Çok mağdurum.
Hep mağdurum.
Yine mağdurum.
Mağdurum da, mağdurum...
Hem iktidarım, hem muktedirim ama yine mağdurum.
Kupon arazilerden, MTV vergilerine, bir doğulu annenin defnedilecek mezar bulamamasından, cam filmi şeysine kadar her şeye ben karar veririm ama mağdurum.
Beka sorunumuz var.
Kimin?
Önce imamenin.
Sonra da, boncukların…
Bir tesbih çıktı, mağdurun cebinden, tesbihin imamesi gösterildi,"bu imame koparsa tesbih dağılır" dendi.
Asıl hedef "imameymiş."
Şimdi de aynı söylem başka konular üzerinden devam ettiriliyor.
Para-d(s)ize dense, derhal imame,
H-(İ)MAN dense hemen imame
Tape dense, tabie, tabie imame
Reza dense, imame.
Hep ve daima imame.
Tesbih ile yapılan teşbih ilginç…
Her şey imameye karşı yapılıyor.
İmame varsa, memleket var.
Yoksa, aman yandık. Memleket külliyen bitti.
Dünya beşten büyük, memleket bir imameyle özet.
Büyük devletlerde böyle şeyler olur mu?
Hani büyük devlettik?
Tek kişiye bağlı ise ikbalimiz, nerde kaldı büyük devlet olmaklığımız.
Olur mu?
Ee oluyor.
Mağduriyet söz konusu olunca, her şey daha bir mümkün.
Tesbih örneğinden yapılan teşbihe dönersek, imamenin kim olduğunu anladık.
İpe dizili diğer boncuklar yani taneler kimi sembolize ediyor acaba?
Sonra pullar var; belirli sayıdaki boncuğun arasına yerleştirilir.
Tesbih, imame koptuğu zaman dağılır mı? Evet dağılır.
Tespih dediğimiz şey, bir ipin üzerine dizilmiş, boncuklar, pullar ve bir adet imameden oluşur. Başka unsurları da var tesbihin.
İp herhangi bir yerinden kopsa, tesbih dağılmaz mı yani?
Boncuklar ortalığa saçılıp, köşeye, bucağa, kuytuya, en bulunmayacak yerlere zıplaya zıplaya kaçmazlar mı? Ara ki bulasın. Tesbih dağılırsa,ortalığa düşecek pullar var bir de. En kötüsü onlar. Neden? Şekilleri yassı. Damdan bile yuvarlanamazlar. En kolay onlar bulunur. Tabii önce bulmayı istemek lazım. Yanlışlıkla ayağınız filan değerse, halının altına en çabuk onlar gider. Tesbihteki pulların diğer adı da; müezzinmiş. İlk müezzin kim? Bilal-i Habeşi... Tesbihin en güzel yanı, soldan sağa da gitsen, sağdan sola da gitsen varacağın yer imame... "Menziller aynı "olduktan sonra bu da mesele değil. Tesbihle ilgili standartlar var. Mesela, boncukların çapı. Boncukların çapı, imameyi de belirleyen bir ayrıntı. Bir uyum, ahenk söz konusu. Boncuk çapına göre imamenin ebatı belirlenmek zorunda yani. Bir de düğümlük var tesbihte. Ne işe yarıyor? İmame, yukarı-aşağı kaymasın diye, sıkıştırmaya yarıyormuş. Burası çok can sıkıcı. Her şey burada saklı. Düğümlük...
Selam ve umut ile...