Memleketin yarısı, ABD düşmanıydı.

Darbeyi yapan oydu.

Fetöyü tutan oydu.

PYD'yi nasıl silahlandırdığını gayet iyi biliyorduk.

Sonra Reza dosyasına eklenen bakan yüzünden çok kızdık.

Koruma krizi filan derken.

O günler de atılan manşetleri de almak lazım buraya ama yerimiz dar.

En son gördüğüm manşet şu; "Hiç olmadığımız kadar yakınız"

"Kardeşim Esad"da güzel ama "Dostum Donald" daha fiyakalı gibi Trump da "Erdoğan artık benim arkadaşımdır" demiş.

Sonra yüklüce bir uçak alımı yapmışız.

Nereye?

Türk Hava Yollarına

Ama 40 uçak boş boş yatarmış.

Olsun

Yatan uçak başka, Arkadaşım Donald başka.

Sonra, arkadaşlık başka, pazarlık başka

Alışveriş ise bambaşka.

Meselenin derini de başka tabii.

Hani Katar'la ne biçim kavga edildiydi.

Sonra yüklü bir silah alımı yaptı Katar,

sulh olundu. Katar lafını duyan var mı artık? Yok. Amaç hâsıl oldu.

Suudlar da, ilahlarının gönüllerini yaptılar. Onlarınki epeyce yüklü.

Ee çok veren maldan, az veren candan.

Can da, senin canın ha sayın okur.

Eskiden daha kolaymış bu işler.

Sakalını kaptıranlar, iki koyun, bir küp şarapla kurtulurmuş ilahlardan.

Şimdi, 150 şirket 7 milyar insanın kanını iliğini emiyor, yine de sakalı kurtaramıyor.

Dünya beşten büyük ise 7 milyar insan niye 150 şirkete köle? Bunun da seslendirilmesi lazım.

Lazım ki; gazeteler böyle afilli manşetler atabilsinler.

Irak Başbakanı İbadi,"Askerlerinizi topraklarımızdan çekin"diye bağırdı bağırdı.

O kimdi?

"Karatı"neydi?

Kaç karattı?

Muhatap alınır mıydı?

Ama tüm bunlar da, TSK'nın ,Irak silahlı kuvvetleri ile askeri tatbikat yapmasına mani olamazdı.

Hem de, bizim topraklarımızda yapılıyor bu tatbikat. Paramparça olmuş bir ülkenin ordusu mu olur?

Varın kimlerle tatbikat yaptığımızı düşünün.

Şu Musul ve Kerkük'ün plakalarını bastıranları hiç sormayın.

Kahraman Yiğit, yani danışman seviyesinden baş saçmalayıcı, İKYB’nin referandum yapacağını, iki sene evvel biliyor.

Onun bildiğini herkes biliyor.

Daha komik olanı yapılacak referandumdan sonra "Musul ve Kerkük bize verilecek"diye karşısına aldığı insanlara saçmalık pazarlıyor.

Ne diyelim saçmalayan memnun, dinleyen memnun.

Memnun olmayanlar toptan vatan haini.

Gelelim içeriye…

Kadir Topbaş istifa etti veya ettirildi.

Millet top yekün, Topbaş’ı mazlum ve masum ilan etti.

Kadir Bey de"adam yerine koyulmamaktan "şikayet etti.

15 Temmuzdan sonra, bir Cuma namazı çıkışında kendisini ısrarla yok sayan, Reis-i Cumhurun etrafında kedi gibi dolaştığı, kalabalık içinden onunla göz teması kurmak için çırpındığı görüntülerini unuttu galiba Kadir Bey. Önceki hallerini geçtim.

Ama o gün, yok sayılarak "adam yerine"konmamıştı.

Akp vekili, Şamil Tayyar Demiş ki;

"Hepsini geçtim, özellikle 15 Temmuz'dan sonra atanan çok sayıda Fetöcü rektörün sebebi ve kaynağı ne olursa olsun mazereti yoktur!"

HSK başkanı açıklama yapıyor;

"2016 yılında tutuklanan bir kişi için bir kişinin, şubat ayında gönderdiği dilekçe çok abartılıp eylül ayına kadar tutukluluk sürdüğü açıklanmayıp, tahliyenin gerçek nedeni açıklanmadan ‘biri kefil oldu tahliye oldu' şeklindeki haber adalete, kimseye hizmet etmiyor.

Yani demek istiyor ki; bir kişi biri hakkında abartılı bir ihbar dilekçesi verdi. Aylarca tutuklu kaldı. Biz bunu anladık. O kişiyi tahliye ettik. Ama basın bunu"biri kefil oldu, tahliye oldu "şeklinde servis etti.

Sonra da ilave ediyor;"daha güzel şeyler olacak"

Çok manidar değil mi?

En son "güzel şeyler olacak"lafını duyduktan sonra, 15 Temmuz olmuştu.

Sonuç;

15 Temmuzdan bir kaç gün sonra, başbakan Binali Yıldırımı'ın beyanatında açıkca ifade edilmiştir.

O ifade şöyledir;

"Türkiye'de darbe girişimi yüzde 100 başarıyla sonuçlanmıştır"

Her şey BOP planı ve eşbaşkanlığı çerçevesinde yürütülmektedir.

Yürütülen diğer şeyler, cabasıdır.

Selam ve umut ile.