Bilindiği gibi Çerkezköy Belediye Başkanı Sayın Vahap Akay, bir süre önce üç dönemdir hizmet ettiği CHP'den istifa etmişti. Bu istifa aylardır kamuoyunda konuşuluyordu. Birçok yorumcu, gazeteci ve yazar da bu konuya ilişkin çeşitli gazetelerde değerlendirmelerde bulunarak halkımızı bilgilendiriyor ve “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” diyordu.

Netice itibarıyla Başkan Vahap Akay, aylar süren söylentilerin ardından “baba ocağım” dediği partisinden istifa etti.

Şimdi ise kamuoyunda konuşulan ikinci bir konu var.

Başkan Akay, istifa ettikten sonra AK Parti'ye geçeceği yönündeki iddialara karşı şimdilik bağımsız kalacağını ifade etmişti. Ancak buna rağmen söylentiler ve çeşitli duyumlar devam etti.

Evvelsi gün Çerkezköy Belediyesi'nin Veliköy'deki ek hizmet binasında AK Parti İlçe Başkanı Sayın Salih Azbay ile yaptığı görüşme ve cumartesi günü Kapaklı Devlet Hastanesi'nin açılışında AK Parti'nin iki bakanını ilk defa karşılamaya gitmesi, kamuoyundaki beklentileri daha da güçlendirdi.

Üstelik Sayın Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Fatih Kacır Çerkezköy'e değil, Kapaklı'ya gelmişlerdi. Onların Kapaklı'daki açılış programına katılması ve Başkan Vahap Akay'ın da orada kendilerini karşılaması, işin rengini biraz daha değiştirdi.

Elbette söz konusu karşılamanın bir nezaket ve devlet büyüklerine saygı tarafı da vardır. Ancak karşılamanın yeri, zamanı ve içinde bulunulan siyasi atmosfer dikkate alındığında, kamuoyunda farklı yorumların yapılması da kaçınılmazdır.

Bizim Iğdır'da bu tür hareketlere “Abbas yolcu” derler.

Artık mızrak çuvala sığmıyor. Bu işin gizlisi saklısı kalmadı gibi görünüyor. Büyük bir sürpriz yaşanmazsa Başkan Vahap Akay'ın AK Parti'ye geçeceği yönündeki beklenti giderek güçlenmektedir. Davranışlar, hareketler, siyasi söylemler ve karşılıklı jestler, bu ihtimali her geçen gün biraz daha kuvvetlendirmektedir.

Ancak Başkan Vahap Akay'ı böyle bir siyasi tercihte bulunması hâlinde kimsenin peşinen kınaması doğru değildir.

Çünkü gerek CHP'de gerekse ayrılıp giden Yeni Parti'de bazı partililerin rüşvet ve irtikap iddiaları nedeniyle karakollara, mahkemelere ve hapishanelere kadar uzanan süreçlerle karşı karşıya kaldığı bir ortamda, adı herhangi bir şaibeye ve yolsuzluğa karışmamış bir belediye başkanının kendi siyasi geleceği konusunda farklı bir karar vermesi anlaşılabilir bir durumdur.

Hele ki bu belediye başkanı, üç dönem boyunca dizini yere vura vura, gece gündüz çalışarak adını hizmet ve icraat adamı olarak siyasetin önemli bir yerine yazdırmışsa...

Hiç kimse başkasının yükünü taşımak veya başkasının mücazatına ortak olmak zorunda değildir.

Akay, Çerkezköy halkının oylarıyla seçilerek bugünlere gelmiştir. Halka hizmet edip kendisini sevdirmeseydi üç dönem aynı makamda kalabilir miydi?

Daha önce bu makam AK Parti'den Sayın Ali Ertem'indi. Demek ki hizmet ve icraat konusunda Çerkezköy halkının takdirini yeniden kazanacak ölçüde bir başarı ortaya koyamadı ki bir daha seçilemedi. Aynı durum Vahap Akay için de geçerlidir.

Çünkü halkın iradesi değişmez değildir.

Halkın oyları kimsenin veya hiçbir partinin babasının mülkü değildir. Oylar; beğenmek, takdir etmek, desteklemek ve hizmet beklemek amacıyla kullanılır. Halk, zamanı geldiğinde sandıkta kime destek vereceğine kendisi karar verir.

Partiler halk nezdinde amaç değil, araçtır.

Asıl amaç; millete, memlekete, şehre ve insanımıza hizmet etmektir.

Bu bakımdan Başkan Vahap Akay'ın bundan sonraki siyasi yolculuğunda vereceği karar ne olursa olsun, önemli olan Çerkezköy halkının iradesine saygı göstermek ve yapılan hizmetlerin devamlılığını sağlamaktır.

Alınan ve alınacak bütün kararların Çerkezköy'ümüze, Tekirdağ'ımıza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.

FAHRETTİN MASUM BUDAK