Bize göre, dün Haçlıların baş temsilcisi Avrupa'ydı, bu gün ise Amerika olmuştur. Amerika ile ilişkilerimiz İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra hızla ilerledi. Batı, Amerikan kontrolünde bir Türkiye'yi yanında daha rahat tutabileceğini bildiği için bizi Amerika'ya havale etmiştir. Zaten Medeni Kanun, Ceza Kanunu vs. derken tamamen iç içe geçen bir Türkiye'nin Batı'ya ve dolayısıyla Amerika'ya adapteliği zor olmamıştır. Biz çağdaşlaşma beklerken bir de bakmışız ki Batılılaşma ruhumuza kadar işlemiş... Sosyal ve siyasal yönden Batılılaşırken askeri alanda yerimizde sayamazdık. Aynı şekilde bir bahaneyle kendimizi Nato'nun koruyuculuğuna havale ettik. Ordumuzun tepeden tırnağa her şeyini değiştirip Amerikan Ordusu'na benzettik. Artık Batılılar neyimiz var neyimiz yok hepsini kontrol eder hale geldiler. Türkiye'de burunlarını sokmadıkları yer kalmadı. Ekonomiden siyasete, siyasetten askeriyeye kadar tüm kurumlar onların eline geçti. Adeta kılcal damarlarımıza kadar sızmasını bildiler. Nato'ya girdik ama eşit şartlarda giremedik. Nato, Türkiye için güvenlik kurumu olması gerekirken, bir nevi kontrol ve baskı aracı oldu. Amerika bir yandan ekonomimizi denetlerken, bir yandan da ordumuzu ileri karakol olarak kullandı. Özellikle İslam ülkelerinde giriştiği yönetim değişikliklerinde Türkiye'de kurmuş olduğu üsler vasıtasıyla büyük sonuçlar elde etti. Libya'nın vurulmasında, Irak'ın düşmesinde bu üslerin rolünü kimse inkâr edemez! Amerika ile sıkı fıkı olduğumuz günden beri bir türlü kendimizi doğrultamadık. Bize "ölme diril" sahip çıktılar. Ne tedavi ettiler ne de öldürdüler! Bizi daima sürüncemede bıraktılar. 1) 1964 yılında Kıbrıs hadisesinde ABD Başkanı Jonshon bir mektup göndererek "Kıbrıs'a müdahale edemezsin, benim silahlarımı kullanamazsın ve oradaki Türklerin tamamını katlederim" diyerek müttefik olmadığını göstermiştir. 2) Türkiye'nin önünün açıldığı ve ekonomik göstergelerin tavan yaptığı bir dönemde 12 Mart 1971 Darbesi'ni yaptırarak devletimizin kalkınmasını sekteye uğratmıştır. 3) "Benim iznim olmadan Türkiye'de üretim yapamazsın" emir vakisiyle haşhaş ekimini yasaklatmak istemiştir. 4) Kıbrıs Barış Harekatı'nda "Kıbrıs'a neden savaş açtın?" diyerek yıllarca Türkiye'ye ambargo uygulamıştır. 5) 12 Eylül'de satın aldığı "kendi çocuklarına" darbe yaptırarak Türkiye yönetiminin Alparslan Türkeş ve Türk milliyetçilerinin eline geçmesine engel olmuş ve yüzbinlerce gencin sürünmesine, ezilmesine ve telef olmasına öncülük yapmıştır. 6) Ajan Rahip konusunda ve Halk Bankası olayında müttefikliğe yakışmayan davranış ve sözlerle Türk ekonomisine saldırı hazırlığına geçerek güvenilmez bir devlet olduğunu tam tescil etmiştir. 7) 15 Temmuz 2016 Darbe Girişimi'nde şeytana taş çıkartacak planlar yaparak her türlü entrikaya başvurmaktan geri kalmamıştır. Dolayısıyla söz konusu bu darbenin tam ortasında bulunmuştur. 8) Fetö olayında safını belli etmiş ve bu kanlı katili ülkesinde bir malikanede adeta krallar gibi yaşatmaktan çekinmemiştir. 9) Kuzey Irak'ta Türkiye'nin aleyhine "Çekiç Güç" kullanarak orada bir devletin doğuşuna imkân sağlamıştır. 10)Türkiye'yi güneyimizden abluka altına almak için, Suriye'de PYD-YPG ve PKK desteklenerek bir terör devleti kurulmasına önayak olmuştur. 11) "Mavi Vatan" dediğimiz Akdeniz'de bizim tezimiz dışında olan tüm argümanları destekleyerek bu meselede de bize gözdağı vermekten çekinmemiştir. 12) Libya'da Birleşmiş Milletlerin çizdiği rotayla hareket ettiğimiz halde burada da karşımıza geçerek düşmanlarımızın yanında saf tutmuştur. 13) Ege'de hiç bir zaman yanımızda yer almamıştır. Daima Yunan görüşlerine sıcak bakmış ve bu konuda bizi baskılayan ve öteleyen sözleri kulaklarımızda yer etmiştir. 14) Azerbaycan'da, Karabağ sorununda Ermenistan tezlerine daha yakın durarak Türkiye'yi bir kez daha hayal kırıklığına uğratmıştır. 15) Akdeniz'de, uluslararası sularda gemimizi basarak birçok insanımızın şehit edilmesinde İsrail'in yanında yer alarak cinayetlere ortak olmuştur. 16) Uçak düşürme olayında Rusya ile karşı karşıya geldiğimizde Nato'nun 3. maddesinin işletilmeyeceğini söyleyecek kadar ileri gitmekten çekinmemiştir. 17) Askerlerimizin başına çuval geçirilme hadisesinde özür dileme erdemini aklının ucundan geçirmeyecek kadar pervasızlaşmış ve milletimizin onurunu rencide edecek kadar ileri gitmiştir. 18)Türkiye'de 1960 İhtilali'ni yaptırarak koskoca başbakan ve bakanlarımızın asılmasına sebep olmuştur. 19) S 400 füzelerinin alınmasında aba altından sopa göstererek başımıza bir sürü çorap örmeye çalışmıştır. Bu konuda Yunanistan'a ses çıkarmayan bu ülke bize gelince, her türlü baskı aracını devreye sokmaktan kaçınmamıştır. 20) Ermeni Soykırımı'nı dünya gündemine sokan ve Türkiye'nin başına bela eden Amerika’dır. 21) İsrail-Filistin Savaşı'nın baş aktörü Amerika'dır. İsrail'i Ortadoğu'da Müslüman Ülkelere horoz yapan bu devlettir. Dünya Müslümanları, en büyük kötülüğü Amerika'dan görmektedir. Günümüzde Haçlı Orduları'na başkomutanlık ve liderlik yapan Amerika’dır. Dünyanın neresinde bir Müslüman kanı akıyorsa bilinsin ki, bunun müsebbibi "Büyük Şeytan Amerika'dır!" Şimdi bütün bu saydığım maddelerden dolayı Amerika'ya müttefik ve hatta stratejik ortak gözünde bakabilir miyiz?