Azerbaycan Türklerinin eğitim seviyesi dünya ülkeleri ile kıyaslandığında oldukça ileri seviyededir. Bunu sadece eğitim ve öğretim düzeyinde değil, halk nezdinde de görmekteyiz. Azerbaycanlı aydınların bilgi birikimi, yüksek donanımlı yapısı geniş halk yığınlarında da mevcuttur. Milli şuur ve yerlilik bir hayli gelişkindir. Ne var ki, bunu devleti idare edenlerde göremiyoruz. Yönetimde bulunanlar veya Azerbaycan'a istikamet tayin edenler maalesef bu millilik şuurunu yeterli ölçüde devlete yansıtamıyorlar.

Azerbaycan'ın bağımsızlığını ilan ettiği 1992 yılından bu yana yaklaşık 33 sene geçti. Bu zaman zarfında hâlâ Rusya'nın tesirinden kurtulamadı. Bu kıcık olduğumuz ve bir türlü alışamadığımız soyadların sonuna getirilen "ov" "of" eklerini kaldırma cesaretini nedense bir türlü gösteremediler. İki yüz yıllık Rus idaresi boyunduruğunda yaşamış olmak elbette ki kolay değildir. Ancak bağımsızlığın ve egemenliğin de kıymetini bilmek lazımdır. Ruslarla ilgili izlerin bugüne kadar silinmiş olmaması veya en aza indirilmemiş olması doğrusu bizleri çok düşündürmektedir.

Öte yandan Azerbaycan Türkçesi kelime bakımından adeta istila altındadır. Rusça, Farsça ve Arapça bu güzelim dili nerdeyse teslim almıştır. Türkçe'nin sadeleştirilmesinin önündeki engellerin kaldırıp atılması o kadar mı zordur? Öz Türkçenin önü mutlaka açılmalı ve halka mal olmayan Rusça, Farsça ve Arapça kelimeler ayıklanmalı ve ayıklanan bu kelimelerin yerine yeni kelimeler türetilmeli ya da Türk dünyasında kullanılan yöresel Türkçe kelimeler alınıp işlenmelidir.

Diğer yandan coğrafya adı olan Azerbaycancılık Türklüğün önüne geçmiş ve Türklüğü ikinci plana itmiştir. Bu nasıl bir gaflettir? Bu nasıl bir garabettir? Bu son derece yanlış bir tanımlamadır. Türk dili bu ülkede Azerbaycanca olarak neden bilinsin?  Bir toplum hangi dili konuşuyorsa, o dil o ülkenin resmi dili olarak tescillenmeli ve o isim üzerinden tanımlanmalıdır. Azerbaycan halkı Türkçe konuştuğuna, ana dili Türkçe olduğuna göre, bu dilin adı Azerbaycan Türkçesi olması gerekmez mi?

Bir başka husus da bütün Azerbaycan'ın yaşadığı ama farkında olmadığı bir tehlikenin devamında Israr edilmesidir. Azerbaycanlılık bir coğrafya adıdır. Bu tanım yanlıştır. Azerbaycan'ın %90'ı Türk'tür. Oraya tek millet hakimdir. Azeri Türkleri veya Azerbaycan Türkleri demek varken, coğrafya adında Israr etmek neyin nesidir?

Azerbaycanlı aydınlar gerek güneyli gerekse kuzeyli olarak kendilerini adlandırmakta hâlâ bir bütünlük sağlayabilmiş değiller. Güney Azerbaycanlılar kendilerinin Türk olduğunu ileri sürerken, Kuzey Azerbaycanlı Türkler ise Azerbaycanlıyız diyerek coğrafya adında kararlılık gösteriyorlar. Oysa Azerbaycan'ın hem kuzeyi hem de güneyi Türk oğlu Türk'ten müteşekkildir. Bu konuda Kuzey Azerbaycan aydınlarının yanlış yolda olduğunu söylemek zorundayız. 200 yıldır ayrı yaşayan bir milletin birleşmesinin ve kaynaşmasının önündeki bu sunî engellerle kesilmesi doğru değildir. Acaba, ayrı tellerle çalınan sazın faydasının olmayacağını aydınlarımız ne zaman idrak edeceklerdir?

FAHRETTİN MASUM BUDAK