Adam iyi tahsil alıyor, doymuyor. İyi makamlara geliyor, doymuyor. Ticaret yapıp zenginleşiyor, doymuyor. Bu doymazlık onu frenlemeye yetmiyor. Daha yukarılara ve daha etkili yerlere göz koyuyor. Gidip bu sefer siyasete giriyor. Hazinenin kaynaklarını görünce ağzı açık kalıyor. Ağzı sulandıkça sulanıyor. Hem nasıl olsa parası var, itibarı var; daha fazla neden kazanmasın?

Siyasetin insanları para kaynağına kolayca ulaştırdığını biliyor. Soyulacak yer bellidir. Nasıl olsa devletin para kasası siyasetin elindedir. Bir şekilde oraya ulaşmasını sağlıyor. Tam da ellerini ovuşturacak yerdedir. Cebini, cüzdanını, koltuğunu, çantasını dolduruyor ama kâfi görmüyor. Gözü hâlâ yukarılardadır. Bakan olmak istiyor, oluyor. Başbakan olmak istiyor, oluyor. Bütün bu makamları birer birer tırmanıyor! Yine de tatmin olmuyor. Tamah yine ağır basıyor. Kıvrandıkça kıvranıyor. Bir yol bulmalı ki Cumhurbaşkanı olsun.

Parasına bakıyor, gücüne bakıyor, bir hamle daha yapıyor! Çünkü teşhis konulan bir hastalığı vardır. Bu hastalık onun ruhuna işlemiş ve benliğini teslim almıştır. Kurtuluş yoktur. Mutlaka şeytanlaşacaktır. Para, ihtiras ve makam birleşti mi orada insanlık ve adalet aramak boşunadır. Zaten adaletin olmadığı, vicdanın bulunmadığı ve merhametin sıfırlandığı bir insanda cismani duygular tiranlığın yolunu açar.

Adam, allem edip kallem edip Cumhurbaşkanı da oluyor. Dedik ya, para, makam ve ihtiras tüm kapıları ardına kadar açmıştır.

Adam tüm hedeflere tırmanmış, insanları, tüm yaratıkları karınca görmeye başlamıştır. Artık gücünün zirvesi onu yeni arayışlara sürükler. “Ben, haşa, Tanrı olacağım!” diye tutturunca Tanrı tarafından gözünün üstüne öyle bir yumruk yiyor ki kendisini ilk geldiği yerde buluyor!

İbn Haldun, “Deniz suyu gibidir açgözlülük; içtikçe susarsın, susadıkça içersin.” demiştir.

Bu tipleri gördükçe aklıma ünlü Türk yazarı Cengiz Aytmatov geliyor. Onun romanlarında bu tür karakterler çoktur. Cengiz Aytmatov'un çıkarcı ve zalim Uruzkul'u ile Tolstoy'un gözü doymaz Pahom'u bunlara tıpatıp benzemektedir.

FAHRETTİN MASUM BUDAK