İstanbul’un 12 Eylül öncesi önde gelen, etkili ve yetkili ülkücülerinden merhum Mustafa Verkaya, 20 Ağustos’ta vefatının ardından Seyrantepe-Koçova’da anıldı.

Ülkü Ocakları İstanbul İl Eski Başkanı Erdem Karakoç’un moderatörlüğünde bir araya gelen Mustafa Verkaya Başkan’ın dönem arkadaşları, onu tüm yönleriyle anmaya ve tanıtmaya çalıştılar. 31 Ağustos’ta gerçekleştirilen toplantıya, onu seven ve birlikte mücadele eden ülkücü arkadaşları katıldı.

Rahmetli Mustafa Verkaya, en zor ve hassas dönemde İstanbul Ülkü Ocakları Başkanlığı yaptı. 1976 yılına gelindiğinde İstanbul ve birçok ilde beynelmilel solcular eylemler düzenliyor, yer yer cinayetler işliyor, siyaset ve anarşi ortamını gittikçe geriyorlardı.

Henüz 21 yaşındayken İstanbul Ülkü Ocakları Başkanlığına seçilen Mustafa Verkaya’nın yardımcısı, yıllar sonra milletvekili olan Ülkücü Hareket’in yiğit evladı merhum Mehmet Gül’dü. Bu iki kafadar yiğit ülkücü, sırt sırta vererek İstanbul’da Türk milliyetçilerinin bayrağını yükseklerde taşıdılar.

O zor yılları yaşayan ülkücü arkadaşları, Seyrantepe-Koçova’da toplanıp Verkaya’yı dilleri döndüğünce anlatmaya çalıştılar.

İlk konuşmayı Ülkü Ocakları Eski Başkanı Erdem Karakoç yaptı. Karakoç, “Verkaya efsane başkandır. Başbuğ’un çalışma arkadaşıdır. 21 yaşında İstanbul’da söz kesen bir ülkücüydü.” diyerek hakkı teslim etmekte nekes davranmadı.

Hayrettin Alp ise, “O İstanbul Ocak Başkanıydı. Ben de Fen Fakültesinde okul başkanıydım. Adana Yurdu’nda kalıyordum. Yurda sık sık gelir, sohbetlere katılırdı. Onun liderliğinde sırt sırta vererek Ülkücü Hareket’in ufkunu açmaya ve Türkiye’yi selamete çıkarmaya çalıştık.” dedi.

Katılımcılar, Mustafa Başkan’ın mücadele yıllarını övgü dolu sözlerle anlatmaya çalıştılar. Kimi onun azim ve sabrından, kimi ağırbaşlı tavrından, kimi de sükûnet içinde olayları değerlendiriş tarzından bahsetti.

1975’lerin İstanbul Ocak Başkanı Verkaya ile yardımcısı Mehmet Gül, Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaşta bu mukaddes sorumluluğu yüklenmişlerdi. İstanbul ülkücü gençliği onlara emanetti. Bu makamın ağırlığını yüzlerinin akıyla taşımaktan onur duydular.

Yörük Ali Paşa, “1973’te Adana’da Başbuğ’un elini öperek bu yola girdim. Daha sonra Ankara’ya ve İstanbul’a geldiğimde Mustafa Verkaya Başkan’ın adını çok duydum. Efsane bir şekilde anlatıyorlardı.” dedi.

Verkaya hakkında konuşan bir başka arkadaşı Mustafa Seyhan’dı. Seyhan, “Onunla Trabzon Öğrenci Yurdu’nda tanıştım. Çok başarılı bir başkanlığı vardı. Kimsenin başını aşağı salmadı. O dönemde İstanbul için ne varsa onu yapmaktan çekinmedi.” dedi.

Anma toplantısında söz alan İsmet Koçak, “Onu on binlerce ülkücüye hitap ederken tanıdım. Kitleleri nasıl coşturduğunu, hitabet ve belagatiyle insanların karşısında nasıl da devleştiğini gördüm.” dedi.

İstanbul’un 12 Eylül sonrası başarılı Millî Eğitim Müdürü Ömer Balibey, “Mustafa Başkan dev bir ülkücüydü. Yeri geldiğinde devleşmesini biliyordu.” diyerek onun birtakım sıfatlarından bahsetti.

Efsane Başkan Mustafa Verkaya’nın vefatı sonrası çeşitli çevrelerce kaleme alınan yazılara bakıldığında, onun milletimiz ve Ülkücü Hareket için ne kadar kıymetli ve önemli bir ülkücü olduğunu söylememize gerek yoktur.

O, her yerde ve her alanda bulunan bir ülkücüydü. Bazen tabanda, bazen tavandaydı. Bazen dinleyici, bazen de dinleticiydi. Ülkücü Hareket’in İstanbul’da öncüsü ve önderiydi. Söz danışılan ve söz dinlenen biriydi.

Bir dava ve devlet adamıydı. Milliyetçi Hareket’in önde gelen birkaç kişisinden biriydi. Başkanlık Divanında Genel Başkan Yardımcılığı yapmıştı. 1999 yılında milletvekili seçildiğinde önemli görevler ifa etmişti.

Harekete sunduğu katkıyı, mücadelesini ve davasını her zaman omuzlamak görevimiz olacaktır.

Mustafa Verkaya Reis, 1954 yılında Kahramanmaraş’ta doğmuştu. İki çocuk babasıydı. Delikanlı çağından beri ülkücü gençliğin liderleri arasında yer almıştı.

Kadirşinas ve vefalı davranışlarından dolayı toplantıyı düzenleyenleri ve katılanları kutluyor, her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

FAHRETTİN MASUM BUDAK