İki hafta kadar evvel Rusya'ya gönderdiğimiz, 20 ton tavuğun aşırı derecede antibiyotik barındırdığı için kabul edilmediği haberi yer aldı basında.

İhraç edildiği ülkenin kapısından içeriye girmeden kontrol edileceği belli olan bir sevkiyatta, ülkemizden gönderilen tavuklar uygun değildir damgası yiyorsa, iç piyasaya sürülen tavukların ne halde olduğunu varın siz düşünün.

Eskiden kırsalda herkesin evinin etrafında dolaşan 5-10 tavuk vardı.

Her sene kuluçkadan çıkan civcivler ile takviye edilen kümes nüfusundan arada bir beyaz et ihtiyacı da karşılanırdı.

Ama şimdiki tavuklar gibi at tencereye hop pişsin olmazdı tavuğun pişmesi.

Sabah tencereye koy, kuzine sobayı akşama kadar besle ancak pişerdi.

Ve çoğunluğu kahverengi et olurdu.

Neden?

Çünkü fıtratına uygun doğar, büyür, gezer ve beslenirdi.

Şimdi köylerde bile 20'li,30'lu paketlerle yumurta taşıyor insanlar evlerine.

Adı yumurta tabii.

İçeriği karışık, şeklen yumurta ama besleyici özelliğini geçtim, zararı faydasından daha çok bir imitasyon gibi…

Hatırlarım çocukluğumda, ani misafirleri savuşturmanın en pratik yollarından biriydi sahanda bol tereyağlı yumurta.

Hem doyurucu, hem sağlıklı…

Yani artık kırsal da yaşayan da, hem tavuk etini hem de yumurtasını marketlerden alıyor.

Marketlere nereden geliyor, büyük tavuk çiftliklerinden.

2005'de ‘kuş gribi' bahanesiyle milletin tavukları toplanıp itlaf edildi. Bu aynı zamanda yerli tavuk ırklarının da yok edilmesi demekti.

Amaç hâsıl olmuş ki; o gün bugündür kümeslere "kuş gribi vaaaar "diye dalan yok.

Anlayacağınız yine "kandırıldık".

Tavuk, horoz olsa da, olmasa da yumurtlayabilir.

Fakat kümesinde horoz olan tavukların yumurtalarından civciv çıkabilir.

Çiftliklerde ise civciv olabilecek yumurtalar suni döllenme ile üretiliyor. Tabii bu arada ilerdeki hızlı büyümesine yardımcı olacak gen müdahaleleri ile birlikte.

40 günde kesime gitmesi lazım nasıl olacak?

Bir defa hastalanmayacak. Bas antibiyotiği.

İkincisi katkılı yemler.

Sonra da hormon yüklemesi.

40 gün sonra giyotin.

Eşelenmeden, kum yemeden, gezinmeden, bahçedeki marulu, lahanayı talan etmeden, gün yüzü görmeden, bir anda şişiriliyorlar.

Tavuk gibi erken yatmak deyimi bile bu gariban çiftlik tavukları için geçerli değildir.

Ne öyle yan gelip yatmak.

Beslenecekler, çabuk büyüyecekler bu nedenle, uyumaları kapitalizmin uygun gördüğü saat kadardır. Bol ışıklı ortamlarda, gündüzmüş gibi kandırılıp uyumalarına izin verilmez. Uykuya doyamadan stres içinde giyotine giderler.

"Helâl Kesim" gibi bir cinlik var ya, valla hiç inanmayın.

Aynı jargondan cevap verirsek,

Haram ile beslenen helâl olur mu?

Çiftlik tavuklarına ne yedirdiklerine bakmalı.

Mesela, rendering yem yediriliyor mu?

Sonra yumurtaya suni dölleme yapıp, geniyle oynuyorsun.

Civcikler horoz adayı olmasın diye basıyorsun östrojen hormonunu, uyutmuyorsun bile garibanları.

Sonra helal kesim.

Bu rendering yem denilen şey,

tavuğu kendi kesim artıklarıyla beslenmesi demek. Kanat, ibik, gaga ne varsa öğütülüp yem diye tavuğa, kendi artıkları yediriliyor.

Yasaklandı güya.

Ama hala bu yemi kullanan firmalar var.

İsimleri ifşa edilmiyor.

Düşünün ihracata gönderdiği kesilmiş tavuk sınırda durduruluyor.

Kimin tavuğu nasıl beslediğini kim kontrol edecek Allahaşkına..

Tüketip tüketmemek herkesin kendi tercihi… Gerçekleri de bilmek lazım…

Selam ve umut ile…