☰
✕

"YUSUF BAHRİ GENÇ VE ŞEHİTLERİMİZİ ANMA GÜNÜ"

13 Mayıs 2025 tarihinde İstanbul -Bayrampaşa- Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Yusuf Bahri Genç ve Şehitlerimizi Anma Günü' programına eski MYK Üyesi, Tekirdağ MHP Eski İl Başkanı Yunus Meral'le birlikte katılım sağladık.

  Saat 16'da başlayan toplantıya siyasetin bazı önemli isimleri ve şehitlerimizin hayatta kalan yakınları da katılmıştı. Programda Şişli'nin o dönemdeki önemli simaları da vardı. Diğer yandan Eski Bakan ve Ata Partisi Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, Avrupa Türk Federasyonu Eski Genel Başkanı Musa Serdar Çelebi ve Merkez Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Pelin Gündeş de bu katılımdaydı.

  Programın tertip ve düzeni yerindeydi. Davetlilere de söz yoktu. Organizasyonu yapanlara buraya kadar tam not verebiliriz. Ancak seçilen konuşmacılar isabetli değildi. Onlar, yaptıkları konuşmalarla programa ve anma gününe gölge düşürdü. Şehitlerimizden daha ziyade, çıkıp kürsüde kendilerini veya bulundukları partideki statülerini anlattılar. Bu böyle olunca anma günü, anma günü olmaktan çıkıp şahsi meselelerin konuşulduğu bir güne döndü.

   Bilhassa ismini öğrenemediğim bir bayan yaptığı konuşmayla bu anma gününü siyasetin aparatı haline soktu ve Milliyetçi Hareketin lideri Sayın Dr. Devlet Bahçeli'ye ağır eleştirilerde bulundu.

  Aslında bizler oraya şehitlerimizin aziz hatırasını tazelemek için gitmiştik. Ama maalesef bazı kötü niyetliler bu önemli günü kullanmaya ve amacından saptırmaya çalıştı. Burası kin kusulacak ve siyasi intikam alınacak bir yer değildi. Bunun kabul edilebilir bir yanı olamazdı.

Daha fazla tahammül edemezdik. Konuşmacılara müdahale edip salonu terk ettik. Bilhassa Yunus Meral ile Mustafa Dülger kimi konuşmacıların eleştiri ve terbiye dışı sözlerine karşı kürsüye doğru yürüdüler. Salon bir anda karıştı ve ortam bir anda gerildi.

Neyse ki, sağduyu galip geldi ve biz konuşmacıları protesto ederek toplantıyı terk ettik. Ancak daha sonra yetkililerin ricası ve şehitlerimizin hatırına organizasyonun insicamını düzeltmek adına geri dönüp yerimize oturduk.

  Yunus Meral, burada toplantının ruhuna uygun bir konuşma yapıp fesat tohumları ekmek isteyenleri kınayarak birlik ve beraberlik mesajı verdi. Ve tüm ülkücüleri ana çatı etrafında toplanmaya ve tek ırmakta buluşmaya çağırdı. O tarihte gençlik kolları başkanı olan Yunus Meral, İlçe Başkanı Arkadaşı Şehit Yusuf Bahri Genç'in fedakarlığını, gözü pekliğini ve cesaretini anlattı.

  Bu toplantıyı şahsi emellerine alet eden kötü niyetli insanları en sert ve şedit bir şekilde kınıyoruz. Biz aziz şehitlerimizi anmak ve bir Fatiha okumak için onca yolu kat edip toplantıya katılım sağlarken, bazı art niyetli insanlar da bu tür saygın ve manevi toplantılardan yararlanmak için o malum ajandalarında taşıdıkları sinsi görüşlerini ve fitne yaratan sözcüklerini saçmaya gelmişti.

  Yusuf Bahri Genç'in adı geçince elbette ki davete icabet edecektik. Ancak art niyetten ve işin arka planından bihaberdik.

  Yusuf Bahri Genç şehit edilen 42 İlçe Başkanımızdan biriydi. Dokuz saldırı atlatmıştı. Onuncu saldırıda şehit edilmişti. Şişli o karanlık dönemde tam 113 şehit vererek ülkücülerin ciğerini yakmıştı. Rahmetli Yusuf Bahri Genç'e dönem arkadaşları bulundukları bölgede Şehit Serdarı Ekrem olarak lakap takmıştı. Gümüşhaneli bu yiğit Başkan adeta o muhitin sembolüydü.

Aile en varlıklı insanken, bir anda en fakir bir aile durumuna düşmüştü. İşyerlerinin dokuz kere bombalanmasıyla ticaret yapamaz hale gelen bu ailenin hanımı, üç küçük çocuğuyla hayatta bir başına kalmıştı.

  İrfan Öğütçü kardeşlerin ablası da oradaydı. Ve diğer şehitlerimizin de...

Onlar da olup bitenlere bir mana veremediler. Toplantının siyasi atmosfere çevrilmesine çok üzüldüler.

  Muhalifler, muarızlar ve İttifak karşıtları maalesef her şeyin tadını -tuzunu kaçırdılar. Bulundukları her yerde mutlaka bir mesele çıkararak MHP'ye ve bu partinin liderine çatıyorlar. Ülke için, dava için zararlı olmaya başladılar. Böldüler, parçaladılar, doymadılar.

Şehitlerimizi bile kullanmaya tevessül ettiler. Alternatif "Şehitleri Anma Günü" ihdas edip buradan güç devşirmenin peşine düştüler.

  Ülkücülerin Şehitleri Anma Günü, 13 Mayıs Günü değil, 27 Mayıs Günüdür. Bundan bu yana bu tür "saptırma ve güç devşirme" günlerine katılmayacağımızı herkesin bilmesini isteriz.

  Şehitlerimizin ruhu şad, mekanları cennet olsun.

  FAHRETTİN MASUM BUDAK