Kim ki politikada ve Türk milliyetçiliği çizgisinde en ufak bir olumsuz bir şey görüyorsa hemen aklına MHP'yi getirip derhal kaleme ve mikrofona sarılıyor ve "yazık oldu emeğimize" diyerek manipülasyon veya provokasyon yapıyor.

Yani demek istiyorlar ki, verdiğimiz emekler ve yaptığımız uğraşlar boşa gitti. Oysa ne verilen emekler boşa gitti ne de yapılan uğraşlar...

Kendilerini bu yolculukta kısa ömürlü ve yarım soluklu görenler daima bu tür algılarla sürekli olarak fitne fesat üretiyorlar.

Esasen onların bir bölümü makam ve koltuk sevdalısı insanlardır. Makam ve koltuk bulamayınca veryansın etmekten ve karamsar tablo çizmekten uzak duramıyorlar.

Doğrudur, elli yılı aşkın bir geçmişte iktidar olunmadı ama iktidarlara demokratik çerçevede her zaman yön verildi ve istikamet tayininde ayarlar çekildi.

Aslında ülkücüler, bilhassa bu kesimin şehitleri, gazileri ve Taşmedreseli yiğitleri verilen emekle ve akıtılan terle geleceğe büyük bir miras bıraktılar. Bunun maalesef farkında değiliz. Emekleri de asla boşa gitmedi.

Bunu geçici bir süre için kendisini içimize atan "yarım ağızlı" veya "şom ağızlı" insanların görmesi mümkün değildir. Halbuki ülkücü Türk milliyetçileri yarım asırdır verdikleri mücadeleden kocaman bir Türk dünyası çıkardılar.

Eğer ülkücüler Sovyetler Birliği'ni durdurup, bu insanlık düşmanı devletin yok olmasını sağlamamış olsaydılar, bugün beş tane Türk Cumhuriyeti'nin doğuşunu görmüş olamazdık.

Sovyetler Birliği'nin kısa zamanda çökmesiyle bu zalim ve menfur devletin bünyesinde esir olarak yaşayan Türk Cumhuriyetleri kısa zamanda birer birer bağımsızlıklarını ilan ettiler. Bu olaya azami ölçüde katkı sunan ülkücüler, mutlak surette tarihin en müstesna yerinde yerlerini alacaklardır.

Dünya sahnesinde bir anda beş tane Türk Devletinin çıkması ne demektir? Türklerin yeniden güç toplamasına vesile olan bu Türk devletleri verimli kullanılabilirse Türk Cihan Hakimiyetinin doğuşuna zemin hazırlayabilir.

Biliyoruz ki, Türkiye'yi yönetenler bu süreci yeterli ölçüde değerlendiremedi. Şayet bu süreç yeterli oranda değerlendirilebilseydi sonuç bugünkü ortamdan çok daha farklı olabilirdi. Bugün Türkler sadece 5 Türk Cumhuriyetini değil, Rusya'daki diğer özerk Türk topluluklarını da konuşuyor olacaktı.

Rusya bakışımızda Türk milliyetçilerinin hedefi tam bitmiş ve tam sona ermiş değildir.

Bu ülkede haksız yere boyundurukta tutulan bazı özerk Türk cumhuriyetleri vardır ki, bunlar bağımsızlıklarını çoktan hakketmiştir. İşte, bundan bu yana ülkücüler ve milliyetçiler ağırlığını bu özerk Türk Cumhuriyetlerine vereceklerdir. Halihazırda Rusya'nın sahip olduğu toprak parçasının 3/1'i özerk Türk Cumhuriyetleri'ne aittir.

Türk çocukları, ülkücü Türk milliyetçileri; Tataristan'ı, Başkurtistan'ı, Yakutistan'ı, Çuvaşistan'ı, Tuva'yı Hakasya'yı ve Altay özerk Cumhuriyetleri'ni asla unutmazlar!

7 Türk Cumhuriyeti'ne, 7 Türk Cumhuriyeti daha eklemek, Türk milliyetçilerinin öncelikli hedefleri arasında her daim yerini koruyacaktır.

FAHRETTİN MASUM BUDAK