Kahramanmaraş'ta 26 Mayıs 2021 tarihinde yenidoğan yoğun bakım ünitesinde yaşanan ve güvenlik kamerası görüntülerinin ortaya çıkmasıyla Türkiye'nin gündemine oturan bebeğe şiddet olayında yeni bir gelişme yaşandı. Hemşirenin müdahalesi sonrasında engelli kaldığı ileri sürülen çocuğun sağlık durumuyla ilgili incelemesini tamamlayan Adli Tıp Üst Kurulu, hazırladığı raporu mahkemeye sundu.

Rapor3

Raporda, bebeğin fiziksel şiddete maruz kaldığı ve sol bacağında kırık oluştuğu yönünde değerlendirmelere yer verilirken, kalıcı nörolojik rahatsızlıkların doğrudan bu şiddetten kaynaklandığını gösteren yeterli tıbbi kanıt bulunmadığı belirtildi.

45 UZMAN ŞİDDETİ DEĞERLENDİRDİ, ENGELLE BAĞ KURAMADI

Adli Tıp Üst Kurulu'nun oy birliğiyle hazırladığı raporda, hemşirenin bakım sırasında bebeği sarstığı, başına ve yüzüne tekrarlayan darbeler uyguladığı ifade edildi.

Ancak olay tarihine ait beyin MR görüntüsünün bulunmadığı, yapılan ultrason incelemelerinde kafa içinde patolojik bulguya rastlanmadığı, kafatası kırığı, kafa içi kanama veya yaygın sinir lifi hasarını ortaya koyan tıbbi delillerin tespit edilemediği kaydedildi.

Rapor2

Kurul, çocuğun sonraki süreçte ortaya çıkan ağır nörolojik sorunlarının prematüre doğum ve anne karnındaki gelişim geriliğiyle ilişkili olduğu görüşüne vardı.

BACAĞINI KIRDIĞI TESPİT EDİLDİ

Raporda dikkat çeken en önemli değerlendirmelerden biri ise bebeğin sol bacağında meydana gelen kırıkla ilgili oldu.

Hemşirenin 26 Mayıs 2021 tarihindeki müdahalesinin bebeğin sol uyluk kemiğinde kırığa neden olduğu yönünde görüş bildirildi.

Rapor1

Söz konusu yaralanmanın basit tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek ağırlıkta olduğu ve kemik kırığının çocuğun hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkilediği belirtildi.

Buna karşılık kurul, yaralanmanın doğrudan yaşamı tehlikeye sokan bir durum oluşturmadığı sonucuna ulaştı.

BABADAN TEPKİ: “BU NASIL BİR RAPOR?”

Hazırlanan rapor, bebeğin ailesinin sert tepkisine neden oldu.

Baba Abdullah Bozoklar, kızına uygulanan şiddetin ve bacağındaki kırığın kabul edilmesine rağmen nörolojik rahatsızlıklarıyla olay arasında bağlantı kurulamayışına itiraz etti.

Şiddet olayından önce kızına herhangi bir nörolojik hastalık teşhisi konulmadığını savunan Bozoklar, raporun çocuğunun yaşadığı sağlık sorunlarını erken doğuma bağlamasını eleştirdi.

Edirne'de Muhtarlar Günü'nde anlamlı buluşma
Edirne'de Muhtarlar Günü'nde anlamlı buluşma
İçeriği Görüntüle

Baba Bozoklar, raporda bebeğin sarsıldığının, darbelere maruz kaldığının ve bacağının kırıldığının belirtildiğini hatırlatarak, bütün bunlara rağmen nörolojik rahatsızlıklarla bağlantı kurulamamasını kabul edilemez bulduğunu söyledi.

ANNEDEN ÇARPICI SORU: “BEBEĞİM Mİ MR İSTEMELİYDİ?”

Anne Sema Bozoklar ise olay tarihinde beyin MR'ı çekilmemiş olmasının raporda önemli bir gerekçe olarak yer almasına tepki gösterdi.

Çocuğunun maruz kaldığı şiddetin sonuçlarının yeterince araştırılmadığını savunan anne, olayın yaşandığı dönemde gerekli tıbbi incelemelerin neden yapılmadığının sorgulanmasını istedi.

Bozoklar, “Bu çocuk mu demeliydi, 'Bana MR çekin' diye?” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

Anne, incelemelerin yalnızca çocuğun mevcut sağlık durumuyla sınırlı kalmaması gerektiğini, olay sonrasında gerekli tetkiklerin yapılmamasında sorumluluğu bulunabilecek kişilerin de araştırılmasını istedi.

ŞİDDETİN TESPİTİ İLE KALICI ENGELİN NEDENİ AYRI DEĞERLENDİRİLDİ

Adli Tıp Üst Kurulu'nun raporunda iki ayrı tıbbi değerlendirme öne çıktı. İlkinde, hemşirenin uyguladığı fiziksel müdahalenin bebeğin bacağında ağır nitelikte kırığa yol açtığı görüşüne varıldı.

İkincisinde ise çocuğun kalıcı nörolojik sorunlarının aynı müdahalelerden kaynaklandığını ortaya koyan yeterli tıbbi delil bulunmadığı belirtildi.

Bu değerlendirme, bebeğin şiddete maruz kalmadığı anlamına gelmezken, kalıcı engelin nedenine ilişkin tartışmayı da sona erdirmedi.

GÖZLER MAHKEMENİN VERECEĞİ KARARDA

Türkiye genelinde büyük tepki çeken olayda hazırlanan son rapor, yargılama sürecinde önemli bir delil olarak mahkemenin değerlendirmesine sunuldu.

Ailenin itirazları ve raporda yer alan tıbbi bulguların nasıl değerlendirileceği ise yargı sürecinde netleşecek.

Henüz 5 günlükken şiddete maruz kalan bebeğin dosyasında şimdi yanıt bekleyen soru şu: Şiddet sonrası gerekli tıbbi incelemeler neden yapılmadı ve bu eksikliğin sorumluluğu kimde?

Muhabir: Nusret Odabaş