"Terörsüz Türkiye Komisyonu" veya yeni adıyla "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu" çalışmalara başladığı günden beri bulunduğumuz her platformda "Türk mü yoksa Türkiyeli mi?" cümlesini çok duyar hale geldik.

Televizyonlar, sosyal medya ve milli basın bu kavramlar üzerine açık oturumlar düzenleyip meselenin özünü enine boyuna tartışmaya başladı. Ağzı olan da konuşuyor sözü olan da...Herkes kendi görüşüne göre düşünce beyan ediyor ama hiç kimse de meseleyi fikir ve otorite sahibi olanlara bırakmak istemiyor.

Bu konuda "Türk" kavramıyla ilgili anayasamız açıkça hüküm koymuştur. 66. madde "Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür" diyor. Kimi etnik çevreler Anayasa'mızın bu maddesine kafayı takmış, konuşuyor da konuşuyor. Sözü edilen maddenin anayasadan çıkarılarak yerine "Türkiyeli" kavramının konulmasını istiyor. Aslında bunu isteyenler art niyetlidir. Bunun bir adım ötesi "Türkiyeli" kavramının da anayasadan çıkarılmasına kapı aralamaktır. Çünkü "Türkiyeli" sözcüğünde de "Türk" lafı geçmektedir. "Türk" kelimesine alerjisi olanlar "Türkiyeli" lafına tahammül edebilir mi? Bir süre sonra aynı zihin yapısına malik olan "karıştırıcılar," bu kez de "Türkiyeli" sözcüğünün değişmesini dayatmayacakları ne malumdur?

Eğer "Türk" yerine, "Türkiyeli" kavramını yerleştirebilirlerse aynı şahıslar ileride "Türkiye" kelimesine de hücum edeceklerdir. Bu kelime ile yetineceklerini sanmıyorum. Bu sefer de "Türkiye’yi "Anadolu" yapalım” diye tutturacaklardır!

Bize göre bunların asıl gayesi başkadır. "Türk" kelimesine tahammülü olmayanların "Türkiye" veya "Türkiyeli" kelimesine tahammülleri nasıl olacaktır?

Adamlar resmen düşmanlık besliyorlar ve Türk'e ait ne varsa silinmesini veya yok edilmesini istiyorlar.

PKK'lılar, el altından nüfus artışı ve doğurganlığı teşvik ediyorlar. Bir zamanlar bölücü ve yıkıcı yazar Musa Anter "Bizlerin bu cendereden kurtulmamız için bol bol çocuk sahibi olmaktan başka çaremiz yoktur" diyerek çok çocuklu olmayı teşvik ediyor ve kurtuluşun ancak nüfus artışında olacağını vurguluyordu. Yani nüfus artışı sağlayarak Türkiye'yi Türklerin elinden alacaklarının hayalini kuruyordu.

Şayet, anayasanın ilk 4 maddesi ve 66. maddesi kaldırılırsa ortada "Türkiye Cumhuriyeti Devleti" diye bir devlet kalmayacaktır!

Türk mayası tutmuştur. Bu mayaya başka bir maya katmak deliliktir, hainliktir, bölücülüktür ve yıkıcılıktır!

FAHRETTİN MASUM BUDAK