Uzmanlar uyarıyor: "Bu araçlar artık maalesef günümüzde sadece ulaşım sağlamıyor. Bunların kameraları var, mikrofonları var, lidar sistemleri var, GPS var ve farklı sensörler vasıtasıyla çevrelerinden sürekli veri toplayabiliyorlar."
ÖZELLİKLE YAZILIMI YURT DIŞINDA GELİŞTİRİLEN ARAÇLAR RİSKLİ
Özellikle yazılımı yurt dışında geliştirilen bu araçlar, uzaktan kontrol edilerek casusluk ve veri sızıntısı riskini en üst seviyeye çıkarıyor.
Uzmanların sorduğu kritik soru şu: "Burada sorgulamamız gereken nokta şu. Bu veriler nerede işleniyor. Hangi sunuculara aktarılıyor. Kimlerin erişimine açık oluyor."
İçerisine yerleştirilen mikrofon, kamera ve sensörle araç içindeki konuşmalar ve konum bilgisi anında "merkeze" iletiliyor. Araçta kullanılan cep telefonları sistemle entegre olduğu için de tüm veriler yabancı istihbarat servislerinin eline geçebiliyor.

İSRAİL'İN CAR-INT RAPORU VE TÜRKİYE DETAYI
Şubat ayında İsrailli Haaretz gazetesinin yayınladığı rapor tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi. Rapora göre İsrail, CAR-INT dediğimiz araç istihbaratını elinde tutuyor, Multimedya araçlara sızıyor ve bu sayede kişisel verileri, konum ve lokasyon bilgilerini alarak istihbari bilgi topluyor.
Bu durum, TUSAŞ Motor Sanayii Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit'in açıklamalarıyla da savunma sanayi tesislerinde riskin ne kadar ciddiye alındığını ortaya koydu.
TÜRK SAVUNMA DEVLERİ KAPIYI KAPATTI
Söz konusu casusluk olaylarına karşı tüm ülkeler alarm durumuna geçerken Türkiye'de de kritik savunma kuruluşlarının kampüslerine girişleri kısıtlandı.
TUSAŞ Motor Sanayii Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit, "Aselsan, Roketsan, Havelsan ve TEI olarak yabancı elektrikli arabaları artık kampüsün içine sokmuyoruz. Çünkü çok fazla sensör var, kamera, bilmem ne, haritasını çıkarıyor ve kontrolü bizde değil. Yerlilere izin veriyoruz. Yazılımı da kontrolü de bizde" dedi.

BİYOMETRİK VERİLER BİLE TEHLİKEDE
Uzmanlar: "Konum bilgileri, yol görüntüleri kampüsün içerisine soktuğunuzda çevredeki insanların yapıları, kimlerle olduğu düşünün. Şimdi bu kayıtlar bir araya geldiğinde stratejik tesisler haritalandırılmış olacak. Giriş çıkışları belli olacak. Burada özellikle kritik rollerde görev yapan mühendislerin yüzünün de biyometrik verilerinin ele geçirilerek toplanarak yarın öbür gün bir suikast noktasında bizi tehdit eden bir olaya dönüşebilir" uyarısında bulundu.




