Kırklareli'nin Vize ilçesine bağlı Kömürköy'de arıcılık yapan Ekkazan Arıcılık işletmesinin sahibi Erden Ekkazan, Marmara Haber'e meşe balı üretiminin inceliklerini, bölgenin kendine özgü arı ırkını ve doğal üretim yöntemlerini anlattı.

2013 yılında başladığı arıcılıkta meşe balı üreten Ekkazan, üretimini 150 kovanla sürdürüyor. Arılarını farklı bölgelere taşımadan, Kömürköy'ün orman ekosistemi içerisinde sabit arıcılık yaptığını belirten Ekkazan, meşe balının üretim miktarının doğa koşullarına bağlı olduğunu vurguladı.

MEŞE BALINI ÖZEL KILAN NE?
Meşe balı, çiçeklerden toplanan nektar yerine meşe ağaçlarıyla ilişkili bitkisel salgılardan elde edilen bir salgı balı olmasıyla diğer birçok bal türünden ayrılıyor. Koyu, kırmızıya çalan rengi, yoğun kıvamı, kolay kristalleşmemesi ve pekmezi andıran aroması, Kırklareli Meşe Balı'nın ayırt edici özellikleri arasında yer alıyor.

Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından 12 Şubat 2021 tarihinde 674 tescil numarasıyla coğrafi işaret olarak kaydedilen Kırklareli Meşe Balı'nın üretim sınırları içerisinde Vize ilçesi de bulunuyor.

Meşe balının üretiminin iklim koşullarına bağlı olduğunu anlatan Ekkazan, bölgenin değişken hava şartlarının balın karakteristik özelliklerini etkilediğini belirterek şöyle konuştu:

“Meşe balında en büyük sıkıntı, ne zaman ve ne kadar üretim yapılacağını önceden bilememeniz. Geçen yıl verim düşüktü, bu yıl nispeten daha iyi. Ben 2013 yılından beri burada sabit arıcılık yapıyorum. Arılarımı başka bölgelere götürmüyorum. Kömürköy'ün doğal koşullarında üretim yapıyorum.”

“BALLARIMIZI HER YIL ÜNİVERSİTEDE ANALİZ ETTİRİYORUZ”
Üretim sürecinde kalite kontrolüne önem verdiğini ifade eden Ekkazan, ballarını her yıl Kırklareli Üniversitesinde analiz ettirdiğini söyledi.

2013 yılından bu yana yalnızca meşe balına odaklandığını belirten üretici, analizlerde olumlu sonuçlar aldığını ve ürünlerinde katkı maddesi ile ilave şeker tespit edilmediğini dile getirdi.

“Her yıl ballarımızın üniversite analizleri yapılıyor. Elde ettiğimiz değerler oldukça iyi. Bizim için önemli olan yalnızca bal üretmek değil, ürettiğimiz balın niteliğini de bilimsel analizlerle takip etmek.”

ARILARA ŞEKER VERİLMESİ BALIN KALİTESİNİ ETKİLİYOR MU?
Arıcılıkta en fazla yanlış anlaşılan konulardan birinin arıların ilkbaharda beslenmesi olduğunu belirten Ekkazan, kovanın kuluçkalık ve ballık bölümleri arasındaki farkı anlattı.

Kıştan çıkan arı kolonilerinin gelişebilmesi için bazı dönemlerde destek beslemesine ihtiyaç duyduğunu ifade eden Ekkazan, şubat ayının ortasından mart ayının sonuna kadar uygulanan beslemenin arıların yavru yetiştirmesine yardımcı olduğunu söyledi.

“Arı kıştan çıktığında nüfusunu artırmak zorunda. Bunun için enerjiye ihtiyaç duyuyor. Biz de belirli dönemlerde destek beslemesi yapıyoruz. Ancak burada önemli bir ayrım var. Kuluçkalık, arının geliştiği bölümdür. Bal hasadını ise üstteki ballık bölümünden yapıyoruz. Kuluçkalıktan bal almıyoruz.”

Ekkazan, destek beslemesi ile bal hasadı arasındaki sürecin doğru yönetilmesinin önemli olduğunu vurguladı. Bununla birlikte balın ilave şeker içerip içermediğinin yalnızca kovan bölümlerine bakılarak belirlenemeyeceği, analizlerle değerlendirilmesi gerektiği biliniyor.

KORUMA ALTINDAKİ TRAKYA ARISIYLA ÜRETİM YAPIYOR
Ekkazan'ın üretiminde dikkat çeken bir diğer unsur ise bölgenin iklim koşullarına uyum sağlamış Trakya arısı.
Kırklareli'nin yaz ve kış ayları arasında belirgin sıcaklık farklılıkları bulunduğunu anlatan Ekkazan, bu arıların mevsimsel değişimlere uyum sağlayabildiğini, sakin yapıları ve düşük oğul verme eğilimleriyle üreticilere avantaj sunduğunu belirtti.

“Biz tescilli ve koruma altındaki Trakya arısıyla çalışıyoruz. Bu arı kışa girerken koloni nüfusunu azaltıyor, ilkbaharda polen kaynakları artınca hızlı şekilde gelişiyor. Bölgenin iklimine uyumlu olması bizim için çok önemli.”

Kırklareli'nin Merkez, Kofçaz, Demirköy, Vize ve Pınarhisar ilçelerini kapsayan alanda Trakya arısının gen kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmalar yürütülüyor. Trakya arısı ekotipi 2020 yılında resmî olarak tescil edildi.

Ekkazan, Ege Üniversitesi bağlantılı olarak yürütüldüğünü belirttiği gen kaynaklarını koruma çalışmalarına da katıldığını ifade ederek yerel arı popülasyonunun korunmasının bölge arıcılığının geleceği açısından önemli olduğunu söyledi.

DÖRT ÖZEL KOVANDA ARILARIN YAŞAMI CAMDAN İZLENEBİLİYOR
Tesiste bulunan dört özel kovanın da dikkat çekici özellikler taşıdığını anlatan Ekkazan, bu kovanlarda bal üretimine müdahalenin en düşük düzeyde tutulduğunu söyledi. Özel cam bölümleri sayesinde arıların kovan içerisindeki hareketlerinin gözlemlenebildiğini belirten Ekkazan, buralardan elde edilen balın sınırlı miktarda üretildiğini ve özel müşterilere sunulduğunu ifade etti.
Arıların yaşam döngüsüne ilişkin bilgiler de paylaşan Ekkazan, işçi arıların yaşam sürelerinin mevsimlere göre değiştiğine dikkat çekti.

“Arılar yazın çok yoğun çalışıyor. Kışın ise hareketleri azalıyor. Daha az enerji harcadıkları için kışı geçirebilecek kadar uzun yaşayabiliyorlar. Doğada gerçekten hayranlık uyandıran bir düzen var.”
Polenin arı kolonileri için temel besin kaynaklarından biri olduğunu vurgulayan Ekkazan, özellikle ilkbaharda yavru gelişimi ve koloni nüfusunun artmasında polenin belirleyici rol oynadığını anlattı.

“ARILARIMIZDA VARROA İLE MÜCADELEYİ BİRLİKTE YAPIYORUZ”
Kömürköy'deki arıcılar arasında dayanışma bulunduğunu söyleyen Ekkazan, arı kolonilerine zarar veren varroa parazitiyle mücadelede ortak hareket ettiklerini belirtti.
“Arkadaşlarla bir araya gelip mücadele zamanına karar veriyoruz. Bir iki gün içerisinde herkes uygulamasını yapıyor. Bu konuda birlikte hareket etmek çok önemli.”
Arılarında sentetik kimyasal ilaç kullanmadığını belirten Ekkazan, varroa mücadelesinde oksalik asit uyguladığını söyledi. Oksalik asidin de kimyasal bir madde olduğu, ancak arıcılıkta kullanılan organik asitlerden biri olduğu biliniyor.

İlk uygulamayı bal hasadının ardından yaptığını anlatan Ekkazan, ikinci uygulamayı ise aralık ayının sonu ile ocak ayının başı arasında, kovandaki yavru miktarının en düşük olduğu dönemde gerçekleştirdiğini kaydetti.
“BALIN DEĞERİNİ HASTALANMADAN ÖNCE BİLMELİYİZ”
Meşe balının yüksek antioksidan kapasitesine dikkat çeken Ekkazan, bal tüketiminin yalnızca hastalık dönemleriyle sınırlandırılmaması gerektiğini savundu.
“Bizde genellikle boğazımız ağrıdığında bal aklımıza geliyor. Oysa balı yalnızca hasta olduğumuzda değil, düzenli beslenmemizin bir parçası olarak tüketmeliyiz.”

Kırklareli Meşe Balı'nın antioksidan kapasitesinin yüksek olması, resmî coğrafi işaret tanımında da yer alıyor. Ancak bu özellik, balın kanser veya akciğer hastalıklarını tedavi ettiği ya da düzenli tüketiminin hastalıkları önlediği anlamına gelmiyor.
İKİ KOVANLA BAŞLADI, 150 KOVANA ULAŞTI
Arıcılığa tesadüfen başladığını anlatan Ekkazan, bir arıcılık kursuna katılmasının ardından iki kovan alarak üretime adım attığını söyledi.
Zaman içerisinde arıcılığı bir yaşam biçimi haline getirdiğini belirten Ekkazan, mesleğine olan bağlılığını şu sözlerle anlattı:
“Bir kursa gittim, iki kovanla başladım. Sonra arıcılığa öyle bir bağlandım ki bırakamadım. Ben hep söylüyorum; arıcılık tedavisi olmayan bir hastalıktır. Bir kere başlayan insan kolay kolay vazgeçemez.”
Meşe balını tanıdıkça bu alanda uzmanlaşmaya karar verdiğini ifade eden Ekkazan, 2013 yılından itibaren üretimini tamamen meşe balına yönlendirdiğini belirtti.

KÖMÜRKÖY'DEN TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR YANINA
Kömürköy'de üretilen balı Türkiye'nin farklı illerine gönderdiğini belirten Ekkazan, Çerkezköy, Kapaklı, Çorlu ve Kömürköy çevresindeki müşterilerine ise elden teslimat yaptığını söyledi.
Ürünlerini internet üzerinden de satışa sunduğunu ifade eden Ekkazan, kargo dahil 1.600 liradan gönderim yaptığını aktardı. Belirtilen fiyatın hangi ambalaj ağırlığı için geçerli olduğu ise röportajda netleşmedi.

“HEDEFİM KIRKLARELİ MEŞE BALINI DÜNYAYA TANITMAK”
Meşe balı üretimini yalnızca ticari faaliyet olarak görmediğini vurgulayan Ekkazan, asıl hedefinin Kırklareli'nin doğal zenginliklerini ve coğrafi işaretli ürününü daha geniş kitlelere ulaştırmak olduğunu söyledi.
“Ben bu işi çok para kazanmak için yapmıyorum. Meşe balını tanıdıkça ne kadar değerli bir ürün olduğunu gördüm. İnsanların da bu balı tanımasını istiyorum. Benim en büyük amacım Kırklareli'nin coğrafi işaretli meşe balını bütün dünyaya tanıtmak.”
Istranca ormanlarının zengin bitki örtüsü, bölgeye uyum sağlamış arı popülasyonu ve kendine özgü iklim koşullarıyla Kömürköy, Kırklareli'nin meşe balı üretiminde önemli yerleşimlerinden biri olmayı sürdürüyor.




