Bu haber, bir hafıza haberi. Çünkü şehirler büyürken, mezarlıklar bazen taşındı, bazen unutuldu, bazen de üstüne yeni bir hayat kuruldu.

EDİRNE'DE STADYUMUN ALTINDA MEZARLIK VARDI

Edirne'de bu hikayenin en net adresi, 25 Kasım Stadı. 1937 yılında Edirne Belediye Meclisi, olağanüstü bir toplantı yaptı. Toplantıda, Zindanaltı Mezarlığı'nın stadyum yapılması için spor teşkilatına devredilmesi kararlaştırıldı.

Alanda uzman bir heyet, mezar taşlarını inceledi. Bir kısmı koruma altına alındı. Eski Belediye Başkanı Dilaver Bey'in mezarı bile buradan alınıp Selimiye Camii bahçesine taşındı. Değersiz görülen taşlar ise yapılması planlanan büyük bir okul için ayrı bir yerde istiflendi. Alan mandalarla sürüldü, taşlardan temizlendi, düzleştirildi.

Ve 27 Aralık 1942'de, Zindanaltı'ndaki şehir stadyumunun resmi açılışı yapıldı. Yıllarca Edirnespor'un maçlarına, milli bayram törenlerine ev sahipliği yapan stat, 1950'de bugünkü haliyle hizmete girdi.

Şimdi o stat yıkılıyor. 2024'te depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle kapatılan 25 Kasım Stadı'nın yıkımına, geçtiğimiz günlerde başlandı. Yerine kent meydanı ve yeşil alan yapılacak. Yani aynı arazi üçüncü kez dönüşüyor: Önce mezarlık, sonra stadyum, şimdi meydan.

Edirneliler yıllarca o tribünlerde otururken, tribünün altında bir zamanlar kentin en büyük mezarlığının olduğunu çoğu zaman bilmedi.

Kırklareli’nde yüzyıllardır anlatılan esrarengiz fedakarlık! "Onun yerine beni asın"
Kırklareli’nde yüzyıllardır anlatılan esrarengiz fedakarlık! "Onun yerine beni asın"
İçeriği Görüntüle

EDİRNE'DE NİKAH SALONUNUN BAHÇESİNDE TARTIŞMA

Edirne'de ikinci adres, Eski Elektrik Fabrikası. 1930'lu yıllarda kentin elektrik ihtiyacını karşılamak için kurulan fabrika, yıllarca atıl kaldı. 2015'te restorasyon başladı, bina Kültür Merkezi ve Nikah Salonu olarak açıldı.

Ancak binanın bahçesi, yıllarca tartışma konusu oldu. Çünkü bölgede eski Tatarhaniler Mezarlığı'nın olma ihtimali vardı. 2007'de yapılan kazılarda kemik parçalarına rastlandı. Raporda, alanda eskiden bir mezarlık olabileceği ama başında şahadet taşı dikili bir mezara rastlanmadığı belirtildi. Koruma Kurulu, mezarlık olma ihtimaline karşı alanın sınırlarının koruma amaçlı imar planına işlenmesine karar verdi.

O dönem Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, iddialara belgelerle yanıt verdi. Fabrikanın nikah salonu olacağını, burada müzikli eğlence ve alkol olmayacağını söyledi. Binanın bahçesine yapılması planlanan tek katlı binanın da Kurul tarafından projeden çıkarıldığını açıkladı.

Yani burası, mezarlık olduğu kesinleşmiş bir alan değil. Ama mezarlık olma ihtimali resmi kararlara girmiş bir alanın yanındaki bina, bugün Edirne'de yüzlerce çiftin nikahına ev sahipliği yapıyor.

EDİRNE'DE YOLUN ORTASINDA KALAN MEZAR

Edirne'de üçüncü adres, Nişancıpaşa Mahallesi, Çokalca Sokak. Burada yolun tam ortasında bir mezar var. Gören herkes durup bakıyor, fotoğraf çekiyor, dua edenler bile oluyor.

Hikaye şöyle: Tarihi Çokalca Camii yıllar önce yıkıldı, bahçesinden yol geçirildi. Temizlik sırasında Arapça yazılı bir mezar taşı bulundu. Mahalleli, camiyi yaptıran Ahmet Bey'e ait olduğunu düşünüp oraya sembolik bir mezar yaptı.

Nişancıpaşa Mahallesi Muhtarı İrfan Deniz, bu mezarın gerçek bir mezar olmadığını açıkça söylüyor. Mezarın kaldırılması için karar alındığını, ancak araçlar mezarı görünce yavaşladığı için vazgeçtiklerini anlatıyor.

Yani yolun ortasındaki mezar, gerçek bir kabir değil. Ama Edirne'de şehirleşmenin mezarlıkları nasıl yuttuğunu anlatan en güçlü fotoğraf o.

EDİRNE'DE TAŞLARI DOLGU OLAN MEZARLIK

Edirne'de dördüncü adres, Yeniimaret. Burası 400-500 yıllık, 15. yüzyıl sonuna uzanan bir Osmanlı kabristanı. Ancak mezar taşları yıllarca tahrip edildi.

Trakya Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Engin Beksaç'ın sözleri, bu durumu özetliyor: Müslüman, Hristiyan, Musevi, bütün mezarlıklardan toplanan mezar taşlarının dolgularda, temellerde, yol altlarında kullanıldığını biliyorum.

Yani bazı mezarlıklar yıkılmadı, taş taş söküldü. Bir mezar taşı, bir evin temelinde, bir yolun altında, bir kaldırımın kenarında yeniden hayat buldu.

TEKİRDAĞ'DA MALKARA'DA OCAKBAŞI TARTIŞMASI

Trakya'da bu konunun en tartışmalı adresi, Tekirdağ'ın Malkara ilçesi. İlçeye 1,5 kilometre uzaklıktaki Meşatlık adı verilen alanda, tarihi bir Ermeni mezarlığı vardı.

2010'da belediye meclis kararıyla alan hizmet ve tesis alanı olarak kullanıma uygun görüldü. Alan yıllarca yağlı güreşler için çim saha olarak kullanıldı. Sonra ocakbaşı için bina yapıldı.

Bölgeye giden Mazlum-Der heyetinin hazırladığı raporda, alanda kemik parçaları olduğu, iş makineleriyle çıkarılan kemiklerin çöpe atıldığı iddia edildi. Gazeteci yazar Ümit Bayazoğlu da Malkara Ermeni toplumundan günümüze sadece Surp Toros Kilisesi'nin yıkıntısı ile talan edilmiş bir mezarlık kaldığını söyledi.

Bu kemik iddiası, resmi bir bilirkişi raporuna değil, bir sivil toplum heyetinin raporuna dayanıyor. Ancak Malkara'da mezarlığın üzerine tesis yapıldığı, belediye kararlarıyla sabit.

Malkara'da bir başka karar daha var. Tekirdağ Büyükşehir Belediye Meclisi, 11 Kasım 2015 tarihli kararıyla, Hacıevhat Mahallesi'nde imar planında ağaçlandırılacak alan ve mezarlık olarak görünen bir parseli konut alanına çevirdi. Yani kağıt üzerinde mezarlık olan bir alan, meclis kararıyla konuta dönüştürüldü.

TEKİRDAĞ'DA HÂLÂ AYAKTA OLAN MEZARLIK

Her mezarlık yok olmadı. Tekirdağ'da bunun en güzel örneği, Çorlu'daki Yahudi Mezarlığı. 1.490 mezar taşı olan mezarlık hâlâ duruyor. Yani Trakya'da bazı mezarlıklar yok olurken, bazıları varlığını korumayı başardı.

Bu, haberin denge noktası. Çünkü her eski mezarlık yok edilmedi, her taş dolgu olmadı.

KIRKLARELİ'NDE TALAN EDİLEN TAŞ MEZARLAR

Kırklareli'nde, üzerine site ya da yol yapılan belgeli bir mezarlık bulunamadı. Ancak Kırklareli'nde de mezarlıkların farklı bir derdi var: Talan.

Kofçaz Topçular Köyü'ndeki eski mezarlık, menhir mezar taşlarıyla 2018'de tescil edilerek koruma altına alındı. Kırklareli merkezdeki 1800'lü yıllardan kalma Osmanlı mezarlığı için de restorasyon çalışmaları başlatıldı.

Ancak Çukurpınar Köyü'nde erken demir çağına ait taş mezarlar, defineciler tarafından talan edildi. Kafatasları dışarıda bulundu. Yani Kırklareli'nde mezarlıklar yapılaşmayla değil, kaçak kazılarla yok oluyor.

ŞEHİR BÜYÜRKEN HAFIZA NE OLUYOR?

Edirne'de stadyumun altına, Tekirdağ'da tesisin altına, Kırklareli'nde tarlanın altına bakınca aynı soru çıkıyor: Şehir büyürken hafıza ne oluyor?

Edirne'de 25 Kasım Stadı'nın yerine meydan yapılırken, mezarlık geçmişi de hatırlanacak mı? Malkara'da ocakbaşının olduğu yerde, bir zamanlar Ermeni mezarlığı olduğu yazacak mı? Yeniimaret'te dolgu olan taşlar, bir gün yeniden gün yüzüne çıkacak mı?

Trakya'da yürüdüğümüz birçok yerin altında bir mezarlık olma ihtimali, korkutucu bir hikaye değil. Bu toprakların binlerce yıllık bir geçiş noktası olduğunun kanıtı. Osmanlı, Rum, Ermeni, Yahudi, Bulgar, Türk, herkes bu topraklarda yaşadı, herkes bu topraklarda öldü.

Belki de asıl mesele, üstüne ne yapıldığı değil, altındakini unutup unutmadığımız. Bir stadın altında mezarlık olması, o stadı değersiz yapmaz. Bir nikah salonunun bahçesinde bir zamanlar mezarlık olması, o nikahı geçersiz kılmaz. Ama o geçmişi hiç anmamak, o taşları hiç hatırlamamak, asıl kayıp olur.

Trakya'da bugün yürüdüğümüz yollar, oturduğumuz siteler, maç izlediğimiz statlar, yemek yediğimiz tesisler, hepsi bir zamanlar birilerinin son durağıydı. Belki de bu yüzden, Trakya'da yere bakarken biraz daha dikkatli bakmak gerekiyor.

Muhabir: Ali Serter ESİRCİ