Tabanın Devlet Bahçeli ve Tayyip Erdoğan karşıtlığına cevap veremeyen üst yönetim, giderek Batı yanlısı bir tutum sergileyerek milletinden epeyce uzaklaştı. Ardından sol ve bölücülerle kol kola, el ele yürümeye başladı. Tabanı sola kaydıran söylem ve eylemler, partiyi büyüteceğine küçültmeye götürdü. Büyük şehirler altın tepsi içinde millet düşmanlarına teslim edildi. Partinin ileri gelenleri belediyelerde bölücü ve yıkıcı unsurlarla sarmaş dolaş olup, alt katmanlardaki parti kadrolarını adeta saf dışı bıraktılar. Bir anlamda yerel idarelerin tamamı solun egemenliğine sunuldu. Yanlış strateji ve solla dirsek teması, İyi Parti'yi bitirme noktasına taşıdı. Eğer İyi Parti solla algülüm vergülüm yapmasaydı ve al tekke ver küllahta bulunmasaydı bugün CHP ile AK Parti'nin eridiğini ve eriğen bu kitlelerin İyi'ye doğru kaydığını konuşuyor olacaktık. Çünkü İyi Parti üç büyük partiden kopanlarla kurulmuştu. Bu üç partinin her birinden yüzde 5’lik dilimler totalda %15 ve yakaladığı rüzgarla %25'lere kadar çıkabilecekti. Bu da diğer partilerin küçülmesine ve bahsine çalıştığım partinin iktidara yürümesine sebep olacaktı. Süreci verimli yönetemeyen lider ve kurmayları ancak birbirini yemekle ve harcamakla meşgul oldular. Zamana ve zemine göre davrandılar. Gün geldi sosyal demokrat olundu, gün geldi liberalizme yelken açıldı. Gün geldi milliyetçilerin ağzına bir parmak bal çalındı. Taban bu olup bitenleri çaresizce seyretmekten öteye geçemedi. Sonuçta yaklaşan seçimlerde bir intihar girişimine başvuruldu. Amaç kaymayı önlemekti. Cansiperane uğraş verilmesine ve CHP'ye yüklenilmesine rağmen taraftar ve sempatizanlarını bu partiye kaptırmaktan kurtaramadılar. Düşmanlık ve intikam üzerine bina edilen politikaların ters tepeceğini hesaplayamadılar. Ve asıl önemlisi Recep Tayyip Erdoğan ve AKP faktörünü nedense hiçbir zaman dikkate almadılar. Kendi içinde yetersiz ve çelişkili politikalar üreten bir partinin kitlelere umut aşılaması büsbütün zayıfladı. Bunu gören taban geldiği yere doğru "kör pişman" ger dönmek zorunda kaldı. Şimdi Genel Başkanını değiştirmiş ama zihin dünyasını değiştirmemiş bu partinin, diğer üç büyük parti tarafından atılan oltaya takılmasını acı tebessümle ve ibretle seyrediyoruz. FAHRETTİN MASUM BUDAK