GÖZLE GÖRÜLMÜYOR, AMA YER AYAĞIMIZIN ALTINDAN KAYIYOR
Trakya'da deprem olmadı. Sel olmadı. Toprak yarılmadı.
Ama zemin, her yıl sessizce 1 santimetre çöküyor.
1 santimetre kulağa küçük geliyor. 10 yılda 10 santimetre demek. 30 yılda 30 santimetre demek. Bir binanın temelinde, bir yolun kotunda, bir kanalizasyon hattında 30 santimetre, felaketin ta kendisi demek.
Bu bir iddia değil. Bu, uydunun ölçtüğü rakam.

UYDU NE ÖLÇTÜ? YILDA 10 MİLİMETREYE KADAR ÇÖKME
Avrupa Uzay Ajansı'na ait Sentinel-1 uydusunun 2014 ile 2020 yılları arasındaki radar verileriyle yapılan InSAR zaman serisi analizinde, Trakya'da yaklaşık 110 kilometreye 60 kilometrelik geniş bir alanda zemin çökmesi tespit edildi.
Çökme hızı, en hızlı noktalarda yılda 10 milimetreye kadar ulaştı. Yani yılda 1 santimetre.
Bu çalışma, TÜBİTAK'ın yayımladığı Turkish Journal of Earth Sciences dergisinde 2023 yılında yayımlandı.
Çalışmada çökmenin, Trakya Havzası'ndaki doğalgaz rezervuarlarındaki üretim faaliyetleriyle güçlü bir ilişki gösterdiği belirtildi. Aynı dönemde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu verilerindeki doğalgaz üretim değişimiyle, uydu ölçümlerindeki çökme zaman serisi arasında güçlü bir korelasyon tespit edildi.
Yani zemin boşuna çökmüyor. Altındaki rezervuarda hacim kaybı yaşanıyor, üstteki tortul tabaka sıkışıyor, yüzey aşağı iniyor.

NEDEN ÖNEMLİ? KUZEY ANADOLU FAYI'NIN HEMEN YANINDA
Aynı çalışma, bu hacim kaybının Marmara Denizi altındaki Kuzey Anadolu Fayı üzerindeki Coulomb gerilme değişiminin çok küçük olduğunu, fayın gerilme durumunu bozacak düzeyde olmadığını da kaydetti.
Ama aynı çalışma, bir uyarıyı da net koydu: Bu büyük ölçekli çökme, özellikle Marmara Sismik Boşluğu'nda büyük bir deprem olması durumunda, altyapı, yerleşim ve mühendislik yapıları için tehlike değerlendirmesinde dikkate alınmalıdır.
Çünkü çöken zeminin üstünde ev var, okul var, fabrika var, yol var, köprü var.

YERALTI SUYU 46 YILDA 70 METRE DÜŞTÜ
Trakya'nın çöküşü sadece doğalgazla açıklanmıyor. İkinci büyük neden su.
Devlet Su İşleri verilerine dayanan çalışmalarda, Ergene Havzası'nda son 30-35 yılda yeraltı suyu seviyesinin yılda ortalama 0,2 metre ile 1,6 metre arasında düştüğü kaydedildi.
Ergene Havzası'ndaki Kumlu Kompleks akiferinde ise tablo daha ağır: 1970'lerden bu yana yeraltı suyu seviyesinde 46 yılda 70 metreye varan düşüş yaşandığı tespit edildi.
Bu, yılda ortalama 1,5 metreye yakın düşüş demek. Su çekildikçe, zemini taşıyan basınç da düşüyor. Boşalan gözenekler sıkışıyor, zemin oturuyor.

TESKİ: BAZI KUYULARDA 60 METRE DÜŞÜŞ VAR
Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi'nin çalışmasında da aynı tablo var.
TESKİ verilerine göre, sanayinin yoğun olduğu yerlerde yeraltı suyu seviyesinde 20 metre ile 60 metre arasında düşüş görüldü.
Ergene'de 1990'lı yıllarda başlayan düşüş 25 metreye ulaştı. Çerkezköy ve Muratlı'da düşüş 60 metreye ulaştı. Çerkezköy'de bir kuyuda yeraltı suyu seviyesi 1990 yılında eksi 45 metre iken, daha sonra eksi 105 metre olarak ölçüldü. Sanayinin yoğun olmadığı Saray çevresinde ise düşüş 20 metre civarında kaldı.
Yani nerede çekim fazlaysa, düşüş de orada fazla.

ÇEKİLEN SU, BESLENEN SUDAN FAZLA
Ergene Havzası'nda yapılan bilimsel çalışmalarda, toplam çekim miktarının yıllık beslenmeden fazla olduğu tespit edildi.
Bir çalışmada, akiferin yıllık ortalama rezervi 340 milyon metreküp, toplam yıllık boşalımı 460 milyon metreküp, yıllık beslenmesi ise 123 milyon metreküp olarak hesaplandı. Yani sistem, beslendiğinden çok daha fazlasını veriyor.
Bu, sürdürülebilir değil demek. Kasa, her yıl eksiye düşüyor.
DSİ'nin Ergene Havzası Koruma Eylem Planı değerlendirmesinde de, DSİ tarafından havzada 1.179 su kuyusu açıldığı, kurak geçen son yıllarda sanayi ve nüfus baskısıyla yeraltı suyu seviyesinin düştüğü kaydedildi.

TRAKYA NEDEN BU KADAR SU ÇEKİYOR?
Çünkü Trakya hem sanayi hem tarım şehri.
Ergene Havzası, Türkiye'nin önemli sanayi ve tarım üretim merkezlerinden biri. Evsel su, sulama suyu ve sanayi proses suyu büyük ölçüde yeraltı suyundan karşılanıyor.
Yüzey suyu kirli olduğu için kullanılamıyor, herkes kuyuya yöneliyor. Kuyu derinleştikçe, su daha derinden çekiliyor. Su daha derinden çekildikçe, zemin daha fazla oturuyor.
Bu bir kısır döngü.

ÇÖKMEYİ KİM ÖLÇÜYOR, KİM AÇIKLIYOR?
İşte asıl soru bu.
Uydu verisi var. DSİ verisi var. TESKİ verisi var. Bilimsel çalışma var.
Ama Trakya'da hangi mahalle yılda ne kadar çöküyor, hangi bina risk altında, hangi yolun kotu bozuldu, hangi altyapı hattı geriliyor, bunun halka açık, mahalle mahalle bir haritası yok.
Vatandaş, evinin altındaki zeminin yılda 1 santimetre çöktüğünü bilmiyor. Bilse de ne yapacağını bilmiyor.
Çünkü çökme, deprem gibi bir anda olmuyor. Sessiz oluyor. O yüzden kimse konuşmuyor.

NE OLMALI? 4 MADDELİK ACİL LİSTE
1. Trakya için halka açık zemin çökme haritası çıkarılmalı. Uydu ölçümleri her yıl güncellenmeli, mahalle mahalle yayımlanmalı.
2. Yeraltı suyu çekimi gerçek zamanlı denetlenmeli. Kaçak ve kontrolsüz kuyular kapatılmalı, çekim kotası beslenmeyi geçmemeli.
3. Yeni sanayi ve konut izinlerinde zemin çökme riski zorunlu hale getirilmeli. Çöken zemine aynı yoğunlukla bina yapılmamalı.
4. Yüzey suyu temizlenip yeniden kullanıma alınmalı. Herkes yeraltı suyuna yüklenmek zorunda kalmamalı.
SON SÖZ: 1 CM, YARIN 1 METRE OLMADAN
Bugün 1 santimetre. Yarın 10 santimetre. 30 yıl sonra 30 santimetre.
Trakya çöküyor. Uydu görüyor. DSİ görüyor. TESKİ görüyor. Bilim görüyor.
Görmeyen tek şey, bu sessizliği bozacak bir karar.
KAYNAK NOTU:
Kaynak: Avrupa Uzay Ajansı Sentinel-1 InSAR ölçümleri 2014-2020
Kaynak: TÜBİTAK Turkish Journal of Earth Sciences 2023 çalışması
Kaynak: Devlet Su İşleri Ergene Havzası verileri
Kaynak: Tekirdağ Su ve Kanalizasyon İdaresi Tekirdağ su yönetimi çalışması
Kaynak: Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu doğalgaz üretim verileri



