Manisa'dan son bir ayda gelen asker zehirlenmeleri gündeme otururken, CHP tarafından verilen zehirlenmelerle ilgili araştırma önergesinin AKP ve Bahçeli ekibince reddedilmiş olması insanın aklına tuhaf şeyler getiriyor.

Herhangi bir olayda, sıradan bir insan neyi araştırma gereği duymaz?

Bildiği veya haberdar olduğu bir şeyi

Ya da tam olarak bilmediği fakat ortaya çıkabilecek detayların izahını yapamayacağı bir şeyin ortaya dökülüp saçılmasını istemez.

Bilemiyorum hangisi?

Fakat bu işin ilk vukuunda ele alınış biçimi, Manisa Valisi’nin olayı biraz da psikolojik etkilenmeye bağlaması gibi akla aykırı bir izah, tuhaf bir şeylerin döndüğü izlenimini uyandırıyor.

Bir yemek firmasının (Rota) adı dolaşıyor ortalıkta, yandaş olduğundan bahsediliyor, büyük rantlarla hızla büyümüş bir firma olduğu söyleniyor. Doğru olabilir.

Yalnız ardı ardına tekrarlanan bir zehirlenmeler silsilesinden bahsediyoruz. Onlarca askerin hastahanelere taşınmasından söz ediyoruz.

Gıda zehirlenmeleri kolay oluşabileceği gibi zehirlenmeye sebep olan faktörler kolaylıkla kontrol altına alınabilir.

Her şeyi denetim altına aldığınızı varsayalım. Neticede firmanın çalıştırdığı gıda mühendisleri mutlaka vardır ve önlem almak istemişlerse gerekli tetkikleri yapmışlardır.

Misal, bunca zehirlenmeye karşı kontrolden kaçan bir şey olabilir kaygısı ile koca orduya o yemeği yedirip hastahanelere doluşacağına, yemeği önce bir iki kişiye yedirirsin, yarım saat içinde  bir rahatsızlık meydana gelmiyor ise toplu servis edersin.

Askeriyenin taşeronsuz sistemi de böyle değil miydi?

Önce komutan yer, sonra erlere servis edilir.

Yüzlerce kişiye yemek sağlayan bir firma için olayın ele alınış biçimi pek bir tuhaf.

Hükümetin tutumu, araştırılma önerisinin reddi daha da tuhaf.

Garip işler.

Tek bir firma yetkilisi açıklama yapmıyor.

Esasında, ben asker yemeğinin kışlada askerlerce pişirildiğini zannediyordum.

Ne zaman taşeronlaşmaya gidilmiş?

Askerlik  yapan  yakınlarımın soğan ve patates soyma hikâyelerini de dinlemişliğim vardır.

Bir de karavan denilen asker yemeği ile hikâyeleri çoğumuz duymuşuzdur.

Bazı yerlerde asker yemeği taşerona verilmiş. Manisa  pilot uygulamalardan biriymiş.

TSK gibi kritik yerlerde  taşeron yemekçi uygulaması, son olaylardan sonra  gözden geçirilmelidir.

Sayıları binleri bulan zehirlenme vakaları, art niyetli kişilerin eline geçen yemek taşeronluğu işinin bir anda yüzlerce askerin hayatını kaybetmesine yol açabileceğini göstermiştir.

Hani "at izinin, it izine" karıştığı şu günlerde, Allah esirgesin.

Çok riskli, çok 

Düşünülmeli kanatindeyiz.

"Gıda en büyük silahtır",üst başlığı ile  tarımsal politikaları eleştiren bir makale yazmıştım.

Bu zehirlenme vakaları için de, “Gıda en büyük silahtır” demek pekala mümkündür.

Selam ile,

Umut ile,

Adalet ile..