Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara’da düzenlenen çalıştayda Türkiye’nin boşanma tablosunu ortaya koydu. 2026 yılının 8 Ekim tarihine kadar 242 bin 722 boşanma davası açıldığını, 139 bin 541 dosyanın ise halen sonuçlanmayı beklediğini açıklayan Gürlek, çekişmeli boşanmalarda çocukların korunması için aile danışmanlığı hizmetlerinin güçlendirileceğini bildirdi. Ebeveynler arasındaki anlaşmazlıkların çocuklara yüklenmemesi gerektiğini vurgulayan Gürlek, aile hukukunda insan odaklı yeni destek mekanizmalarının önemine dikkat çekti.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 13 Ekim 2026 tarihinde Ankara’da, Adalet Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğinde gerçekleştirilen “Çekişmeli Boşanma Süreçlerinde Aile Danışmanlığı Hizmetlerinin Etkinliğinin Artırılması Çalıştayı”nda önemli açıklamalarda bulundu.
Türkiye genelinde boşanma davalarının ulaştığı sayısal boyutu paylaşan Gürlek, aile mahkemelerinin iş yükünden yargılama sürelerine, velayet anlaşmazlıklarından çocukların psikolojik olarak korunmasına kadar birçok konuda değerlendirmeler yaptı.
Boşanma davalarında yalnızca hukuki uyuşmazlığın sonuçlandırılmasının yeterli olmadığını belirten Gürlek, mahkeme kararından sonra da devam edebilen aile içi çatışmaların azaltılması için sosyal ve psikolojik destek hizmetlerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
9 AYDA 242 BİN 722 BOŞANMA DAVASI!
Bakan Gürlek’in açıkladığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü verileri, Türkiye’deki boşanma davalarının ulaştığı boyutu gözler önüne serdi.
2024 yılında 326 bin 69, 2025 yılında 309 bin 479 boşanma davası açılırken, 2026 yılının 8 Ekim tarihine kadar mahkemelere taşınan boşanma dosyalarının sayısı 242 bin 722 oldu.
Aynı tarihe kadar 235 bin 187 boşanma dosyası karara bağlanırken, 139 bin 541 davanın yargılamasının devam ettiği açıklandı.
2024 yılında 326 bin 328, 2025 yılında ise 315 bin 993 dosyanın karara bağlandığını aktaran Gürlek, bu rakamların aile hukukunda hem yargısal hem de sosyal destek hizmetlerine duyulan ihtiyacın büyüklüğünü gösterdiğini belirtti.
BOŞANMA DAVALARI ARTIK DAHA KISA SÜREDE SONUÇLANIYOR
Adalet Bakanı Gürlek, aile mahkemelerindeki yargılama sürelerinde yaşanan değişime de dikkat çekti.
2020 yılında ortalama 199 günde sonuçlanan boşanma davalarının görülme süresi, 2025 yılında 163 güne geriledi. Böylece beş yıllık dönemde ortalama yargılama süresinde 36 günlük azalma kaydedildi.
2025 yılına ilişkin paylaşılan istatistiklerde, davanın kabulüyle sonuçlanan anlaşmalı boşanma oranı yüzde 42,9, çekişmeli boşanma oranı ise yüzde 21,6 olarak açıklandı.
Yargılamaların hızlandırılmasının tek başına başarı ölçütü olamayacağını belirten Gürlek, mahkeme süreçlerinde hakkaniyetin sağlanması, tarafların haklarının korunması ve kararların aile bireyleri üzerindeki etkilerinin gözetilmesi gerektiğini vurguladı.
GÜRLEK’TEN ANNE VE BABALARA ÇARPICI MESAJ
Çalıştayın en dikkat çekici başlıklarından biri, çekişmeli boşanmalarda çocukların karşı karşıya kaldığı sorunlar oldu.
Adalet Bakanı Gürlek, ebeveynlerin birbirlerine yönelttikleri suçlamaların ve süregelen anlaşmazlıkların çocuklarda kaygı, korku ve güvensizlik oluşturabildiğine işaret etti.
Özellikle çocukların anne veya babalarından birini seçmeye zorlanmasının kabul edilemeyeceğini vurgulayan Gürlek, şu sözlerle uyarıda bulundu:
“Hiçbir çocuk anne ve babası arasındaki uyuşmazlığın tarafı olmak zorunda bırakılamaz. Bir çocuk asla yetişkinlerin çözemediği anlaşmazlıkların yükünü taşımamalıdır. Büyüklerin kördüğümünü çocukların narin parmaklarına bırakmamalıyız.”
Boşanma sonrasında da anne ve babaların ebeveynlik sorumluluklarının devam ettiğini hatırlatan Gürlek, velayet ve kişisel ilişki kurulmasına ilişkin bütün uygulamalarda çocukların üstün yararının öncelikli olması gerektiğini söyledi.
ÇEKİŞMELİ BOŞANMALARDA DANIŞMANLIK DESTEĞİ GÜÇLENDİRİLECEK
Aile hukukunda geliştirilmesi hedeflenen hizmet modelinin ayrıntılarına da değinen Bakan Gürlek, boşanma sürecinde yaşanan çatışmaların azaltılması için aile ve ebeveyn danışmanlığının daha etkin kullanılmasını amaçladıklarını açıkladı.
Bu kapsamda, tarafların sağlıklı iletişim kurmalarının desteklenmesi, çocukların yaşadıkları süreçten daha az etkilenmesi ve velayet anlaşmazlıklarının yeni sorunlara dönüşmesinin önlenmesi hedefleniyor.
Danışmanlık hizmetlerinin mahkemelerin görevini üstlenmeyeceğini belirten Gürlek, uygulamanın bireylerin kararlarına müdahale etmek yerine haklarını ve tercihlerini gözeten tamamlayıcı bir destek mekanizması olacağını ifade etti.
Gürlek’e göre bu yaklaşım, boşanma sonrasında mahkeme kararlarının uygulanmasında yaşanan güçlüklerin azaltılmasına ve aynı aile bireyleri arasında yeni davaların ortaya çıkmasının önlenmesine de katkı sağlayabilecek.
81 İLDE 185 MÜDÜRLÜK HİZMET VERİYOR
Adli süreçlerde desteğe ihtiyaç duyan vatandaşlara yönelik mevcut kurumsal yapıyı da değerlendiren Gürlek, 2019 yılından bu yana faaliyet gösteren Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüklerinin sayısının ülke genelinde 185’e ulaştığını bildirdi.
81 ilde faaliyet gösteren müdürlükler aracılığıyla özellikle hassas durumdaki bireylerin adli süreçlerdeki ihtiyaçlarının belirlenmesi, uzman desteğine erişimlerinin kolaylaştırılması ve uygun hizmetlere yönlendirilmeleri amaçlanıyor.
Bakan Gürlek, bu kurumsal birikimin aile danışmanlığı çalışmalarıyla desteklenmesinin daha kapsamlı ve erişilebilir bir adalet hizmeti oluşturulmasına katkı sağlayacağını belirtti.
AİLE HUKUKUNDA YALNIZCA MAHKEME KARARI YETERLİ DEĞİL
Konuşmasında aile kurumunun toplumsal önemine de değinen Gürlek, Anayasa’nın 41’inci maddesinin aileyi, anneyi ve çocukları koruma konusunda devlete sorumluluk yüklediğini hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 15 Mayıs 2024 tarihinde yayımlanan Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Genelgesi doğrultusunda çalışmalar yürütüldüğünü belirten Gürlek, aile hukukunda koruyucu, önleyici ve destekleyici uygulamaların birlikte geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Mahkeme kararlarının hukuki anlaşmazlıkları sona erdirebilmesine rağmen aile bireylerinin yaşadığı sosyal ve psikolojik sorunların devam edebileceğine işaret eden Gürlek, adalet hizmetlerinin insan hayatındaki sonuçlarının da dikkate alınmasının önemini vurguladı.
HEDEF: DAHA AZ ÇATIŞMA, DAHA GÜÇLÜ AİLE DANIŞMANLIĞI
Ankara’daki çalıştayda, çekişmeli boşanma süreçlerinde uygulanan danışmanlık hizmetlerinin mevcut durumu, ihtiyaçlar ve kurumlar arasında geliştirilebilecek iş birliği alanları gündeme taşındı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, aile danışmanlığı hizmetlerinin geliştirilmesiyle çocukların korunmasının, ebeveynlik sorumluluklarının daha sağlıklı sürdürülmesinin ve yargı sistemindeki iş yükünün hafifletilmesinin amaçlandığını belirtti.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş başta olmak üzere çalıştaya katkı sunan kurum temsilcilerine, yargı mensuplarına ve uzmanlara teşekkür eden Gürlek, yürütülecek çalışmaların aile hukukunda daha etkin ve insan odaklı uygulamaların geliştirilmesine katkı sağlamasını beklediklerini ifade etti.