Türk ve Müslüman Dünyasında ilk laik Türk Cumhuriyeti'nin kuruluşunu Azerbaycan'da görmek milletimizi gururlandırmıştır. O dönemde üç renkli bayrağın göklerde dalgalandığı Kuzey Azerbaycan, esasen Güney Kafkasya olarak Ermenilere peşkeş çekilmek istenmişti. Lenin burada Türk nüfusu istemiyordu. Rusya'nın önü açılmalıydı. Buraların tamamı Gürcülere ve Ermenilere tahsis edilecekti. 1917 Ekim Devrimi ile iktidara gelen Bolşevikler, Kafkaslarda etniksel ve zihinsel anlamda temizlik yapmak istiyordu. Zira bu bölgede Bakü petrolleri vardı. Nuri Paşa ve yerel Azeri güçlerinin birleşmesiyle meydana gelen Kafkas İslam Ordusu'nun desteği ile Bakü'ye taşınan Kuzey Azerbaycan Devleti çok kısa bir zamanda devletin şekillenmesini sağladı. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Mondros Müterakesi'yle Osmanlı-İslam Kafkas Ordusu Azerbaycan'dan çekilmek zorunda kalmıştı. Başında Ermeni komutanın bulunduğu bolşevikler 31 Aralık 1918 de saldırdıkları Bakü'de direnen 12 bin Türk'ü bir günde katlettiler. Ardından bazı Azerbaycan illerinde sürdürdükleri katliamlarla bu sayı 50 bine ulaştı. Petrole Ruslar ile İngilizler göz koymuştu. Petrol kokusunu alanlar, kan kokusunu tüm Kafkaslara yaymıştı. Azerbaycan'ın kolu kanadı, Kafkas İslam Ordusu çekilince kırıldı. Meydan yerel komünistlere, Kızıl Ordu'ya ve Taşnak katil sürülerine kalmıştı. Ta Azerbaycan milli ordusu kurulana dek bolşevikler önemli mesafe kat etmişti. Milli devletimiz yaklaşık iki yıl yaşadı. Kısa zamanda büyük işler başardı. Bağımsızlık, uluslar tarafından tanındı. Azerbaycan Türkçesi her yana hakim oldu. Okullarda Türkçe ders verildi. Değiştirilen isimler eski Türkçe ismine kavuşturuldu. Kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi. Demokrasi yerleştirildi. Seçimler yapıldı, parlamento oluşturuldu. 20. yüzyılın başlarında Türk Milletinin talihi çok kötü gidiyordu. Türk coğrafyaları birer birer Türk'ün elinden alınmıştı. İran'da, Anadolu'da, Kafkaslarda ve Balkanlarda sürüm sürüm sürünüyorduk.Türkistan Bölgesi Rusların eline geçmişti. Ortadoğu ile Afrika'dan kovulmuştuk. Dört yüz sene yaşadığımız Doğu Avrupa ile Güneydoğu Avrupa'dan çekilmiş ve Anadolu'ya hapsedilmiştik. Nerdeyse Anadolu da elimizden çıkacaktı. Bu şartlar altında Azerbaycan'da kurulan Türk Devleti ancak iki yıl yaşayabilmişti. Bolşevik komünistler yerli uşaklarla işbirliği yaparak Azerbaycan Cumhuriyetini ortadan kaldırdı. Böylece yetmiş yıl sürecek komünist Bolşevik idaresi başladı. Bu esaret altında binlerce Azeri Türk aydını katledildi. Cumhuriyeti kuran devlet adamları kurşuna dizildi. Mehmet Emin Resulzade ve ailesinin başına gelmedik kalmadı. Hapse atıldı. Hapisten çıktıktan sonra güvenlik nedeniyle çeşitli Avrupa ülkelerinde yaşadı. Ailesi param parça edildi. Sovyetlerin ikinci Dünya Savaşı'nda askeri gücünün devamı ve başarısı Bakü petrollerinin sayesinde olmuştu. Ayrıca Komünist Stalin 600 bin Azeri Türk askerini cephelerde Almanlara katlettirdi.Şunu kafamıza iyice sokalım ki; bu 28 Mayıs 1918 bağımsızlığı olmasaydı, bugünkü Kuzey Azerbaycan Devleti olmazdı. Başta Aliyevler olmak üzere tüm Azeri Türklerinin o muhteşem ve muazzam tarihe minnet borcu vardır. Kuzey Azerbaycan'ın Bağımsızlık yılı kutlu olsun. Ankara'da kendi vatanında yatmakta olan Yüce Lider Mehmet Emin'in ruhu şad olsun. Aziz şehitlerimizi minnetle, hürmetle ve rahmetle anıyoruz. FAHRETTİN MASUM BUDAK