Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer, en sonunda ağzından baklayı çıkardı. Uzun süredir Yeni Parti'ye geçeceği söylenen Yüceer, nihayet almış olduğu kararla Cumhuriyet Halk Partisi'yle yollarını ayırdı.

Siyaset aslında çok değerli bir kavramdır. Hak yolunda halka hizmetin kapısıdır. Ancak siyasetçi için bunu söylemek oldukça zordur. Özellikle son yıllarda siyasetçilerin dama taşı gibi parti parti dolaşmaları, siyaset kurumunu çok yıprattı. Bunun kabul edilebilir ve tahammül edilebilir bir tarafı yoktur. Siyasetçiler, aldıkları kararlarla halkı dikkate almak ve onu adam yerine koymak zorundadır. Üye oldukları partilerden seçildikten sonra istedikleri zaman ayrılıp rakip partilere geçmeleri ve karşı duruş sergilemeleri son derece yanlış bir davranıştır.

Seçmenler, siyasetçilerden ziyade partilere oy veriyor. Yani adaylar ağzından kuş tutsa bile partisinin desteği olmadan seçilmesi mümkün değildir. Bunu bilen siyasetçiler, ne yapıp edip bir partiye kapağı atmak zorunda kalıyorlar. Ta seçilene kadar iki büklüm nöker ve hizmetçi, seçildikten sonra da ağa ve paşa olup çıkıyorlar.

Herhangi bir partiden seçilen siyasetçi, maalesef yasaların getirdiği boşluklardan yararlanıp etik olmayan bir şekilde başka bir partiye rahatça geçebiliyor. Bu da ister istemez siyasetçiyi ve demokrasiyi yıpratıyor. Bu konuya bir çözüm yolu bulunmalıdır. Partiler arasında geçişi zorlaştıracak kanunların çıkarılması artık elzem hâle gelmiştir. Aksi takdirde faziletli ve erdemli bir yol olan siyaset kurumu bozuldukça bozulacak ve siyasetçiye giderek azalan güven tamamen ortadan kalkacaktır.

Şimdi gelelim asıl meseleye...

Tekirdağ'da yıllarca Cumhuriyet Halk Partisi'nde siyaset yapanlar, bu partinin ilkelerini ve ideallerini cansiperane savunarak merdivenleri tırmanıp yukarılara çıktılar. Makam kazandılar, para kazandılar ve istikbal elde ettiler. CHP ile yaşamlarına yaşam kattılar. Şimdi aynı siyasetçiler, tam tersi bir yol izleyerek partilerini terk ediyorlar.

Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer'in CHP'yi bırakıp gitmesi, tam bir vefasızlık örneğidir. Üç dönem milletvekilliği ve bir dönem de büyükşehir belediye başkanlığıyla taltif edilen bu bayanın, geride bıraktığı arkadaşlarının yüzüne nasıl bakacağını merak ediyorum!

Yeni Parti'nin bir proje partisi olduğunu bilmiyor mu? Lekeli, gölgeli ve kirli olduğunu görmüyor mu? Bir umutla gidip orada ne yapacak? CHP'nin arınmasını ve durulmasını bekleseydi olmaz mıydı? Herkes arı ve duru yere koşarken Yüceer de kirli ve lekeli yere koşuyor.

Göreceksiniz; iddia ediyor ve diyorum ki Yeni Parti yüzde 20'yi asla geçemez. Çünkü bu partinin üzerinde nice "ahlar, vahlar" dolaşıyor. Atalarımız, "Alma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste" demiştir. Sırf partinin üst kademesini ele geçirmek için akla hayale gelmez nice dümenler çevrildi. Ancak yanlış hesap Bağdat'tan geri döndü. Allah'tan Devlet her şeyin farkındaydı. Adalet ve kanunlar, entrikacıların, rüşvetçilerin ve irtikapçıların yüzünde bir tokat gibi patladı.

İnsan ne yaparsa kendisine yapar. Candan Başkan da kendisine yapmıştır. Verdiği karardan dolayı çok pişman olacak, ama son pişmanlık fayda etmeyecektir.

FAHRETTİN MASUM BUDAK