Sayın Bahçeli buzları, duvarları kırdı. Ezber bozan yaklaşımları ile badireli yolun önünü açtı. Bizim özerklik ve ayrı devlet kurma gibi bir niyetimiz yok" diyerek, buradan siyasi kazanç elde etmeye çalışanlara en güzel cevabı birinci ağızdan vermiş oldu.

FAHRETTİN MASUM BUDAK