Zamanında sesimizi çıkarmayıp Irak Türkmenlerini kaderleriyle baş başa bırakarak öz başımıza kül eledik. Bu hatayı hem Saddam döneminde hem de şimdiki dönemde yaptık.
Irak'ın toprak bütünlüğünü, Türkiye'nin toprak bütünlüğünden daha çok savunduk.
Sanki Irak parçalanıp yıkılsaydı milletimiz altında kalıp telef olacaktı. Aynı şeyi şimdilerde Suriye için yapıyoruz. Söz konusu ülkede tüm etnik unsurlar her saniye konuşulurken, oranın bin yıllık sakini olan Türkmenler adeta yok sayılıyor.
Her zaman üzerine basa basa söylüyorum; Türkiye'nin güvenliği ve esenliği Suriye'deki Türkmenlerin tahkiminden geçer. Türkmenler desteklenmedikçe ve korunup ayağa kaldırılmadıkça Türkiye'nin güney bölgesi asla güvende olmayacaktır.
Suriye'de kimse yanlış ata oynamasın. Kimse de "çirkinim sen burda dur, ben güzel bulayım, eğer güzel bulamazsam yine de çirkinim olarak sen bana yetersin" dememelidir. Türk'ün kömeği Türk'tür. Başka da bir millet değildir. Suriye'de bugün yaklaşık 3 buçuk milyon Türk yaşamaktadır. Bu topluma yeterli ölçüde sahip çıkılırsa güneyimiz güvende olur.
Suriye üç etnik unsurdan meydana gelmiştir: Araplar, Türkler ve Kürtler bu ülkenin asli unsurlarıdır. Bu ülkede farklı inanç kesimler olsa da bunların önemli bir kısmı Arap soyludur.
Eğer okullarda eğitim dili Arapça'yla devam edilecekse bu dilin yanında Türkçe ve Kürtçe de ikinci ve üçüncü bir dil olarak eğitimde kullanılabilir. Yani Suriye sadece Arapların yaşadığı bir coğrafya değil, orası aynı zamanda Türkmenlerin ve Kürtlerin de yaşadığı bir coğrafyadır.
Ortadoğu'yu emperyalistler elimizden alıp cetvelle çizerken, Kürtleri saf dışı bırakıp Arapları kayırdılar. Ortadoğu'da Kürtlere bir özerkliği bile çok gördüler!
Bu çizimi yaparken şeytanca düşünceyi devreye soktular. Artık rahatça kullanabilecekleri bir milleti su yüzüne çıkardılar.
Kürtler bölgede Haçlıların davulu olmaya devam etti. Bir kılıç yarası oluşturdular. Bu yarayı sürekli kaşıyıp kanattılar.
İyileşmesine meydan vermediler. Emperyalistler isteseydi bu bölgede Kürtlere istedikleri kadar toprak parçası verebilirlerdi. Ortadoğu'yu parselleyip Araplara peşkeş çekerken bir parsel de Kürtlere ve Türkmenlere veremezler miydi?
Verirlerdi hem de çok kolayca verirlerdi ama vermek istemediler. Onlara, Ortadoğu'da kullanabilecekleri aparatlar lazımdı: Bunlardan birincisi Kürtler, ikincisi Ermeniler, üçüncüsü Rumlardır.
Şimdi kapalı kapılar arkasında Suriye'de bir özerk bölge yaratmaya çalışan emperyalistler, Türkiye'yi burada tam kalbinden vurmak istiyor.
Madem özerk bir bölge kurulacaksa ve Kürtler bundan yararlandırılacaksa, aynı yarardan Türkmenleri yoksun bırakmak milletimize ve milletimizin geleceğine ihanettir.
Suriye'de üç asli unsur yaşamaktadır. Bunlardan biri de Türkmenlerdir.