Devlet, kendisini koruma altına almak için çeşitli yasalar çıkarır ve bu yasalarla yoluna devam eder. Kayyum yasası da bu yasalardan biridir. Seçilen kişiler sırf seçilmiş diye yarattığı ve eylemde bulunduğu soruna göz yumamazsınız. Gereği ne ise yasalar çerçevesinde üzerine gidilir ve sorun kökünden halledilir. Kayyum bir anlamda demokrasinin, özgürlüğün, vatan ve millet bütünlüğünün kalkanı ve zırhıdır. Hatta demokrasinin yok edilmesini isteyen bölücü unsurlara karşı kınından çıkarılmış keskin bir kılıçtır. Bugün DEM'in çıkardığı tüm belediye başkanlarının kulakları ve ipleri Kandil'dedir. Bunları kulakları da ipleri de ancak kayyumla kesilebilir. Deniliyor ki, madem bunlar terörist idi neden seçimlere girmesine mani olmadınız. Bu cümleye ilk bakışta doğrudur dememek mümkün değildir. Gerçekten de bu insanları devlet daha önce araştırıp kim olduklarını ortaya çıkarabilir ve seçimlere sokmayabilirdi. Açıktır ki burada yasaların boşluğundan yaralanmak vardır. Şayet yasaların bazı noktaları kafi gelmiyorsa iktidar partisi oturur, kendisine yakın gördüğü partilerle anlaşır ve eli ayağı düzgün ilave yasalar çıkarır ve teröre bulaşmış insanları seçimlere sokmaz ve sorun da böylece kapanır, gider. Yıllardır aynı teraneyi dinliyoruz. Doğu ve Güneydoğu'da ne kadar terör tacirleri ve ne kadar PKK baronları varsa seçimlerde milletvekili ve belediye başkanı adayı oluyor ve güle oynaya seçilerek koltuklarına kuruluyorlar. Acaba bu yöntem iktidarın işine mi geliyor diye insan düşünmeden edemiyor. Seçilmeleri önemli değil, nasıl olsa ellerinden alıp herhangi bir yandaşa vereceğiz, diye mi düşünüyorlar? Eğer bu kafayla gidiliyorsa bilinsin ki, terör de bitmez, bölücülük de bitmez, yıkıcılık da bitmez. Üstelik tırmanır, çoğalır ve kitlelere mal olmasını sağlar. Meşhur bir sözdür. Bataklığı kurutmak yerine, sivrisinekleri öldürmek çare değildir. Bize göre bu zaman kaybıdır. Önce bataklığı kurutun. Para musluklarını kesin. Teröre kim bulaşıyorsa, kim destek veriyorsa ve kim yataklık yapıyorsa ve kim terörü övüyorsa derhal mallarına ve servetlerine el koyun. Bu konuda kimsenin gözünün yaşına bakmayın! Ticaret yapmasını engelleyin. Devlette iş ve makam vermenin önüne geçin. Meclis, yasa çıkarıp yürürlüğe koymazsa, Anayasa Mahkemesi hazinenin kapısını bunlara ardına kadar açarsa, dağda taşta teröristlerin belini kırmanın hiçbir faydası yoktur. Aklın yolu birdir. Gelin bu aziz millete kulak verin! Ses verin! Güç verin! FAHRETTİN MASUM BUDAK