Tam 47 yıldır dış mihrakların başımıza bela ettiği PKK terörünü yavaş yavaş ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. Bilindiği gibi bir süre önce örgüt feshedilmişti. Sıra silahların teslimindeydi. Çok şükür bunu da gerçekleştirdik.

Her şey başlangıçta belirtildiği gibi aslına uygun olarak devam ediyor. Süreç sapmadan ve zikzak çizmeden birer birer aşılmaya çalışılıyor.

Kanlı örgütün kendisini lağvetmesi ve silahları bırakması kolay olmadı. Dünyayı, bölgeyi ve Türkiye'yi okumada ve tahlilde gecikmediler. Dış güçlerin desteği ile bir yere varılamayacağını ve taşeronluğun bir netice veremeyeceğini nihayet anladılar. Yok olmadan ve tükenmeden teslim olmak istediler. Bu minval üzere beyaz bayrak kaldırıp zaman istediler. Türk Devleti istenilen zamanı ve amanı vermekte bir sakınca görmedi. Zira yaklaşık elli yıldır milletimizi uğraştıran dünyanın bu en vahşi örgütü artık kanlı sahneden çekileceğini söylüyordu.

Ortada pazarlık denen bir kavram yoktur. Böyle bir şey olsaydı masanın bir ayağında üçüncü şahıslar da olurdu. Dışarısı bu meselede hep devre dışı bırakıldı.

Sadece demokratikleşme adımları atılırken, sürece ilişkin birtakım düzenlemelerin yapılması öngörülmektedir. Sanıyorum, "Terörsüz Türkiye'ye" ilişkin Abdullah Öcalan'a ve terör baronlarına yönelik "umut hakkını" devreye sokacaklar.

Bunun dışında verilecek bir tavize yüce milletimiz asla izin vermez! Soruna dikkat edilirse her şey Türk Devletinin emir ve direktifleri doğrultusunda yürüyor. Kimse gelinen bu aşamayı küçümsememelidir. Kademe kademe yürütülen "Terörsüz Türkiye" süreci büyük bir başarı hikayesidir. Bu başarı hikayesinde en büyük pay Milliyetçi Hareketin lideri Sayın Devlet Bahçeli'nindir.

Milletimiz "Terörsüz Türkiye" konusunda yürütülen barış görüşmelerini, nefesini tutmuş büyük bir olgunluk ve sükunetle izlemektedir. Eğer hassasiyetten kaynaklı istikbal ve istiklalimiz için kaygı ve endişe duyanlar varsa bunu da çok görmemek lazımdır. Burada en çok güvenilen lider Devlet Bahçeli, işin mimarı ve mihmandarıdır. O'nun bulunduğu masada milletimizin ve devletimizin bütünlüğünden başka bir şey konuşulamaz!

Kamuoyundaki cazgırlığın ve çığırtkanlığın temelinde siyasetin riyakârlığı yatmaktadır. Dün PKK ve DEM ile kol kola girip "Millet İttifakı" ile tüm belediyeleri bölücü zihniyete teslim edenlerin bu konuda söz söyleme hakkı yoktur.

FAHRETTİN MASUM BUDAK