Evimize, yüreğimize ateş düştü! Bu matem ayında canımız, içimiz bir kez daha yandı. Şehitlerimizin haberi gelir gelmez dizlerimizin kendiri kurudu. Kalbimiz durdu. Dünyamız yıkıldı!

Ülke olarak, millet olarak gözümüz, kulağımız ve dikkatimiz Kuzey Irak'a gitti. Aklımız, duygularımız tarumar oldu. Betimiz benzimiz attı. Bir anda hayatımız sekteye uğradı.

Pençe - Kilit bölgesinde arama tarama sırasında daha önce hainlerin hastahane olarak kullandığı bir mağaraya giren Mehmetçiklerimiz, metan gazından zehirlenerek şehit düştüler! Milletimizi acılara gark eden bu elim olay çok yönlü araştırılmalı ve ihmali olanlar varsa en ağır bir şekilde cezalandırılmalıdır.

Kahramanlarımız, yiğitlerimiz, Mehmetçiklerimiz mağaralarda PKK artıklarını aradığı bir sırada bu sefer metan gazının kalleşliğine ve sinsiliğine uğradılar. 12 şehit ve birçok zehirlenme vakasıyla aziz milletimizin ve ailelerimizin ciğerine od düştü. Allah bu acıyı hiçbir millete ve hiçbir aileye yaşatmasın.

Onlar milletimiz için yaşadılar. Vatanımız ve devletimiz için şehit oldular. Onlar gururlu ve onurlu bir milletin askerleriydi. Artık sinemize ve kalbimize gömüldüler!

"Ey şehit oğlu şehit, isteme benden makber/

"Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber!/

"Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?/

"Gömelim gel seni târîhe desem sığmazsın!" diyen şairimiz ne güzel söylemiş ve duygularını ne güzel ifade etmiş!

Üzüntümüz sonsuzdur. Kedere, acıya, gam ve kasvete alışmış bir milletiz. Belki de budur bizleri güçlü kılan! Belki de budur bizleri azim ve sebata götüren... Terörsüz bir Türkiye yolunda ihanetleri yara yara ilerleyeceğimize inancımız tamdır.

Şehitlerimizin ruhları şad, mekanları cennet olsun. Yüce milletimizin, kahraman ordumuzun ve acılı ailelerimizin başı sağ olsun.

FAHRETTİN MASUM BUDAK