Uzun süredir beklediğimiz gelişme nihayet gerçekleşti. Çerkezköy Belediye Başkanı Sayın Vahap Akay, Ankara’da düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda AK Parti’ye katıldı.

Gözler şimdi Vahap Akay’ın üzerinde biraz daha yoğunlaşacaktır. Yaklaşık 12.5 yıldır CHP’nin elinde olan Çerkezköy Belediyesi, yeniden Adalet ve Kalkınma Partisi’ne geçti.

Esasen Başkan Vahap Akay pek rahat değildi. Çerkezköy’de üç döneme damgasını vuran bu isim, nedense CHP’de bir türlü kabul görmedi. Öz partisinde ona gelen vurdu, giden vurdu. Hem hizmetlerini örttüler hem de kendisine rahatlık yüzü vermediler. Daima önünü kesmeye çalıştılar. Parti içi muhalefet ile adamın anasından emdiği sütü burnundan getirdiler.

Vahap Akay’ı eleştirenler ve parti değiştirmesine kızanlar, önce kendi dünyalarına baksınlar. Onu AK Parti’ye iten faktörleri düşünsünler. Gelin, isterseniz kısaca buraya nasıl gelindiğine bir bakalım.

CHP’nin kurultayda şaibeli bir yöntemle başına geçen Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ile birlikte bu partinin kimyasıyla oynadı. Eski kadroları ve tecrübeli isimleri hallaç pamuğu gibi kaldırıp attılar. Ne kadar liyakatsiz ve tecrübesiz insan varsa partiye doldurdular. Yerel seçimlere bu kadrolarla gittiler. İktidarın yanlışlarından dolayı epeyce de bir başarı gösterdiler.

Ancak seçilen insanların içinde idealist olanlar çok azdı. Partiyi düşünmediler. Ceplerini ve cüzdanlarını düşündüler. Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin önemli bir kısmında yolsuzluk, rüşvet ve irtikâpla ilgili haberler patlak verince Özgür Özel ve ekibi, bu işlere bulaştığı iddia edilen başkanları partiden ihraç etmek yerine onlara sahip çıkmanın yollarını aradı. İşte kırılma da tam burada başladı.

Parti dağıldı. Toparlayan olmadı. Parti, kurultaylarda alınıp satılır hâle geldi. “Butlan” kararı da gündeme gelince tam anlamıyla bocaladılar. Pazarlık paraları havalarda uçuşmaya başladı. Olmadı bu sefer Yeni Parti'yi kurdular. CHP'yi de öz başına bıraktılar.

Özgür Özel yollara düşüp miting meydanlarında halkı ikna etmek ve kandırmak için yoğun çaba sarf etti. Milleti inandıracağını sandı. Oysa AK Parti’den şikâyet eden kitleler, Kılıçdaroğlu’nu istemeyen çevreler ve FETÖ’nün artıkları olarak nitelendirilen bazı çevreler, zorunlu olarak Özgür Özel’in yanına koşmuştu.

Parti delegelerini parayla satın aldığı yönündeki iddialarla gündeme gelen Özgür Özel ve arkadaşları, Türk adaletinin karşısında hesap vermek durumunda kaldılar. Bir tarafta belediyeler, bir tarafta tartışmalı ve şaibeli olduğu ileri sürülen kongreler, diğer tarafta ise cumhurbaşkanı adayı olarak belirledikleri kişinin Silivri’de milyarlarca liralık yolsuzluk iddialarıyla yargılanması…

Aslında CHP, “Altılı Masa” olayında kaybetmişti. Bir şeyi hesaplayamadılar. Yargı artık eski yargı değildi. 80 yıldır ellerinde olduğunu düşündükleri yargı, son 20 senede değişime uğramıştı. Artık eskisi gibi at oynatamayacaklarını düşünmeleri lazımdı. Yanlış yaptıklarında yanlarına kâr kalacağını sandılar. Oysa yargının milletin iradesiyle şekillenen yeni bir döneme girdiğini görmeleri gerekiyordu.

İşte tam bu kargaşa ve hengâmede Vahap Akay arayışa girmek zorunda kaldı. Gönül verdiği partisinden istifa edip bağımsız kaldı.

Bu bağımsız kalma sürecinde bir şeyi daha net görmeye başladı: Bağımsız olarak hizmet etmenin zorluklarını fark etti. Bu şekilde daha fazla ilerleyemeyeceğini anlamakta gecikmedi. Halkına verdiği sözleri tutmalıydı. Düşündü, taşındı ve sonunda hizmetin daha iyi yapılacağı partiye geçmeye karar verdi.

AK Parti, tam da Akay’a göre bir partidir. Bu partinin Tekirdağ teşkilatı da Sayın Akay’ın arkasındadır. Çerkezköy’e daha fazla faydalı olacağı kanaatindeyim.

Akay Başkan’ın kamburu yoktur. Sivri değildir. Bağnazlık yapmamıştır. Her kesimin başkanı olmaya çalışmıştır. Bunu da icraatlarında ispat etmiştir.

Bugün Çerkezköy’de tüm partilerin üzerinde mutabık kalabileceği birçok ismin adı park ve bahçelere verilmiştir. Örneğin Alparslan Türkeş Parkı, Muhsin Yazıcıoğlu Parkı, Uğur Mumcu Parkı… Bütün bu isimler Vahap Akay döneminde verilmiştir.

Diyeceğim odur ki Akay Başkan, ılımlı ve mutedil bir başkandır. Militanlığı, radikal solculuğu yoktur. O, hizmet adamıdır.

Çerkezköy, bu kadar göç alıp nüfus patlaması yaşamasına rağmen devasa hizmetlere imza attı. Çerkezköy’ün çehresini değiştirdi. Sanayinin ve emeğin kentini Trakya’nın göz bebeği hâline getirdi.

Hakkında çıkarılan dedikodulara kimse inanmadı. Usulsüzlüğü ve yolsuzluğu bunca zaman diliminde hiç görülmedi. Görülürse gözünün yaşına bakmadan onu da yazar ve anlatırız.

Bu geçişin Çerkezköy’e ve Tekirdağ’a hayırlı olacağına inanıyorum.

FAHRETTİN MASUM BUDAK