DEM, geçtiğimiz günlerde haftalık basın toplantısında TBMM'ye yığdığı arka cephe militan ve sempatizanlarına barış sürecini baltalamak için slogan attırdı. Bu eylemle "biz barış sürecini istemiyoruz" diyerek Türk devletine açıkça meydan okudular!

Barış isteyenler 50 bin kişinin katili için slogan attırmak ister mi? Ortada ne fol var ne yumurta, bunlar kendi kendilerine gelin güvey oluyorlar. Sürecin başından beri Terörist başı 27 Şubat'ta açıkladığı gibi pazarlık olmadan silah bırakıp örgütü feshedeceklerdi. Gelinen bu aşamada bir arpa boyu yol alınmamasını, bunların kıvırmasına ve süreci sinsice sabote etmesine bağlıyorum.

Açıklanan deklarasyona göre PKK, diğer yan kuruluşlarıyla birlikte kendisini feshedecekti! Peki acaba bugüne kadar dediklerini yaptılar mı? Yaptılar ama tersinden yaptılar. PKK silahlarıyla birlikte gidip PYD -YPG'ye katıldı. Şimdi İsrail, Amerika ve bazı Batılı ülkelerin himayesinde Suriye'de direnmeye ve verdikleri sözden caymaya çalışıyorlar.

Ayrılıkçı ve bölücü Kürtlere doğrusu hayret ediyorum. Bunlarda ne akıl var ne de izan! Bölgede bu zihniyeti kullanan emperyalist ülkelerin emellerini bilmiyorlar mı? Amerika, Batı ve İsrail ayrılıkçı Kürtleri çok mu seviyor? Bu kadar araç gereci bedava olarak niçin veriyorlar? Ayrılıkçıların gözüne, kaşına hayran oldukları için mi?

Haçlıların amaçları ve maksatları net değil mi? 150 yıldır yabancıların yardımıyla bu bölgede ayrılıkçı ve bölücü Kürtler ne kazandı? Kendilerini kullandırmaktan başka ne yaptılar? Bereket versin Türkiye ile yaşamayı seçen ve bu mukaddes vatana sımsıkı sarılan Kürtlerin ezici çoğunluğu, bölücü ve yıkıcı Kürtlerin peşine takılıp kendilerini uçurumun kenarına atmadılar. Eğer atsaydılar bugün Türk milletinin seçkin bir parçası olamaz ve bu seçkin konumu yakalayamazlardı.

Bölgede Kürt varlığının devamı ancak Türkiye ile kurulacak sıkı dostluk ve kardeşlik bağlarıyla kaim olabilir. Kürtler Türklerden, Türkler de Kürtlerden ayrı yaşayamazlar! Özellikle coğrafyamız, Kürtlerin Türklerin koruyuculuğu olmadan yaşayamayacağının işaretleriyle doldur. Aklı başında olan ve tarihi detaylı bilen Kürtler, Türklerden asla ayrılmak istemezler. Çünkü Kürtlerin, Ortadoğu coğrafyasında Türklerin dışında dostluklarına güvenebileceği ikinci bir milleti bulmaları mümkün değildir. Her ne kadar PKK bu dostluğu ve kardeşliği kirletmek ve lekelemek istediyse de bunu beceremedi. Ana kitle bu yıkıcılara karşı daima kulaklarını tıkadı ve daima dirsek gösterdi. Onların taşeron olduğunu, kukla olduğunu ve kiralık birer şebeke vazifesi yaptıklarını yüzlerine haykırdılar.

DEM barışa katkı sunmak ve 27 Şubat 2025 Barış Bildirisinin ana ruhuna mertçe yanıt vermek zorundadır. Kıvırmakla, zikzak çizmekle ve arkadan dolanıp el altından pazarlık havası yaratmakla bir yere varamazsınız. Mide bulandıramazsınız, milleti tiksindiremezsiniz!

Ya bu deveyi güdeceksiniz ya da bu diyardan gideceksiniz!

FAHRETTİN MASUM BUDAK