Bahçeli'den fon soruşturmasına sert mesaj! Kim yaptıysa hesabını verecek
Bahçeli'den fon soruşturmasına sert mesaj! Kim yaptıysa hesabını verecek
İçeriği Görüntüle

İç ve dış şer güçler bir maraza çıkarmazsa inşallah bu süreç sona erecek ve ülkemiz kırk senedir emperyalist güçler tarafından başımıza bela edilen PKK teröründen kurtulacak.

Neden iç ve dış güçler dedim?

Dıştaki güçler Türkiye'nin terörden kurtulmasını istemeyen ve kandan geçinen emperyalistlerdir. Bunları örnek olarak başta yıllardır PKK'yı besleyen ve silah veren sözde müttefikimiz ABD olmak üzere, İngiltere, Almanya, İsrail ve bilumum Türk düşmanlarını gösterebiliriz.
Ne yazık ki bir de iç güçler var ve bunların dış güçlere parayla ajanlık yapanları hariç kahır ekseriyeti ne istediklerini bilmeyen kesimler oluşturuyor. Çoğu çıkan çerçeve yasayı okumadan sadece muhalefet etmek için sloganik cümlelere sarılıyor ve ne yazık ki şehit ve gazi yakınlarını bu hususta istismar etmekten çekinmiyorlar.
Önce PKK’nın ve sonra Suriye'de SDG'nin kendini feshederek terör eylemlerine son vermesi karşılığında Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin atacağı adımlara yönelik eleştirileri ne yazık ki insafsızca sürüyor.
Muhalif kanallara sık sık çıkarılan ve kimler tarafından yönlendirildikleri belli olan bazı Televizyon yorumcuları ise PKK’nın kırk senedir süren ve her türlü mücadeleye rağmen bir türlü bitirilemeyen kanlı geçmişini hatırlatarak ‘PKK'nın yaptıklarını unutacak mıyız? Bunlar aramıza mı karışacak!, şehitlerin ruhu rencide olmayacak mı?" diye yüksek sesle bağırıp duruyorlar.
Sanki bağırmakla neyi örtecekler? Bağırmanın ve slogan atmanın ötesinde bir çözüm alternatifleri ise maalesef yok. İsteklerinin tek gayesi görünüyor; terör bitmesin, yeni şehitler gelsin, yeni şehit anaları oluşsun ve sonsuza kadar bu iç çatışma sürsün. Ülkemiz gelir kaynaklarının yarısını teröre harcasın.
Kırk senedir süren terör eylemlerinde polis, asker, öğretmen ve korucu olmak üzere sekiz bin şehit verdik. 40 bine yakın Türk ve Kürt vatandaşlarımız teröre kurban gitti. Terörle mücadelede 2 trilyon dolara yakın para harcadığımızı yetkililerimiz söylüyor.
"Barış olursa bunlar PKKlıların yanına kar kalır. Böyle mi olsun, yanlarına kar mı kalsın?" diyenler önümüzdeki 40 yılda bir bu kadar insanımızı daha mı kaybedelim istiyor?
PKK ve SDG terör örgütü olduklarını kabullenerek silah bırakıyor, devletimiz de, "Gerçekten samimi olarak silah bırakırsan ben de sana bazı şartlar oluştururum" diyor. Ancak şimdiye kadar şehitler ve gaziler üzerinden kendine alan açan istismarcılar bunu bir türlü içlerine sindiremeyerek bağırıp duruyorlar. Bu çevreler illa da her gün al bayrağa sarılı yeni tabutlar gelmesini mi istiyorlar? Ya da şehit analarının sayısının katlanarak artmasından mutlu mu oluyorlar?
Terörsüz Türkiye Projesine karşı çıkanların ne istediklerine veya terör belasından nasıl kurtulacağımıza dair en ufak bir fikirleri yok.
Savaş yıkım demektir ve hiçbir savaş sonsuza kadar sürmez. Terörün her türlü çilesini çekmiş biri olarak en kötü barışın, en iyi savaştan iyi olduğuna inancım tamdır.
31 Aralık 2024 tarihinde
“Silahlar ya gömülecek ya da silah tutanlar gömülecektir.
Yurt içinde ve yurt dışında elinde silahla gezen hiçbir caniye ve terör örgütüne müsamaha yoktur.” diyen MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin bu husustaki cesur girişimini de Türk devlet aklının harekete geçmesi olarak değerlendiriyor ve tebrik ediyorum. Sayın Erdoğan ve Bahçeli'nin terörü bitiren iki etkili lider olarak tarihe damgalarını vurdukları da üstü örtülemez bir gerçektir.
Terörsüz Türkiye Projesi ile sadece 86 milyon Türkiye değil, Balkanlarda, Afrika'da, Kafkaslarda, Ortadoğu da milyonlarca insan da kazanmıştır. Bu coğrafyalarda yaşayan insanlar Türkiye'yi bir ümit kapısı olarak görmeye başlamışlardır.

'Terörsüz Türkiye' sürecinin başladığı günden beri felaket tellalı gibi davrananlar ise geldikleri noktada artık yanlış yaptıklarını anlayıp pişmanlık izhar etmelilerdir.

Terörsüz Türkiye'nin Faydaları

“Terörsüz Türkiye” projesi, yalnızca güvenlik açısından değil; ekonomik, sosyal, kültürel ve uluslararası boyutlarda da ülkeye büyük kazanımlar sağlayacağı açıktır. Bunu görmemek için ya cahil ya da hain olmak gerekir. Terörsüz Türkiye Projensinin Türkiye’ye kazandıracağı temel faydaları şöyle sıralayabiliriz:

1- Güvenlik ve Huzur:

Terör tehdidinin ortadan kalkmasıyla vatandaşların günlük yaşamda güven duygusu artar. Şehirler ve kırsal bölgeler daha huzurlu hale gelir, toplumsal barış güçlenir. Devletin güvenlik harcamaları azalır, kaynaklar daha verimli alanlara yönlendirilir.

2- Ekonomik Kalkınma:

Terör olmayınca yatırımcıların güveni artar, doğrudan yabancı yatırımlar ülkeye daha kolay gelir. Turizm sektörü canlanır; Türkiye’nin doğal ve kültürel zenginlikleri daha geniş kitlelere açılır. Tarım ve sanayi bölgelerinde üretim kesintisiz devam eder ve böylelikle istihdam artar.
3- Eğitim ve Gençlik:
Terör nedeniyle eğitimden uzak kalan bölgelerde okullaşma oranı yükselir. Gençler daha özgür ve güvenli bir ortamda kendilerini geliştirme fırsatı bulur. Üniversiteler ve araştırma merkezleri uluslararası iş birliklerine daha rahat katılır.

4- Sosyal Birlik ve Dayanışma:

Terörün bitmesiyle oluşan kutuplaşma ve güvensizlik ortadan kalkar. Farklı kültürler ve topluluklar arasında daha güçlü bir dayanışma meydana gelir. Demokrasi ve hukuk devleti ilkeleri daha sağlam bir zeminde işler.

5- Uluslararası İtibar Artar:

Terörün bitmesinin ardından ülkemiz, barış ve istikrarın simgesi olarak uluslararası arenada daha güçlü bir konum kazanır. Avrupa, Orta Doğu ve Asya arasında güvenli bir köprü haline gelir. Diplomatik ilişkilerde güvenilirlik artar, bölgesel liderlik pekişir.
Netice olarak terörsüz bir Türkiye projesi yalnızca güvenlik açısından değil; ekonomik kalkınma, toplumsal barış, eğitimde fırsat eşitliği ve uluslararası saygınlık açısından da ülkenin geleceğini daha parlak hale getirecektir. Bu proje, Türkiye’nin hem içeride hem dışarıda güçlü bir aktör olmasının en önemli anahtarlarından biridir. Bu projeye karşı gelenler yukarıdaki faydaların ülkemizde yerleşmesini istemeyen kimselerden başkası değildir. Bizler, barışın ve kardeşliğin hüküm sürdüğü bir Türkiye hayaliyle yola çıkıyoruz. Terörün gölgesinden arınmış bir ülke, yalnızca güvenli bir vatan değil; aynı zamanda özgürlüğün, adaletin ve refahın da simgesidir. Terörün bitmesiyle Türk, Kürt, Laz, Çerkes, Arap ne kadar vatandaşımız varsa hepimiz aynı bayrağın gölgesinde barış içinde yaşarız.
Bizim davamız, silahların değil; kalemlerin, fikirlerin ve kardeşliğin davasıdır. Terörsüz Türkiye, yalnızca bir hayal değil; hep birlikte inşa edebileceğimiz bir gelecektir ve bu geleceğe kimsenin zarar vermesine izin verilmemelidir.

Muhabir: Aklı Selim - Selim ÇORAKLI