Çerkezköy’deki öğretmenler; Cumhuriyet Meydanı’nda basın açıklaması yaparak İstanbul Çekmeköy’de bulunan Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde görev yapan öğretmen Fatma Nur Çelik’in öğrencisi tarafından bıçaklanarak öldürülmesine tepki gösterdi.

“YOK SAYILAN CAN GÜVENLİĞİMİZ İÇİN TOPLANDIK”


Saat 17.30’da Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen açıklamaya eğitim sendikalarının temsilcileri ve öğretmenler katıldı. Eğitim-İş, Eğitim-Sen, Hürriyetçi Eğitim Sen ve Eğitimin Gücü Sendikası’nın ortak basın açıklamasını okuyan Eğitim-İş Çerkezköy Temsilcisi Ömer Aydemir, “2 Mart Pazartesi günü İstanbul'un Çekmeköy ilçesinde bulunan Taşdeten Borsa İstanbul Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda iki meslektaşımız ve bir öğrencimiz yaralanmış, yaralanan öğretmen arkadaşımız Fatma Nur Çelik tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirmiştir. Bir öğretmenimizi daha okulda, görevinin başında, öğrencilerinin arasında kaybettik. Eğitim yuvasında. Çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin en güvende olması gereken yerde. Bugün burada yalnızca kaybettiğimiz meslektaşımız için değil; yıllardır görmezden gelinen uyarılarımız, sistemli biçimde zedelenen mesleki itibarımız ve yok sayılan can güvenliğimiz için toplandık” dedi.

“YILLARDIR ALINMAYAN ÖNLEMLERİN SONUCUDUR”


Bu saldırının münferit olmadığını kaydeden Aydemir, “Uzun süredir okula gelmeyen bir öğrencinin elini kolunu sallayarak kesici aletle okula girebilmesi; iki öğretmeni ve bir öğrenciyi hedef alabilmesi; bir öğretmenimizin yaşamını yitirmesi... Bu tablo, güvenlik mekanizmalarının yetersizliğinin ve yıllardır alınmayan önlemlerin sonucudur. Öğrenciyle ilgili rehberlik görüşmeleri yapılmış, tutanaklar tutulmuş, uyarılar gerçekleştirilmiş, hatta çocuk psikiyatrisi tedavi süreci olduğu bilinmektedir. Buna rağmen gerekli ve etkili önlemlerin alınmamış olması açık bir ihmal zincirine işaret etmektedir. Bu sorumluluk öğretmenin ya da okul idaresinin üzerine yıkılamaz. Bir kamu çalışanı görev yaptığı yerde devlet tarafından korunamıyorsa, orada kamu otoritesinden söz edilemez” ifadelerini kullandı.

AK Partili Akay'dan TESKİ'ye sert çıkış! Beceriksizsiniz
AK Partili Akay'dan TESKİ'ye sert çıkış! Beceriksizsiniz
İçeriği Görüntüle

“OKULLARDAKİ GÜVENLİK AÇIĞININ BEDELİNİ CANIMIZLA MI ÖDEYECEĞİZ”


Aydemir, “Buradan Milli Eğitim Bakanlığı'na açıkça soruyoruz: Daha kaç öğretmenimizin can vermesi gerekiyor? Okullardaki güvenlik açığının bedelini canımızla mı ödeyeceğiz? Öğretmenler her gün ölüm korkusuyla mı derse girecek? Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Uyarılarımıza rağmen kalıcı ve önleyici politikalar hayata geçirilmemiştir. Somut ve bağlayıcı adımlar atılmadığı için şiddet ortamı derinleşmiş; okullar güvenli alanlar olmaktan uzaklaşmıştır. Şiddetin zemini yalnızca bireysel bir öfke değildir. Medyada, siyasette ve bürokraside giderek meşrulaştırılan sert ve kutuplaştırıcı dil; öğretmeni hedef gösteren, itibarsızlaştıran, emeğini küçümseyen söylemler bu iklimi beslemektedir. Öğretmenlik mesleğinin sistemli biçimde değersizleştirilmesi, eğitim emekçilerinin kamuoyu önünde haksız biçimde suçlanması öğretmenleri hedef haline getirmektedir. Ayrıca pedagojik temelden yoksun uygulamalar, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerindeki yetersizlikler, derinleşen yoksulluk ve gençlerin geleceksizlik duygusu şiddet riskini artıran toplumsal faktörlerdir. Sosyal destek mekanizmalarının zayıflığı bu tabloyu ağırlaştırmaktadır” dedi.

“BU SALDIRI TÜM YÖNLERİYLE AYDINLATILMALIDIR”


Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politikanın derhal hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Aydemir, “Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir. Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmelidir. Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalıdır. Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalıdır. Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak açık ve net bir tutum alınmalıdır. Bu saldırı tüm yönleriyle aydınlatılmalı; ihmali bulunanlar tespit edilerek hesap vermelidir” ifadelerini kullandı.

“BU TALEP BİR AYRICALIK DEĞİL, EN TEMEL HAKTIR”


Güvenli bir çalışma ortamı talep ettiklerini ifade eden Aydemir, “Bu talep bir ayrıcalık değil, en temel haktır. Güvenli olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim süreci yürütülemez. Çocuklar korku içinde değil; güvenli, bilimsel ve laik eğitim ortamlarında eğitim öğrenim görmelidir. Öğretmenler ölüm korkusuyla değil; onurla ve güven içinde ders anlatmalıdır. Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz. Eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanıncaya kadar susmayacağız. Mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Yitirdiğimiz meslektaşımız Fatma Nur Çelik'in anısı önünde saygıyla eğiliyor; benzer acıların bir daha yaşanmaması için bu olayın üzerinin örtülmesine izin vermeyeceğimizi kamuoyuna ilan ediyoruz. Artık yeter! Çünkü bir ülkenin geleceği, öğretmenine verdiği değerle ölçülür” dedi.

Muhabir: Haber Merkezi