Van'a bir sabah güneşinin arabaya şiddetle vurduğu bir vakitte indik. Daha önce bu şehre çok gelmişliğim vardı. Eskiden Van için "dünyada Van, ahirette iman" sözünü çok duyardık. Son yıllarda bu deyimin hiçbir anlamı kalmadı. Çünkü Van'la gelişmişlik yarışı yapan diğer şehirler çok önemli mesafe almışlar. Geçtiğimiz ve gördüğümüz şehirler Van'ı fersah fersah geçmiş hatta fark atmıştır. Van ise yerinde saymaktadır. Oysa Van’ın gelişmesi, kalkınması ve estetik açıdan değerlenmesi için elimizde birçok sebep vardır.

Van Gölü, Vanlılar için bir nimettir. Maalesef Van'ın idarecileri, bu gölün kıymetini bilmiyorlar. Akdamar Adası ayrı bir değer olarak orada atıl bir vaziyette öylece duruyor. Hele Van Kalesi'ne ne demeli?  Bu kaleden kafi derecede yararlanma imkânı elde edilemiyor. Özellikle tarihi Hoşap Kalesi para basan bir kale gibidir. Ancak bunun önemini kimse fark etmiş değil.

Van, Edremit sayesinde kısmen kabuk değiştirse de istenen bir seviyede olmadığını herkes kabul ediyor. Terör ve terör uzantısı siyaset bu güzelim şehrin belini kırmıştır. Ortalık çerden çöpten geçilmiyor. Dağdakilere yapılan hizmet bağdakilerden önemli ölçüde esirgenmiştir.

Van, ideolojik bakışa kurban edilmiştir. Hizmet unutulmuş, her şey etnik milliyetçiliğe göre ayarlanmıştır. Son yıllarda Edremit'in gelişmişliği olmasa, bu şehrin yerinde saydığını söyleyebilirdim.

Van'ın sosyolojik yapısı da değişmiştir. Van'ın eski yerlileri gitmiş, onların yerini Hakkarililer ile Şırnaklılar almıştır. Şehirde Hakkarililer daha fazladır diyenler az değildir. Gerçek Vanlılar büyük şehirlere göç etmiş ve buraları çevre illerden gelip yerleşenlere bırakmıştır.

Şehrin çevresinde TOKİ evleri bir hayli fazladır. Depremden dolayı devlet burada konut yapımına öncelik ve ağırlık vermiştir. Her şeye rağmen bu köklü ve tarihi ilin bizim nezdimizde değeri çok fazladır. Doğu Anadolu Bölgesi'nin Erzurum ve Malatya'dan sonra en önemli illerinden biri olan Van, gezilmek ve görülmek için cazibesini hâlâ korumaktadır.

FAHRETTİN MASUM BUDAK