Dört aydan beridir Çerkezköy sokakları köstebek yuvası olmaktan bir türlü kurtulamadı. Büyükşehir Belediyesi gelip her yeri delik deşik etti ve hiçbir şey yapmadan, umursamaz bir tavırla öylece bırakıp gitti.
Mahalle sakinleri ve halk haklı olarak feveran ediyor. Bu şikayetleri duyan ilçemiz Belediye Başkanı Sayın Vahap Akay, her defasında sorunu yerinde inceleyerek TESKİ'nin tutumunu eleştiriyor ve yetkilileri görevlerini yapmaya çağırıyor. Vahap Akay ne yapsaydı? Bütün bu çamur deryasına dönen sokaklara göz mü yumsaydı? Vatandaşının maruz kaldığı sıkıntıları gündeme taşımasa mıydı? Susup keyfine mi baksaydı?
Büyükşehir Belediye Başkanı'na ve TESKİ'ye arka mı çıksaydı? Ya da onlara 'iyi yaptınız mı' deseydi? Eğer sussaydı, Çerkezköy sokaklarının çamur deryasına döndüğünü görmezlikten gelseydi iyi mi olurdu?
Aylardır Çerkezköy halkı homurdanıyor! Bu işin uzamasını eleştiriyor. Bir çözüm yolunun bulunmasını istiyor. Ancak ne var ki, Büyükşehir Belediye Başkanı ve onun emrindeki TESKİ, umursamaz tavrını sürdürmeye devam ediyor.
Halkımız altyapı çalışmalarının bu kadar uzun bir sürede bitirilmemesini her iki başkan arasında var olan çekişmeye bağlıyor. Özellikle Candan Başkan'ın, yanlış ve hırslı tutumundan "ilallah" deyip yaka silkiyor! Candan hanım, Sayın Akay'ı cezalandıracağım diye yola çıkarken, farkında olmadan bütün bir Çerkezköy halkını cezalandırıyor. Biz, seçimleri bu iki başkanın kazanmasını Çerkezköy'ün önemli bir şansı olarak değerlendirmiştik. Çünkü ikisi de Çerkezköy'de ikamet ediyordu. Yani ikisi de Çerkezköylü idi. Sırt sırta verip çok şeyler yapacaklarını düşünmüştük. Meğerse çok yanılmışız!..
Vahap Akay'ın TESKİ ve Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi'nin vesile olduğu çamurlu, çukurlu sokakları denetlerken karşısına çıkan bir gençle polemiğe girmesi bence şık değildi. Gencimizin sokaklardaki görüntülere duyduğu rahatsızlığı dile getirmesi normaldi ama her iki başkanı kastederek, "sizleri barıştıralım" demesi de hoşa gidecek bir teklif değildi. Başkan konuşmalarında, serzenişlerinde ve yakınmalarında son derece haklıdır. Bizim gencimiz Başkanla "ağız dalaşına" gireceğine, onun yanında ve arkasında yer alıp, "haklısın" deseydi daha makul bir davranış sergilemiş olurdu. Çünkü söz konusu olan Çerkezköy ve onun mahallesiydi. Büyükleri barıştırmak ne zamandan beri küçüklere kalmıştır? Bizim geleneğimizde yeri olmayan böylesine çıkışın bir gencimizden gelmesi özgüvenden ziyade, pervasızlığa ve patavatsızlığa bağlıyorum!
Bir iki söz de Candan Hanım'a söylemek istiyorum. Çerkezköy halkını bu tutumunuzla hayal kırıklığına uğrattığınızın farkında mısınız? Halk arasında "nankör" kelimesinin en fazla sizin adınız geçtiğinde kullanılmasını istemiyorsanız, bir an evvel halkımıza zarar veren bu muhteris tavırlı politik çekişmelerinize son vermelisiniz.
İnatçı keçilerin köprüden geçerken düştükleri pozisyonu her iki Başkana hatırlatmak bizlerin görevidir! Yusuf Has Hacip Atamız; "İnatçılık insan için ağır bir yüktür. İnatçılıktan kendini kurtar ve onunla mücadele et" diye buyurmuştur.
FAHRETTİN MASUM BUDAK