Avrupa’da artan yaşam maliyetleri ve alım gücündeki kayıp, farklı ülkelerde geniş katılımlı protestoları beraberinde getirdi. Fransa’da eğitim koşullarına yönelik öğrenci eylemleri, kamu hizmetlerindeki sorunlar ve hayat pahalılığına karşı gösterilerle büyürken, İtalya, İspanya ve Portekiz’de de ekonomik talepler öne çıktı.
17-18 Ekim tarihlerinde bazı kentlerde göstericilerle güvenlik güçleri arasında çatışmalar yaşandı. Fransa’da protestolara yüz binlerce kişi katılırken, İtalya’nın Milano kentinde de gösteriler sırasında şiddet olayları meydana geldi.
FRANSA BORSASI GERİLEDİ, TAHVİL FAİZİ YÜKSELDİ
Toplumsal gerilim, 19 Ekim Pazartesi günü Avrupa piyasalarında satış baskısını artırdı. Fransa’nın CAC 40 endeksi gün içinde yüzde 1’i aşan kayıplar yaşarken, İspanya ve İtalya borsalarında da gerilemeler görüldü.
Yatırımcıların Fransa’nın siyasi istikrarı, bütçe açığı ve borçlanma maliyetlerine ilişkin endişeleri tahvil piyasasında da hissedildi. Ülkenin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,9’a yaklaşırken, Almanya ile arasındaki tahvil getiri farkı yaklaşık 145 baz puan seviyesine yükseldi.
Avrupa genelini izleyen STOXX 600 endeksi de gerilerken, özellikle bankacılık hisselerindeki satışlar dikkat çekti. Bununla birlikte piyasalardaki hareketlilikte yalnızca gösteriler değil, siyasi belirsizlikler, kamu borçları ve şirket bilançolarına yönelik beklentiler de etkili oldu.
ÜLKELER FARKLI, EKONOMİK ŞİKÂYETLER BENZER
İspanya’da yükselen kiralar ve konuta erişim güçlüğü, İtalya’da ücretler ile yaşam maliyetleri arasındaki fark, Portekiz’de barınma sorunu protestoların başlıca nedenleri arasında yer aldı.
Arnavutluk’ta ise yolsuzluk iddiaları, eğitim koşulları ve siyasi yönetim karşıtı talepler öne çıktı. Protestoların nedenleri ülkeden ülkeye değişse de özellikle gençlerin ekonomik geleceklerine ilişkin kaygıları ortak bir başlık oluşturdu.

GÖZLER AVRUPA EKONOMİSİNİN GELECEĞİNDE
Gösterilerin devam etmesi ihtimali, yatırımcıların siyasi risklere ilişkin değerlendirmelerinde önem kazanıyor. Fransa’nın kamu maliyesindeki sorunlar ve yüksek borçlanma maliyetleriyle karşı karşıya olması, finans piyasalarındaki hassasiyeti artırıyor.
Avrupa genelindeki gelişmelerin ekonomik etkileri ise yalnızca protestoların büyüklüğüne değil, hükümetlerin alacağı kararlara, bütçe politikalarına ve küresel piyasa koşullarına bağlı olacak.






