Suriye’deki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Irak rejimi değiştiği zaman hazırlıksız yakalandığımızın aynısını Suriye'de yaşamak istemiyoruz. Elin adamı her fırsatta ufacık nüfusuyla federasyon isterken, biz bu gücümüzle Suriye'deki Türkmenler için dil ve kültürel haklar istemekten kaçınıyoruz.
Halbuki tıpkı Irak'ta olduğu gibi burada da üç asli unsur vardır. Bu asli unsurdan biri Türkmenlerdir. Diğerleri de Kürtler ile Araplardır.
Irak'ta yönetim değişir değişmez bastırıp derhal özerkliği kabul ettirdiler. Bizler ne yaptık? Bizler de oturup seyrettik veya onların toprak bütünlüğünden dem vurduk. Bu mudur devlet yönetmek ve bu mudur çıkarlarımızı korumak? Bırakın özerklik istemek, haklarımızı bile koruyamadık. Kerkük'ün nüfus yapısını değiştirdiler, biz bu olup biten olayları sineye çekmekten başka bir şey yapamadık. Adamlar nüfus kütüklerini yaktılar. Tapuları ortadan kaldırdılar. Yine de kılımızı kıpırdatmadık.
İş güvenliğe gelince müdahale edip başka etnik unsurlardan medet umarken, Türkmenleri aklımıza bile getirmedik. Oysa gerek Irak'ta gerekse Suriye'de Türkmenler bizim teminatımız ve ileri karakolumuzdur. Papağan gibi toprak bütünlüğü diye diye Türkmenleri ve Türkmeneli'ni yok saydık. Kısaca Türkmenlerin haklarını güya Türkiye'nin çıkarlarına kurban verdik. Böyle bir devlet yönetme anlayışı olmaz olsun! Orada kim ne kadar istiyorsa sen de bir o kadar istemekten neden kaçınıyorsun? Özerk Türkmen devletini talep etmek çok mu zordur. Biz bağırıp çağıracağımıza onlar bağırıp çağırsın! Suriye'nin toprak bütünlüğü savunmak sadece bize mi kaldı?
Türkiye'nin güvenliği, Türkmeneli'nin korunmasından, kollanmasından ve desteklenmesinden geçer. Eğer Suriye'de üniter yapıyla yola çıkılacaksa bari hiç olmazsa Türkmenlere ve Kürtlere eğitim ve kültürel haklar verilsin.
Türkmenlerle ilgili kulağımıza gelen olumsuz ve umutsuz sözleri kabul etmemiz mümkün değildir. En az Kürtler kadar Türkmenlerin de hakları iade edilmelidir.