Saygı duruşundan bulunulması ve İstiklal Marşımızın okunmasının ardından konuşan Dr. Candan Yüceer, “6 Temmuz’da Pençe Kilit Harekatı bölgesinde hepimizi kahreden bir haber aldık. Her biri evlat, bir can, bir yiğit olan 12 kahraman evladımız şehit oldu. Metan gazından zehirlenerek şehit olan 12 kahraman evladımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve ulusumuza başsağlığı diliyorum. Yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum” dedi.
“CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NE YÖNELİK SİYASİ BİR OPERASYON”
Muharrem ayıyla ilgili de konuşan Yüceer, “Bu mübarek ayda Hazreti Hüseyin ve Kerbela şehitleri başta olmak üzere tüm mazlumları rahmetle anıyor, kin ve nefretin değil sevginin, hoşgörünün egemen olduğu bir gelecek diliyorum” dedi. Son dönemlerde Cumhuriyet Halk Partili Belediye Başkanlarına yönelik yürütülen gözaltılara, soruşturmalara, tutuklamalara da değinen Yüceer, “Bunlar artık açık bir siyasi cezalandırmaya dönüşmüş durumda. Milletin teveccühüyle göreve gelen belediye başkanlarımız, yöneticilerimiz adeta itibarsızlaştırmak isteniyor. Son olarak Türkiye’nin ana muhalefet partisi genel başkanı Özgür Özel’e açılan soruşturma tam da buna işaret ediyor. Bu soruşturmalar ifade özgürlüğüne, demokratik muhalefet hakkına doğrudan bir müdahaledir. Türkiye’nin ihtiyacı olan şey daha fazla demokrasi, daha çok ifade özgürlüğü. Yoksa susturulmuş, susturulmaya çalışılan bir muhalefet değil. Ben bunu bir düşmanlık hukuku olarak görüyorum. Bu bir susturma politikası, bu Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik siyasi bir operasyon. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Bu yüzden diyoruz ki hukuksuzluğa karşı susmak da ona ortak olmaktır. Biz buradayız. Susmayacağız. Demokrasi için, hukukun üstünlüğü için, bu ülkenin evlatları fikrini, düşüncesini özgürce ifade edebilsin diye mücadele etmeye devam edeceğiz. Halk kendine hizmet edenleri çok iyi tanıyor. Millet büyüktür. Bu millet susmaz, bu millet eğilmez. İnşallah milletin iradesi yine sandıkta en gür sesiyle konuşacak. Umarım sandık biran önce önümüze gelir ve millet konuşur” diye konuştu.

“EN ÇOK HİSSEDİLEN İLLERİN BAŞINDA TEKİRDAĞ GELİYOR”
Küresel iklim kriziyle ilgili de konuşan Yüceer, “Küresel iklim krizi sıkıntısının en çok hissedildiği illerin başında Tekirdağ geliyor. Tekirdağ’ın bunu bu kadar çok hissetmesinin bazı sebepleri var. Bu sebeplerin başında da maalesef yeraltı sularını kullanma gerçeği, aldığı göç, yoğun ve kontrolsüz bir şekilde sanayinin büyümesi, yağışların azalması, kar yağışının olmaması, yaz kuraklığının uzaması hem ekosistemi, hem tarımsal üretimi, hem de hayatımızı yaşamamızı tehdit eder duruma geldi. Özellikle yangınlar ve susuzluk tüm Türkiye’nin hatta dünyanın mücadele ettiği bir afete, krize dönüşmüş durumda. Özellikle kontrolsüz göç, yoğun sanayi baskısı ve iklim krizi bu üçgenin arasına Tekirdağ’ı sıkıştırıyor. Su kaynakları üzerinde gerçekten geri dönülmez bir baskı oluşturmakta. Özellikle organize sanayi bölgelerindeki kontrolsüz şekildeki aşırı su tüketimi, vatandaşlarımızın bir damla suya bile hasret kalmasına sebep oluyor” dedi.
“ARAÇ SAYILARIMIZI ARTIRIYORUZ”
Göreve gelir gelmez itfaiye istasyonlarının yenilenmesi, daha güçlü hale getirilmesi, ekipmanlarının, araç sayılarının artırılması ve personel talebinde bulunduklarını belirten Yüceer, “İlk yaptığımız iş ve işlemlerin başında afetlere hazırlık yer aldı. Malkara itfaiye istasyonumuzun açılışını yaptık. Bu ayın sonunda Şarköy itfaiye istasyonumuzun açılışını yapacağız. Cuma günü Çerkezköy itfaiye istasyonumuzun ve bu ay içinde Ergene itfaiye istasyonumuzun temellerini atarak ve diğerlerini yenileyeceğiz. Yaklaşık 40 itfaiye eri alımı için bakanlıktan onay geldi. 2023 ve 2024 yıllarında yaklaşık 20’nin üzerinde itfaiye aracı alımı oldu. Ama yetinmedik. Ara istasyonlarımızla beraber istasyon sayılarımızı artırıyoruz” dedi.
“BU MÜCADELEYİ SADECE YEREL YÖNETİMLER OLARAK VERMEK MÜMKÜN DEĞİL”
Su sorunuyla ilgili de konuşan Yüceer, “Susuzluk aslında hem iklimsel hem de bizim bölgemizin yaşadığı bir gerçek. Kullandığımız su kaynaklarının yüzde 88.6’sını yeraltından kullanıyoruz. Kuyularımız artık çökmeye başladı. Daha da iyiye gitmiyoruz. Yağışlarımız azalıyor, kuraklık artıyor. 2026’nın da 2025’ten daha iyi olmayacağını biliyoruz. O zaman bizim bu şartlarda, bu göç yapısıyla, bu iklim yapısıyla, bu sanayiyle, bu kadar susuzluğun içinde olan bir bölge olarak hazırlanmamız gerekir diye düşündük. Bu mücadeleyi sadece yerel yönetimler olarak vermek mümkün değil. Bu çok paydaşlı, çok bütüncül bir mücadele. Araçla ilgili sıkıntılarımızı çözmek için TESKİ’ye çok ciddi bir kaynak aktardık. Göreve geldiğimden itibaren araçlar hariç kaynağı yaklaşık 4 kat artırdık. Bir su zammı da yaşadık. Bazı yatırımlara da ihtiyacımız vardı. Ziyaretlerimizde barajların yapılmasının hızlanması da dahil yaşadığımız krizin çözülmesi noktasında görüşmeler yaptık. İller Bankasından da yaklaşık 10 milyonluk kredi talebimiz var. Arıtmalarımızın yapılması, altyapılarımızın yapılması, yenilenmesi noktasında özellikle ana isale hatlarımız çok eski. Samimiyetle bu soruna yaklaşıp doğru kaynak yaratıp en hızlı şekilde hem orta vadede hem de uzun vadede susuzlukla karşı karşıya kalmamak için adil ve yürütülebilir bir su politikası yürütmek noktasında, suya erişimin temel bir hak olduğu gerçeğiyle çalışmalarımızı hızlandırıyoruz. Su kesintileri yaşadık, bazı yerlerde kuyularımız çöktü, bazı yerlerde kapasite yetmedi. Hepsinin bir somut gerçekliği var. Hepimizin de bir sorumluluğu var. Ama sanki bu yokmuş gibi bunu bir siyasi malzemeye dönüştürmeyi, bunun üzerinden siyaset yapmayı çok doğru bulmuyorum. Suyun siyaseti olmaz. Siyasi bakmamak lazım. Bizi işbilmezlikle suçlamak, biraz kolaycılık oluyor. Herkesin kimin işin siyasetinde, kimin işin hizmetinde olduğunu da gördüğünü düşünüyorum. Vatandaşlarımızın da su tasarrufu konusunda desteği çok önemli. Çünkü artık bu tablo artık sadece kuyu açmanın yetmediğini, sanayi tüketiminin denetlenmesi gerektiğini, özellikle kıyı yerleşimi nüfusunun planlamasının yapılması gerektiğini, bu kentte artık sürdürülebilir bir su yönetimi ihtiyacının acil bir zorunluluk olduğu gerçeğini bize yaşatıyor. OSB’lerde su kullanımı daha şeffaf, denetlenebilir ve sınırlı hale getirilmeli. Baraj, gölet yatırımları artık siyasi takvime göre değil, bilimsel zorunluluklarla gitmeli. Göç baskısıyla baş edebilmek için Tekirdağ’ın altyapı yatırımlarına özel destek verilmeli. Belki afet bölgesi ilan edilmeliyiz. Bu noktada gerekli çalışmalar yapılmalı. Tekirdağ’ın da içinde olduğu Trakya havzası için iklim değişikliği temelli bir bölgesel su yönetimi planı da ivedilikle hayata geçirilip denetlenmeli” ifadelerini kullandı.
“TESKİ’NİN YATIRIMLARI DEVAM EDİYOR”
TESKİ’nin de yatırımlarına devam ettiğini söyleyen Yüceer, “Özellikle yeni kuyu açılması, altyapının yenilenmesi, su depolarımızın sayısının artırılması, pompaların verimliliğinin artırılması için çalışmalar yapılıyor. Bir yıllık süreçte 10 tane vidanjör aldık. Araç sayımızı artırdık. Çünkü hızlı ve etkili olmak zorundayız. Kayıp kaçakla mücadelede teknolojiyi de kullanarak daha etkin mücadele içinde olmamız gerektiğini hepimiz biliyoruz. Bu noktada yatırımlarımız devam ediyor” ifadelerini kullandı. Yaz sezonu ile birlikte boğulma vakalarının arttığını söyleyen Yüceer, “Tekirdağ’da mavi bayraklı plaj sayımızı 10’a yükselttik. Kumbağ ve Altınova’da da mavi bayraklı plaj noktasında gerekli çalışmalarımızı yaptık. Şu anda sahillerimizde 46 tane cankurtaranımız hem vatandaşları koruyor hem bilinçlendiriyor. Ben yurttaşlarımızdan şunu istiyorum, tehlikeli hava koşullarında, akıntının olduğu zamanlarda, yasak olan günlerde, yasak olan bölgelerde lütfen denize girmesinler” dedi.
“ARA İSTASYONLARIMIZIN SAYISINI ARTIRIYORUZ”
Yangınlarla ilgili de konuşan Yüceer, “Geçtiğimiz sene itfaiye istasyonumuz hepimizin iftihar etmesi gereken bir başarı sergiledi. 15 binin üzerinde vakaya müdahale etti. Ben her birine yürekten teşekkür ediyorum. Gerek yangınlara, gerek kurtarma operasyonlarına, gerek trafik kazalarına çok ciddi müdahaleleri oldu. Onların da hem ekip hem personel sayılarını artırmak için elimizden geleni yaptık. Bir gerçeğimiz de anız. Bu noktada da önlemlerimizi alıyoruz. Ara istasyonlarımızın sayısını artırıyoruz. Cuma günü de Çerkezköy İtfaiye İstasyonumuzun temel atma töreni olacak. Bu ay eğitimden sağlığa, altyapıdan çevreye kadar birçok alanda projelerimizin açılış ve temel atma törenleri olacak” diye konuştu. Yüceer, Fen İşleri ekiplerinin 11 ilçede 373 mahallede talep olan, bozulan yerler başta olmak üzere yolları daha güvenli hale getirerek çalışmalarına devam ettiğini belirtti.
“176 BELEDİYE HAKKINDA SORUŞTURMA İZNİ VERİLMİŞ”
AK Parti grubu adına konuşan Kapaklı Belediye Başkanı Mustafa Çetin de “Şehitlerimiz için Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanları cennet olsun. Bir daha da şehit vermeyelim istiyoruz” dedi. Çetin, “Genel anlamda meclisimizde genel siyasetin yapılmasını istemiyoruz ama sonuçta burası siyasi bir arena. Haklı olarak siz de kendinizce siyasi söylemler yapıyorsunuz ülke geneliyle ilgili. Ben de çok kısa bir bilgilendirme yapmak istiyorum. İçişleri Bakanlığı tarafından 176 belediye hakkında soruşturma izni verilmiş. 59 AK Parti belediyesi, 58 Cumhuriyet Halk Partisi belediyesi, 21 Milliyetçi Hareket Partisi belediyesi, 10 tane DEM Parti belediyesi, 7 tane de İYİ Parti belediyesiyle ilgili soruşturma yapılmış. Uygulama şekliyle ilgili eleştirinize ben bir yorum yapamayacağım. Sonuçta savcılıkla yürütülen bir işlemle ilgili benim bir şey söyleme hakkım yok. Siz siyaseten bunun muhalefetini yapabilirsiniz ama bunu iktidara mal etmek çok doğru değil” diye konuştu.
“TEKİRDAĞ’IN EN ÖNEMLİ SORUNU SU”
Tekirdağ’ın en önemli sorununun su sorunu olduğunu kaydeden Çetin, “Evet küresel bir ısınma var. Evet ciddi bir kaygı yaşıyoruz bununla ilgili. Su sorununun çözümü noktasında da hepimize sorumluluklar düşüyor. Haklısınız. Ama asıl sorunumuz bizim suyu verdiğiniz yerde kullanılamayan bir su veriliyor olması. Ve bu suyun maalesef Türkiye’nin pahalı suları arasında olması. Asıl sorun bu. TESKİ’nin asıl çözmesi gereken bu. Sonra vatandaştan tasarruf isteyelim. Sonra devletten baraj isteyelim. Ama asıl sorun kullanılabilir ve maliyeti makbul olan bir suyun vatandaşa sunulamaması. Bu konuyu siyasete malzeme etmeyelim ama bir önlem alalım. Arıtılmış bir şekilde verilmesini istirham ediyorum” dedi.
“İHMAL VARSA İHMALİ OLANLARIN HESAP VERMESİ GEREKTİĞİNE İNANIYORUZ”
Cumhuriyet Halk Partisi grubu adına konuşan Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt da “Maalesef Pençe Kilit Harekatı bölgesinde peş peşe acılı haberler aldık. 19 askerimiz 3 yıl önce kaybettiğimiz, şehit düşen piyade üsteğmen Nuri Melih Bozkurt’un naaşını aramak için o mağaraya gitmişlerdi. Metan gazı dolayısıyla 12 askerimizi kaybettik. Şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Ailelerine, milletimize başsağlığı diliyorum. Elbette 12 deyip sadece bir sayı gibi ifade edip geçiyoruz ama 12 anne, 12 baba, evlatları varsa evlatları ve sevenleriyle anmamız gerekiyor. Bir ihmal varsa ihmali olanların hesap vermesi gerektiğine inanıyoruz” diye konuştu.
“‘EĞER DIŞARIDA OLURSAK İNŞALLAH GELECEĞİZ’ DEMEK ZORUNDA HİSSEDİYORUZ”
Sarıkurt, “Hepimiz bulunduğumuz ilçelerde sorumluyuz. Tekirdağ noktasında sorumluyuz. Türkiye noktasında sorumluluk almış olan insanlarız. Dolayısıyla Türkiye’yi ilgilendiren konular sadece siyaset diye ele alınabilecek konular değil. Ben 2009 yılından itibaren belediyede vazife almış, belediyecilikle ilgili süreçleri takip eden birisiyim. Mustafa başkanım, hakkında soruşturma açılan belediyelerle ilgili istatistiki bir bilgiyi paylaştı. Çokça defa beraberce ifade edildi. Mesele soruşturma açılması, bizlere hesap sorulması değil, tutuklu yargılamanın neredeyse bir cezalandırma usulü haline geliyor olması. Bunu ifade ettiğimizde siyaset yapıyoruz demek gönül kırıcı. Az önce Metin ağabey sevgili kızının düğün davetiyesini verdi, başkanım bir davetiye verdi. Kendimizi ‘Eğer dışarıda olursak inşallah geleceğiz’ demek zorunda hissettik. Bu espri malzemesi haline de geldi son derece gönül kırıcı. Hepimizin onuru, şerefi, haysiyeti var. En nihayetinde Türkiye Belediyeler Birliği’nin başkanı tutuklu yargılanıyor. Vekil seçildi, Zeydan Karalar da tutuklu yargılanıyor” dedi. Su kaynakları, iklim değişikliği konusuna değinen Sarıkurt, “Bu konuda tüm samimiyetimizle iktidarı muhalefeti beraberce bir mücadele vermeye ihtiyaç var. Hazırlanmış olan entegre su planında 2018-2019 yılından sonra artık bu bölgede sorunlar yaşanacağını zaten devletimiz tespit etmiş ve bunu raporlamıştı. Ayvacık Barajı için mutluyuz ama yeterli değil. Şehrimize yönelik samimi gayretleri beraberce değerlendirmeliyiz” ifadelerini kullandı.
“GELECEK YIL DAHA DA KÖTÜYE GİDECEK”
Toplantıda Naip Barajı’nın 2019, 2024 ve 2025 yıllarına ait fotoğraflarını meclis üyeleriyle paylaşan Dr. Candan Yüceer, “Gelecek yıl daha da kötüye gidecek. Önlem almazsak ve gerçekleri konuşmazsak, çözüm üretmek için ortaklaşmazsak bunları konuşmaya devam ederiz. Vatandaşımız, Tekirdağ’ımız da mağdur olmaya devam eder” dedi. Konuşmaların ardından gündem maddeleri görüşülerek karara bağlandı.




