Bilindiği gibi Iğdır, Türkiye'nin üç devletle sınır komşusu olan tek ilidir. Bu güne kadar çeşitli sebeplerden dolayı bu sınır komşuluğu avantajı yeterli ölçüde kullanılamadı. İran'la olan komşuluğa Batı, Ermenistan ile Azerbaycan'a olan komşuluğa ise Rusya engel oldu.
Son yıllarda, özellikle Cumhur İttifakı'nın başa geçmesiyle bu sınır ucundaki kentimizin önemi derhal değerlendirilmeye alındı. Türk Devletleri Teşkilatı'nın kökleşmesi ve kurumsallaşması da buna eklenince, Iğdır'ın cazibesi ve popülaritesi bir anda konuşulan konular arasında yerini aldı.
Türkistan Türkleriyle yakın temas ve işbirliği kurulması yönündeki çalışmalarla önemi ve değeri bir kat daha artan Iğdır, geleceğin parlayan yıldızı olarak insanlarımıza ikbal ve istikbal kapısını aralamaya başladı.
Bir zamanlar terörden dolayı sönük bir şehir görüntüsü veren Iğdır, şimdilerde göç alan, büyüyen, kalkınan ve gelişen bir şehir olarak umutları yeşerten ve gelecek vadeden bir il konumuna yükseldi.
Bilhassa OSB'nin kurulması, ardından bazı hastahanelerin yapılmasıyla bir ivme kazanan Iğdır, havaalanının ve Iğdır Üniversitesi'nin kurulmasıyla gelişme yönünde hızlı bir ilerleme kaydetti. Bununla da yetinilmedi. Daha ne yapılabilir diye düşünüldü. Iğdır'ın alt ve üst yapısı komple değiştirildi. Büyük bir kütüphane ve millet bahçesi yapıldı.
Bunların yanında doğal gaz şebekesinin gelmesi ve evlere kadar çekilmesi şehri adeta beş yıldızlı bir otel konumuna soktu. Sadece bunlar mı? Elbette hayır! Daha başka icraat, hizmet ve yatırımlar da vardır. İsterseniz biraz da onlardan bahsedelim:
Şu sıralar şehir hastahanesinin yapımı için harıl harıl, hummalı bir çalışma yapılmaktadır. 400 yataklı bu şehir hastahanesi bölgenin en büyük hastahanesi olacaktır. Artık hastalarımızı Erzurum yollarında ölüme terk etmekten kurtaracağız.
Geçen gün bizzat Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu tarafından temeli atılan, Iğdır'ı Türkistan'a ve Avrupa'ya bağlayan Yüksek standartlı Tren Hattının ileride bölgeyi altın çağına ulaştıracağını bilmem söylemeye gerek var mı? Kars-Iğdır- Aralık-Dilucu tren yolu ticaret hacmini hayallerimizin ötesine taşıyacak ve Asya'yı Kafkasya'ya, Kafkasya'yı Türkiye'ye ve oradan da Avrupa'ya bağlayacaktır.
Öte yandan, sporda kat edilen mesafenin hangi boyutlara ulaştığını hepimiz görüyoruz. Büyükşehirlerin asırlık takımlarıyla kelle kelleye geliyoruz. Biraz daha gayret edilirse süper ligde at koşturacağımız günleri daha erken yakalayacağımıza emin olabilirsiniz.
Kısa bir zaman diliminde Iğdır'ın bu denli devasa büyüklükte yatırım alması Türk Dünyası için eşi benzer bulunmayan bir gelişmedir.
Bütün bu yatırımların dışında bundan bu yana yeni projelerle halkın karşısına çıkmak çok zor olmayacaktır. Şöyle ki, Iğdır'ın hemen burnunun dibinde gökyüzüne yükselen dünyaca ünlü bir Ağrı Dağı vardır. Bu dağdan bu güne kadar Iğdır halkı doğru dürüst yararlanamadı. Adı geçen dağ eğer başka ülkede olsaydı bulunduğu ili sadece turizmle ihya edebilirdi. Ağrı Dağı'nda turizmden tutun, dağcılığa kadar her şey yapılabilir. Eteklerinden şakır şakır akan çayın çevresinde mesire alanları oluşturarak insanlar için dinlenme mekanları yaratılabilir. Ayrıca Iğdır'ı bir sur gibi kucaklayan sıra dağlarında ormanlık alanları oluşturup Iğdır'ın ve Iğdırlının istifadesine sunulabilir.
Diğer yandan Iğdır Ovasının 1/3'ten fazlası tarıma elverişli olmayan çorak arazilerden meydana gelmektedir. Gıda bütün dünyada giderek önem kazanmaktadır. Beslenmenin bir silah gibi kullanılacağı günler uzak değildir. Gerçi az da olsa bir çalışmanın yapıldığı varittir ama yeterli değildir. Bu geniş arazilerin tarıma kazandırılması demek Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun buradan doyması demektir.
Şu dönemde Iğdır için Cumhur İttifakı önemli bir şanstır. Bu şansı siyasi yollarla değerlendirmek şarttır ve hatta elzemdir.
Herkes köstek değil, destek olursa Iğdır her yönüyle doğunun parlayan yıldızı olacaktır!
Emeği geçenlerden, katkı sunanlardan ve destek olanlardan Allah razı olsun.
FAHRETTİN MASUM BUDAK