CHP, "mutlak butlan"la ortadan ikiye bölününce hukuk ve adaletin tokadını yiyen Özgür Özel, buradan yara almadan kurtulmak için bulunduğu her yerde "cazgırlık" yapmaya başladı. Haliyle kolay değildir. Kongrede korsanlık yaparak eski liderini alaşağı edince bir anda Türkiye'nin en güçlü üç dört kişisinden bir oldu. Bu iştiyakla yurdu bir baştan bir başa dolaşarak "emanetçi liderliğini" ve gayri meşru yoldan ele geçirdiği genel başkanlığını pekiştirmeye çalıştı.

Sayın Özgür Özel, bir yandan haksız ve hukuksuz bir rekabetle elde ettiği emanetçi liderliğini korurken, bir yandan da eski liderinden kalan etkili kadroları saf dışı bırakmanın yollarını aradı. Bütün bunları yaparken unuttuğu bir şey vardı. O da adalet ve hukuktu. Partisinin içinden bir cesur adam çıkarak CHP'nin 38. Kurultayının iptal edilmesi için mahkemeye başvurdu. Bu başvuru Türk hukuk tarihinde bir ilkti. Demokrasi ve partiler tarihinde ilk defa bir parti kurultayının sonucu adalet tarafından iptal edildi. Türk mahkemesi bunu yapmakla tüm partilere bir anlamda gözdağı vermiş oldu. Bugüne kadar partiler maalesef bu konuda yasa ve tüzük çerçevesinde hareket etmiyorlardı. Kongreler ve kurultaylar zaman zaman curcuna ve kargaşayla biter ve herkes de ses çıkarmadan bu sonuca mukadderat gözüyle bakardı. Ama bu sefer öyle olmadı. Haksızlık ve adaletsizlik ayyuka çıkmıştı. Usulsüzlük ise değil diz boyu, adam boyunu geçmişti. Kurultaydaki genel başkan seçimi pazarda satılan herhangi bir mala dönmüştü. Türkiye'nin kaderine hükmeden delegeler siyaset tüccarları tarafından ihalesiz satın alınmıştı. Kongre resmen pazaryerine dönmüş, il ve ilçe başkanları burada ellerindeki delegeleri standarda alıcılara para karşılığı, iş karşılığı, mevki- makam karşılığı, ihale karşılığı satışa sunmuştu. Bunu ne Allah kabul ederdi ne de kul... Nitekim de etmedi. Bir yiğit adam çıktı bu kepazeliği mahkemeye taşıdı. Ve böylece sizlerin de bildiği gibi ağlayanın hali gülene kalmadı.

Şimdi Sayın Özgür Özel, dizine dövüp duruyor. Aslında dizine değil, kafasına dövmesi lazım. Yıllarca tuz ekmek yediği liderini sırtından hançerlemeseydi bugün bunlar başına gelmezdi. Bu dünya etme bulma dünyasıdır.

Sayın Özel, tabanı ve taraftarlarını konsolide etmek, yolsuzluk ve talanı kamufle etmek için bıkıp usanmadan "Saray'a" ve "brütüslük" yaptığı eski liderine çatıp duruyor. "Kemal Kılıçdaroğlu 13 kere yenilmiştir, yetmez mi?" deyip aklınca kendisini haklı gösteriyor. Üstelik aba altından sopa göstererek onu hainlikle suçlayıp tehditler yağdırıyor.

Niçin vicdansızlık yapıyorsunuz? Sadece Kemal Bey mi yenilmiştir? Siz demokrasi tarihinde ve partiler sisteminde girdiğiniz seçimlerin hangisini kazandınız? Tam 76 senedir yeniliyorsunuz ama bir türlü doymuyorsunuz. Hangi liderden seçimi kazandınız ki, Kemal Kılıçdaroğlu'ndan da kazanasınız? Bu gidişle seçimleri kazanmaya sizlerin ne aklı erer ne de gücü yeter! Çünkü siz solcular ve Batıcılar bu yüce milletin değerleriyle barışık değilsiniz. Seçimleri kazanmak için önce bu milletin değerleriyle barışmak zorundasınız!

Propagandayla, cazgırlık yapmakla ve yağmur altında ıslanıp mağduriyeti oynamakla kurtulmanız mümkün değildir. Evvela belediyelerinizden gelen pis kokuları gidermeye çalışın. Eğer biraz vicdanınız, adaletiniz ve merhametiniz varsa, emanet edilen makamları talan eden harami arkadaşlarınızı Türk yargısının adalet terazisine teslim edin. "Zıp zıp" yapmakla, hop oturup hop kalkmakla ve taraftarları sokağa çağırmakla bir yere varamazsınız!

Partiler ve genel başkanlar bu ülkede horoz, halk da tavuk değildir! Veya sizler kartal, millet de civciv değildir! Türk adaletini, Türk yargısını ve Türk mahkemesini tanımayanı bu millet asla tanımaz! Türk hukuk sistemini bugüne kadar yerlerde süründürdüğünüz yetmedi mi?

Artık geçmişten gelen o meşhur kötü alışkanlıklarınızı bırakın. Yüzünüzü dış güçlere ve Batı'ya değil, millete dönün. Ayrık otlarını ayıklayın. Partinizi arındırın. Enerjinizi suçluluk psikolojisinden kurtulmak için harcamayın. Algıdan ve çamur atmaktan uzak durun. Belediyelerinizden gelen pis kokulara karşı gözünüzü yumup burnunuzu tutmayın. Hafifmeşreplik yapmayın. Cazgırlığa, zıpzıplığa ve hop hopluğa en kısa zamanda son verin. CHP'yi bölüp bu milletin umudunu tüketmeyin!

FAHRETTİN MASUM BUDAK