Saray’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 104. yıl dönümü dolayısıyla 1 Kasım Pazar günü düzenlenen kutlamalar, Büyükyoncalı Mahallesi’nde başladı. Olumsuz hava koşulları nedeniyle programın devamı Saray Atatürk Kültür Merkezi’ne alındı. Kurtuluş mücadelesinin öneminin vurgulandığı törende, Büyükyoncalı halkının işgal yıllarında yaşadığı acılar da gündeme geldi.


KURTULUŞ COŞKUSUNA PROTOKOLDEN YOĞUN KATILIM
Törene Saray Kaymakamı Refik Özsoy, Garnizon Komutan Vekili Bakım Komando Yarbay Gürler Elçi, Saray Belediye Başkanı Abdül Taşyasan, Belediye Başkan Yardımcıları Özgür Cari ve Sertaç Akgül, Kıyıköy Belediye Başkanı İsmail Özen, Muratlı Belediye Başkanı Varol Türel, Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Çetin ile siyasi partilerin ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

310 KİŞİ ESARETE GÖTÜRÜLDÜ, 158’İ GERİ DÖNEMEDİ
Programda konuşan Saray Belediye Başkanı Abdül Taşyasan, ilçenin kurtuluş tarihinin yalnızca bağımsızlık mücadelesini değil, aynı zamanda büyük bir insanlık acısını da barındırdığını söyledi. İşgal yıllarında Büyükyoncalı’da 15 yaşından büyük 310 erkeğin cami bahçesinde toplandığını ve Yunanistan’ın Milos Adası’na götürüldüğünü anlatan Taşyasan, bu kişilerden yalnızca 152’sinin memleketine dönebildiğini, 158’inin ise esaret yolunda ve adada yaşamını yitirdiğini belirtti. Taşyasan, “O 310 insan, yurtlarından koparılarak Ege Denizi’nin ötesindeki Milos Adası’na esarete götürüldü. Geride kalan analar, eşler ve çocuklar aylarca sevdiklerinin yolunu gözledi. Bu acı yalnızca esarete götürülenlerin değil, bütün bir köyün acısıydı” ifadelerini kullandı.

KURTULUŞ 1922’DE, ESARETTEN DÖNÜŞ 1923’TE
Büyükyoncalı ve Saray’ın 1 Kasım 1922’de işgalden kurtulduğunu hatırlatan Taşyasan, Milos Adası’na götürülenlerin hayatta kalanlarının ancak 1923 yılında evlerine dönebildiğine dikkat çekti. Kurtuluşun yalnızca işgalin sona ermesi anlamına gelmediğini vurgulayan Taşyasan, “Kurtuluş bazen bir bayrağın yeniden göndere çekilmesidir, bazen de yıllardır yolunu gözlediğiniz evladınızın kapıdan içeri girmesidir” sözleriyle yaşanan dramı anlattı.

“BU TOPRAKLARIN ACISINI DA SEVİNCİNİ DE UNUTMAYACAĞIZ”
Saray ve Büyükyoncalı’nın ortak bir tarihi paylaştığını belirten Taşyasan, geçmişin acılarının unutulmaması ve gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğini ifade etti. Cumhuriyet’in Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde verilen bağımsızlık mücadelesinin en büyük kazanımı olduğunu dile getiren Taşyasan, bu mirasa sahip çıkmanın çalışmak, üretmek ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmekle mümkün olacağını söyledi. Taşyasan, “Bu toprakların acısını da sevincini de unutmayacağız. Geçmişimize sahip çıkacağız. Cumhuriyet’imizi sonsuza kadar yaşatacağız. Birliğimizi, kardeşliğimizi ve dayanışmamızı daha da güçlendireceğiz” dedi.

MİLOS’TA YAŞAMINI YİTİRENLERİ ANDI
Konuşmasında Milos Adası’ndaki esaret sırasında hayatını kaybeden 158 Büyükyoncalılıyı da anan Taşyasan, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bağımsızlık mücadelesinin bütün kahramanlarına, şehitlere ve gazilere minnet duyduklarını ifade etti. Taşyasan, Büyükyoncalı’nın tarihî mirasının korunmasının önemine dikkat çekerek ilçenin her mahallesine eşit hizmet götürmek ve vatandaşların yaşam kalitesini yükseltmek için çalışmayı sürdüreceklerini kaydetti.

ÖĞRENCİLERİN GÖSTERİSİYLE SONA ERDİ
Saray’ın kurtuluşunun 104. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen program, Meslek Lisesi öğrencilerinin hazırladığı gösterinin sahnelenmesiyle sona erdi. Kurtuluş coşkusunun tarihî hatıralarla buluştuğu törende, bağımsızlık mücadelesinin gelecek nesillere aktarılmasının önemi bir kez daha vurgulandı.



