Her yıl sürdürülen bu asgari ücret tartışmalarından doğrusu bıktık usandık. Her şey önceden belli olduğu halde sırf işçileri ve halkı oyalamak için sene sonunda toplanan Asgari Ücret Tespit Komisyonu göstermelik müzakere ile güya muhatap gördüğü işçi kesimine nasihat verip dağılıyor. Bundan elli yıl önce kurulan bu komisyonun günümüzde hiçbir ağırlığı kalmamıştır. İşçinin sözünün geçmediği böyle komisyonun bir an evvel yeniden yapılandırılması şarttır.

 Bugüne kadar Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nda işçi temsilcisinin görüşleri hiçbir zaman dikkate alınmamıştır. Hep işveren temsilcisi ile iktidar temsilcisi el ele verip aldıkları kararı ayak bağı gördükleri işçi temsilcisine onaylatıp durmuşlardır. Bu komisyon bir nevi göz boyama komisyonudur.  Burada iktidar daima belirleyici olmuştur. İktidar, gerekli gördüğü bu aparatları, gerekli gördüğü zamanda toplar, daha önce kararlaştırdığı hükümleri onaylatır ve işçi dünyasının beklentilerini bir başka bahara öteler.

Bir kez daha ifade ediyorum: Asgari Ücret Tespit Komisyonu adil bir komisyon değildir. Daima iktidardan yana tavır koymuştur. Arada bir işvereni de hesaba katıp yoluna devam etmiştir.

Komisyon kör müdür? İşçinin yerlerde süründüğünü görmüyor mu? Enflasyona göre bile zam vermiyorlar. Oysa enflasyona göre verilen zammın hiçbir faydası yoktur. Çünkü enflasyona göre zam, sadece alım gücünün korunmasına yöneliktir. Bunu bile işçiye çok görüyorlar. Peki, artan zenginlikten doğacak olan pay nereye gidiyor? Türkiye büyüyor. Milli gelir 1.5 trilyonu geride bıraktı. Artan büyümeden pay neden verilmiyor? Artan refahtan payı üst düzey memurlara ve amirlere dağıtıp işçileri devlet baskısıyla bu paydan mahrum bırakmak zulümden başka bir şey değildir. İşçiler yerinde saysın, işveren ile üst düzey bürokratlar cebini doldursun! Olacak iş mi?

Kamuda çalışan bir memur ile bir işçinin aldığı maaşın üçte birini, özel sektördeki bir işçi alamıyor. Bu çok büyük bir adaletsizliktir. Bunun bir an evvel düzeltilmesi lazımdır. Biz, bu devleti %20'lik kesimi korusun diye canla başla savunmuyoruz! Devlet, milletine eşit ve adil davranmak zorundadır. Zulüm hiçbir zaman payidar kalamaz! Günü geldiğinde sandıkta bunun hesabını sorarlar. Derviş Yunus'un söylediği gibi "Yunus bu sözü eğri büyrü söyleme/ Seni sigaya çeken bir Molla Kasım gelir./ Unutmayın ki, sandık "Molla Kasım" olarak orada durmaktadır!

Buradan iktidarı kuvvetle uyarıyorum. Kendinize, icraatlarınıza ve hizmetlerimize yazık ediyorsunuz!

FAHRETTİN MASUM BUDAK