Türk dışişleri son yıllarda çok dengeli ve itibarlı bir dış politika yakalamıştı. İstikametiyle, gidişatıyla ve istikrarıyla bütün dünyanın dikkatini çekiyordu. Öyle ki, devletler arası olaylar ve politikalar konuşulduğunda diplomatların, yabancı misyon şeflerinin ve elçilerin aklına hemen " Türkiye bu konuda ne der?" diye bir cümle geliyordu. Ta ki Hakan Fidan, Riyad'da Araplarla birlikte o meşum bildirinin altına imza atana kadar...
Fidan, burada Türk dış politikasının bugüne kadar yürüttüğü şahsiyetli politikayı Riyad mezarlığına gömüp geriye dönmekle milletimizin alicenaplığına büyük bir darbe vurdu!
İran tek başına, Siyonist ve Evangelist iki delinin arasında can derdine düşmüş çıkış ararken, Türkiye'nin eteği uzun Arapların tesirinde kalıp o lanetli bildiriye imza atması tam bir kara leke olarak tarihte geçmiştir.
Ne yapsaydı İran? Oturup bu ülkelerden atılan füzeleri seyir mi etseydi? 190 masum kız çocuğunun ölümünü tasdik mi etseydi? Bu topraklar kimin toprağıdır? Bu üsler kimin üsleridir? Diplomaside, uluslararası anlaşmalarda o üsler Amerikan'ın değil midir? Amerika kanunen vatan bildiği öz topraklarından İran'a füze yağdırmıyor muydu? Buna İran göz mü yumsaydı?
Gittiniz, bu bildiriye imza atıp zalime masumiyet kazandırdınız! Bu bildiriyle güce boyun eğme ve güce tapmada yarışa başladınız. Hıristiyan İspanya kadar olamadınız. Amerikan Güvenlik Bakanı Joseph Kent kadar olamadınız?
Bu lanetli bildiriye kınama ekleyip yayınlamakla, Amerika ile İsrail'e meşruiyet kazandırıp yarınlarımıza bir kara leke eklediniz. Onların şizofrenik saldırganlığına karşı olumsuz bir tek cümle dahi söyleme cesareti gösteremediniz. Allah'ım sen benim aklıma "muğat" (mukayyet) ol, yoksa aklımı yiyeceğim!
Tamam, biliyorum, Türkiye zor durumdadır. Ekonomisi kırılgandır. Kısa vadeli düşünebilir ama böylesi hayati meselelerde bunu düşünecek durumda değiliz. Bize lazım olan bu hengamede uzun vadeli düşünmektir. Bu zalimler İslam ülkelerinin pasif ve pısırık tutumlarından istifade ederek saldırı üzerine saldırı yaparken, 12 İslam ülkesinin gidip dolaylı yollardan Amerika'ya destek çıkması ve teslim olması ne ile izah edilebilir?
Türkiye, bu zalim bildiriye imza atmakla, Arapların arkasındaki Siyonist ve evangelistlere Azerbaycan ile Pakistan’ı da alet ederek affedilmez büyük bir hata işledi.
Bu 12 devletin 12'si de yönettikleri halkların sesine sessiz kaldılar! Tabanlarını hiçe saydılar. Masum ve mazlum İranlı soydaş, dindaş ve kandaşlarımızın feryatlarına kulaklarını tıkadılar!
Peygamberimiz "Mazlumun bedduasından sakının! Çünkü onunla Allah arasında perde yoktur!" diye buyurmuştur.