AK Parti'nin bu ülkeye yaptığı hizmetleri inkar etmek mümkün değildir. Memleketin hangi tarafına bakarsak bakalım bu partinin göze çarpan bir sürü icraatlarını görürüz. Bu partiye karşılıksız destek sunan ve siyaseten hiçbir kazancı olmayan MHP'yi ve onun liderini de yapılan icraatların ortağı olarak görmek lazım.
Hal böyle iken, ayağına kadar gelen bu tarihi fırsatı pek yerinde değerlendiremeyen AK Parti, şuursuz ve hayırsız bir evlat gibi har vurup harman savurmaktadır. Eşi benzeri olmayan bir ölçüde MHP'den ve milletten destek alan bu parti, kendisini yıllarca iktidarda tutan kesimlere analık gözüyle bakıyor ve hatta onları ekonomik yük olarak görüyor. Mazlumların, mustazafların oyuyla yıllardır başta bulunmalarına rağmen, söz konusu kesimleri adeta yok sayıyor. Tabandan yükselen "geçinemiyoruz" seslerine kulaklarını tıkamaya ve onları görmezlikten gelmeye çalışıyor.
Unutmayalım ki, yok sayanı yok sayarlar! Yoksulların omuzlarında koltuklara kurulanlar, gün gelir hesaba katmadıkları o yoksullar tarafından tekrar o koltuklardan "gümbürtüyle" indirilirler. Kimse bu ülkenin emeklilerine babasının hayrına maaş vermiyor. Adamlar çalışıp çabalamış, gelir ve büyüklük bakımından ilk 10'a giren bir koca devleti sizlere emanet etmiştir. Bugün elimizde bulunan tüm gelir kaynaklarımızı ve zenginliklerimizi onlara borçluyuz.
Cebinizdeki parada, ağzınızdaki lokmada, evinizdeki ışıkta, ısındığınız yakacakta, giydiğiniz kıyafette ve kısaca yaşamınızın her alanında ihtiyaç duyduğunuz her şeyde bugün muhtaç hale getirdiğiniz emeklilerin büyük payı ve büyük hakkı vardır.
Her yere para buluyorsunuz da sıra emeklilere gelince mi bulamıyorsunuz? İnanarak söyleyebilirim ki, sadece devlette israf önlenebilirse emeklilerin her biri ayda en az 50 bin lira maaşı alır. Dünyanın hiçbir ülkesinde bizim devlet kurumlarımızdaki israfın yüzde biri kadar israf bulamazsınız.
Devlette korkunç derecede müsriflik vardır. Şişkin kadrolarla bir kişinin işini beş kişi yapmaktadır. Üst düzey memurların aldığı maaşların onda birini emekliler alamıyor. Emekliler sefalet ücretle geçimlerini sağlarken, partiden torpilli bürokratlar, akademisyenler, milletvekilleri hayallerinizin ötesinde maaş alıyor. Bir milletvekili ayda 450 bin lira maaş alıyorsa, emeklilere ekonomideki kırılganlığı gerekçe gösterip açlığa mahkum etmek, emeklileri enayi ve ahmak yerine koymaktır!
Mademki ekonominin güçlenmesini ve refahın artmasını istiyorsunuz, gelin hep birlikte millet olarak elimizi taşın altına koyalım. Hayır, gelmezler ve ellerini taşın altına koymazlar. Çünkü kaymak tabakanın böyle bir fedakarlığa tahammülü mümkün değildir. Nüfusun Yüzde 20'lik kesimi gününü gün edecek, refah ve bolluk içinde yaşayacak, bir eli yağda, bir eli balda olacak; yüzde 80'lik kesim de sürüm sürüm sürünecek!
Emekliye verdikleri ikramiyeyi bile erittiler. 2018 de verilen bayram ikramiyesi ile 2.5 çeyrek altın alınıyordu. Acaba şimdi ne alınıyor? Geçen yıl 4 bin lira ikramiye verilmişti. Bu sene de aynı ikramiye verilecek. Bari kaldırın gitsin de sözü olmasın!
Çekirge bu sefer sandıktan sıçrayıp çıkamayacaktır! Söylemesi bizden, söz dinlemesi de muhataplardan...
FAHRETTİN MASUM BUDAK