"Yeni devlet kuruyoruz, lideri de Erdoğan'dır" lafı, gaf değildir.

Başbakanın,Cumhurbaşkanı'nın "kimse kusura bakmasın, söylenen laf söyleyen kişiyi bağlar" tadındaki çıkışları tamamen bir mizansendir.

Yok eğer mizansen değilse, Ayhan Ogan,Türkiye Cumhuriyeti'ni yıkıp, başına da "lider olarak Erdoğan'ı" uygun gören tek kişilik bir çetedir. Bu da suçtur. Hakkında işlem yapılması gerekir.

Kaldı ki; AKP çatısı altında hiç kimse böyle bir lâfı kendi iradesiyle dillendiremez.

Ayhan Ogan'ı eleştiren Binali Bey (01.03.2017) grup konuşmasında 

"Tabi Erdoğan tek adam olacak" diyor.

Sonra bir başka konuşmasında hem de üç-beş gün sonra yok "tek adam olmayacak" diyor.

Bir kesim için rahatsız edici bulunan bu ve benzeri birbirine zıt ifadelerin, toplumda kanıksama yarattığı, ilk duyulduğunda tepkiye sebebiyet veren şeylere zamanla, ilginin azaldığı,

 psikolojik aşınma sebebiyle tepkisizlik getirdiği denenmiş, hayatın pratiğinde siyaseten sonuç alınmıştır.

Mesela, başkanlık sistemi...

Önce "emperyallerin bize dayatmasıdır" denir.

Sonra, tam da emperyallerin istediği ve Ortadoğu'da güçlü ve büyük İsrail'i inşa etme amaçlı "BOP eşbaşkanıyım" lafı, ekranlarda dillendirilir.

Tepkiler üzerine, "ben öyle bir şey demedim, ispat etmeyen şerefsizdir" denir.

Son aşama ise "evet öyle bir şey var ama o ölü doğan bir çocuk, gibi rafa kalkmış bir projedir" denir.

Ama "ölü doğan çocuk gibi olan ve rafa kaldırılan proje"

Ortadoğu'da diri çocukları acımasızca katletmeye devam eder.

BOP, bir an için dikkatini buna çevirerek, "acaba" sualini içinde dolaştırmaya başlayan bir kesim için artık sarf-ı nazar edilecekler listesine girmiştir. Sündürülmüş, sindirtilmiştir.

Başkanlık sistemini arada bir gündeme getiren Burhan Kuzu, zamanın Başbakan'ına sorulacak sorunun da alt yapısı olur.

"Burhan Bey, başkanlık sistemini gündeme getiriyor, siz ne düşünüyorsunuz?

Başbakan cevap verir; "Burhan Hoca Anayasa Profesörü ya, zaman zaman böyle gündeme getirebiliyor, bizim gündemimiz de böyle bir konu yok"

Nasıl gündeme girdiğini gördük.

"Türk Tipi " dersin, "Cumhurbaşkanlığı" dersin, şu bu derken iş referanduma gelir.

Adı;Tek adamlıktır.

İkrarı; Binali Beyin

"Tabi Erdoğan tek adam olacak" ifadesidir.

"Yeni devlet kuruyoruz" konusuna dönersek;

İşte "zaman tünelinde "yeni devlet kuruyoruz" lafının, Sn. Erdoğan tarafından geçmişteki ifade şekli;

"Türkiye, Cezayir olur mu?" diye soruyorlar. 

Biz hazmettire hazmettire geliyoruz, Allah'ın izniyle. 

Artık bu film tanınmaya başladı. Şimdi artık millet sadece aktörleri değil, senaryoyu değiştirmeye talip.

 Ve bu senaryonun değiştirilme çalışmalarıdır bu çalışmalar. 

Biz onun için geliyoruz. Bu düzenin koruyucusu olamayız, mümkün değil. Bu hukuku hazırlayanlar, bu düzenin kaldırılmasının maşası olacaklar."

Evet, "ölü inek" olan Atatürk'ten, "Aziz Atatürk"e

olan sahte  dönüşüm, kullanılan maşayı anlatmaya yeterli sanıyorum.

15 Temmuz'da parti binasına asılan  Atatürk posteri gibi...

Sosyal medya hesaplarında ,birkaç gün önceye kadar “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı” olan titrin “Türkiye Cumhurbaşkanı” olarak değiştirilmesi de sadece bir can sıkıntısındandır.

ABD'nin GDO'lu pirincinin peşinden koşarken, Anadolu'nun buğdayından oluyoruz farkında mısınız?

Bulgur Pilavını Yaşar Kemal'in kitaplarıyla yad ederiz artık...

Kitaplar da lüzumsuz görülmezse tabii...

Selam ve umut ile ...