"Küçük insanlar kişileri, normal insanlar olayları, büyük insanlar fikirleri tartışırlar!" diyen Hyman Dic Hover George'un bu sözleri bugünlerde çok dikkati çekiyor.
Bebek katili, 27 Şubat 2025 tarihinde nihayet teslim olduğuna dair bir deklarasyon yayınladı.
Bu tarihi çağrıda özerklik, federasyon ve eğitim dili istemediğini vurguladı.
Artık savaşacak güçlerinin olmadığını, teslimden başka çıkar yol bulunmadığını söyledi.
Kardeşliğin pekişmesini istedi.
Birlik ve beraberliğin önemine atıfta bulundu.
Örgütün feshini ve dağılmasını önerdi.
Bir anlamda "Türk Devletinin adaletine sığınıyorum" dedi.
Deklarasyonun satır aralarında örgütün mecburiyet karşılığı silaha sarıldığının altını çizdi.
Demokratik hakların kullanılmasının önündeki engellerin sürmesinden dolayı masiyet yolunun tercih edildiğini vurguladı.
Deklarasyonun geneline bakıldığında cümle aralarına sıkıştırılan kalkışmanın derin yaralar açtığından, devlete baş kaldırmakla halkların kardeşliğine büyük zararlar verildiğinden bahsedildi.
PKK ve onun lideri açıktır ki teslim olduğunu belirtiyor.
Türk Devletinin şefkatli adaletine sığındığını dile getiriyor.
Gelin görün ki, dedikodulara uğraşan bizim "küçük beyinli insanlarımız" muhalifliğin bir gereği olarak derhal harekete geçerek Apo'nun bu bildirisine vehim ve gizem yüklemeye çalıştılar.
Güya bu deklarasyonun satır aralarında gizlenmiş bir sürü talep var ve bu talep günü geldiğinde çekmeceden çıkarılıp masanın üzerine serilecekmiş!..
PKK kırk yılı aşkın bir süredir Türk devletini uğraştırıyor.
Bu örgüt dünyanın en kanlı ve en vahşi örgütü olarak tarihe geçmiştir.
Böyle bir örgüt teslim olurken, elbette ki yayınladığı bildirinin içine hükmü şahsiyetini çok da yerlerde süründürmeyecek birtakım talepler serpiştirebilir.
Buna bir nevi kırk yıllık serüvenini korumak adına kuyruğunu dik tutmak da denilebilir.
Ancak ortada bir gerçeğin olduğunu da kimse inkar etmemelidir.
Yani adam 40 yıl sonra tuttuğu yolun yol olmadığını görüp teslim oluyorsa bunu kabul etmeyecek miyiz?
Örgütün başı Türk Devletine yenildim diyor ama aklı başka yerlerde olanlar bunu kabul etmiyorsa biz buna ne diyebiliriz?
Efendim neymiş, teröristbaşı demokratik taleplerde bulunuyormuş.
Sizce bu talepler normal değil mi?
Bu talepleri onlarca yıldır biz halk olarak dünyanın her yerinden, ülkemizdeki tüm siyasi partilerden az mı duyduk?
Bu ülkede herkes demokrasinin aksayan yönlerini görüp talepte bulunamaz mı?
Çağrı açık seçik meydandadır.
Önemli olan demokratik taleplerde bulunurken makulü aramaktır.
Bence yayınlanan bildiri Türkiye şartlarına göre uygun bir bildiridir.
Ortada fol yok yumurta yok, konu dışı arayışlara girip mide bulandırmanın esbabı mucibesi niçin?
Apo ve örgütü PKK'nın beli tam ortadan kırılmıştır.
Kalkıp yürüyecek mecalleri kalmamıştır.
PKK, PYD ve YPG bu çağrıyla ortadan kaldırılırsa kötü mü olur?
Hele bir durun!
Neticeye bakın!
Ananızın karnında nasıl durdunuz?
Teröristbaşı "tüm gruplar silahı bıraksın, örgütler lağvedilsin" diyor.
"Ayrı ulus - devlet, federasyon, idari özerklik ve kültüralist çözümler tarihsel toplum sosyolojisine cevap olamamaktadır" diyen bebek katilinin bu çağrısı son derece açık değil midir?
Sırrı Süreyya Önder, "Şerefimle söylüyorum, Öcalan'ın ve Dem'in bu süreçte hiçbir şartı yoktur!"
Kısaca öküzün altında buzağı, horozun altında yumurta aramakla elinize bir şey geçeceğini sanıyorsanız bence aldanıyorsunuzdur!
Muhalifliğin de karşıtlığın da bir adabı ve erkanı vardır!
İbrahim Hakkı Hazretlerinin dediği "Görelim Mevla’m neyler, neylerse güzel eyler" sözüne kulak asmakta fayda vardır!
FAHRETTİN MASUM BUDAK