Anayasa değişikliği taslağının  1. Tur oylamaları bitti. Tabii ki henüz değişen bir şey yok.  Bugün de ikinci tur görüşmeleri başlayacak. Büyük ihtimal 21 Ocak gibi ikinci tur oylamaları bitecek. AKP'li muhaliflerin, MHP ve Bahçeli'nin durumu malum. 

Direnen ise CHP..

CHP direniyorsa hayır vardır diyenler , o hep bilinen  klişe ile yola çıkarken, 2010 yılındaki referandumda verdikleri evet oylarla  ile 15 temmuz arasındaki ilişkiyi de kuramıyorlar.

Keşke bu anlaşılabilse.2010 yılındaki Anayasa değişikliğinin en önemli sonucu yargının el değiştirmesidir.O  değişiklik bize 15 temmuz olarak geri dönmüştür.

Zaten Sn .Cumhurbaşkanı ,15 temmuzdan sonra o referandumla ilgili hatayı kabul etmiştir.

Ama bu hata ağır bir bedelle ödenmiştir.

2010 referandumuna evet demenin sorumluluğu bu tercihi yapanlara aittir..

Iyi olanları ülkede vergi veren sadece Akp seçmenleriymiş gibi lanse edip,diğer vatandaşları bunlar diyerek çizginin dışında konumlandırmak doğruysa ,yanlış olan şeyleri de, üst akıl, ocu, bucu,sucu,sütçü, gibi olmadık yerlere yapıştırmak anlamsızdır.

Davulu tutan da, tokmağı vuran da aynı eldir.Hoş sesler de, nahoş olanlar da elinde tokmak davul çalanlara  ve çıkan ses ne olursa olsun,çılgınca alkışlayanlara aittir.

O zaman da oyladıkları  içeriği bilmiyorlardı ,bu günde "evet "diyecekleri ilgili maddelerin bu ülkeye ödeteceği ,ağır bedellerin farkında değiller.

Bu anayasa değişikliği ve başkanlık sistemi,bir zamanlar Sn. Erdoğanın'da ifade ettiği gibi " emperyallerin bize dayatması ""ülkenin bölünmesi anlamına gelen ,tehlikeli bir yoldur.

Tabi ki ,hem MHP'li vekillerin hem de AKPli vekillerin, özgür iradeleriyle oylarını kullandıklarını söylememiz ,mümkün değildir.. Futbol ve siyasette son dakikaların önemi çok büyüktür. Fakat şu bir gerçek ki ,anayasa değişikliği geçsin veya geçmesin bu milletvekillerinin büyük bir çoğunluğu gelecek seçimde, vekaletlerini kaybedeceklerdir.

Anayasa değişikliği tasarısının meclisten geçmemesi durumunda erken seçim ihtimali söz konusu olduğu gibi meclisten geçmesi durumunda da referandumdan sonra bir seçim yapılması kaçınılmazdır. Oylarını göstere göstere kullanmak zorunda kalacak kadar güvensiz bulunan ve takip edilen milletvekillerinin referandum sonrası yapılan seçimde mecliste olabilmeleri siyaseten zor bir ihtimal. Tasfiye nedenleri ise apayrı bir yazı konusu..

AKP ve MHP içinde başkanlık sistemine onay vermeyen muhaliflerin kamuoyundan gelecek desteğin etkisiyle, kendi iradelerini devreye sokacaklarını umuyoruz. Bu durumda vatandaş olarak bizlere düşen kuvvetli bir toplumsal muhalefetle başkanlık sistemini onaylamayan vekillere destek ve baskı yapmak olmalıdır.

Son tur oylamalarından evvel oluşturabilecek toplumsal bir muhalefet ile vekillere bekledikleri itiraz ortamını sağlayabilecek olduğumuzu unutmamalıyız . Asıl  olan bizleriz. Vekalet verdiklerimizi daha güçlü kılmak için onları desteklemek mecburiyetindeyiz. Bu anlamda kullanılabilecek her kanaldan  ,tweet,mail,telefon,face,gibi medya olanaklarını kullanarak,vekillere ulaşmalı ,gereken desteği vermeli ,ilgili partiler teşkilatları ile gelişmeleri takip etmeliyiz.

.

AKP ve MHP’li muhaliflerin seslerini çıkarmaları da kolay sanılmasın. Nelerle manipüle edildiklerini bilmemize imkan yok.Ama onlara arkalarında olduklarını hissettirerek ,cesaret vermemiz önce bizlerin güçlü ve her yerden duyulabilir "hayır" sesimize bağlıdır 

 Bu konudaki duyarlılığımız inanıyorum ki ;destek bekleyen vekillerin hayır oyu yönünde irade kullanmalarını kolaylaştıracaktır. Chp "hayır" diyorsa, ülke için hayırlıdır lafını inanarak söyleyenlerin samimiyetini de görelim.. Ülke için hayırlı olanı,partilerinden sıyrılıp tercih edebilecekler mi?

Selam ile,

Umut ile,

Akıl ile.....

Sesin çıksın Türkiye!!!