Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay, kendisine yapılan tazyiklere daha fazla dayanamayarak partisi CHP'den istifa etmek zorunda kaldı. Aslında gördüğü baskılar yeni değildi. Bu işte son belediye seçimlerinin öncesi ve seçildikten sonrası da vardı. Zaman zaman partisinden gördüğü mobbing uygulaması en sonunda canına tak etti. Bilhassa partisinin düşürüldüğü durum onu epeyce yıpratmıştı. CHP'de ne disiplin kalmıştı ne de hiyerarşi... Her kafadan bir ses çıkıyordu. Ağız diyenin kulağı, kulak diyenin ağzı işitmiyordu. Koskoca yüzyıllık CHP, karakolların, hapishanelerin ve mahkemelerin konusu olmuştu. Oturup ayyuka çıkan bu yolsuzluk ve rüşvet dosyalarını seyredemezdi. Özgür Özel- Ekrem İmamoğlu ikilisinin partiyi ne hallere düşürdüğü kamuoyunun malumudur. Gençleştirme adı altında deneyimli, birikimli ve donanımlı yetişkin kadroları partiden uzaklaştırıp sıradan insanları tepeden inme belediye başkan adayı yapıp sonuçta kendileriyle beraber CHP'yi rezil kepaze ettiklerini bilmeyen yoktur.

  Böyle bir ortamı soluyan Sayın Vahap Akay, üç dönemdir Çerkezköy halkına hizmet veriyor. Karşılığında ise aynı halktan seçimlerde güçlü bir destek görerek yeniden seçilip aynı makama tekrar oturuyor. Ne yazık ki, bu göz kamaştırıcı başarıya rağmen partili arkadaşlarından yeterli ölçüde taltif ve takdir göremiyordu. Partide çeşitli ayak oyunlarıyla onun başarı dolu hizmetleri ya görmezlikten geliniyordu ya da yok sayılıyordu.

  Başkan Akay'ın uzun süre bu haksız ve mesnetsiz baskılara daha fazla dayanması mümkün değildi. Gördüğü muamele tam bir dışlanmışlığa örnek teşkil ediyordu. Son bir iki senedir Büyükşehir Belediye Başkanı ile yaşadığı siyasi çekişme ve sürtüşmeye, İl Başkanının da Candan Hanım'a açıktan ve doğrudan destek verip ağır eleştirilerde bulunması bardağı taşıran son damla oldu.

  Aslında Başkan Akay, bu partide ne İsa'ya ne de Musa'ya yaranabildi. Son derece pragmatik ve realist davranan Başkan Vahap Akay, her iki liderden de umudunu kesmiş vaziyetteydi. Zira Kurultay istediği için Kılıçdaroğlu tarafından adının üzerine çarpı konulmuştu. Benzer şekilde Yeni Parti'ye katılmadığı için de Özgür Özel tarafından kara listeye alınmıştı.

  Bu vesileyle çözüm yolu araması ve siyasi çıkış pozisyonuna geçiş yapması normal karşılanmalıdır. İstifa etmekle özgürlüğünü, duruluğunu ve hizmette devamlılığını kurtardı. Şimdi önünü gayet net bir şekilde görebiliyor. Geçmişte olduğu gibi sivrilikten uzak duran bir anlayışı aynı tempoda sürdürür ve tüm kesimleri ayrım gözetmeden kucaklamaya devam ederse milletimiz onu ödüllendirmekten geri kalmayacaktır.

  Nitekim, üç dönemdir başarıyla yürüttüğü çalışmalarını taçlandıran bir vefalı halkın mevcudiyeti ortadadır. Halkımız kendisine samimiyet ve ihlasla hizmet edenleri asla unutmamıştır.

Milletimizin emanetine sahip çıkanlara selam olsun.

 FAHRETTİN MASUM BUDAK