Bir din düşünün; ilk emri ,"oku"olsun.
"Biz aklını işletmeyenlerin üzerine pislik atarız",
"Ben kuluma şah damarından daha yakınım",
"Beni yarattığımla başbaşa bırakın" demiş olsun..
"Kitap’ta, hiçbir şeyi eksik bırakmadık."
"O,yalnızca bir öğüt ve apaçık bir Kuran’dır. "
"Ondan başka söz mü (hadis)arıyorsunuz? Diye uyarmış olsun.
Bir din düşünün;"Kitabın anası muhkem ayetlerdir(yani herkesin anlayacağı, hüküm içeren, yalan söyleme, hırsızlık yapma, adaletten şaşma gibi ayetler)ama kalbinde eğrilik olanlar müteşabih ayetlerin peşine düşerler" diye uyarmış olsun.
Bir din düşünün; ruhban sınıfını reddetmiş olsun.
Tüm bunlara rağmen ,%99 müslüman olan bir toplumda 100 kişiden sadece bir kişi o dinin kitabını anlamak üzere okumuş olsun.
böyle olunca birileri "siz okumayın, okusanız da anlamazsınız, yanlış anlarsınız. İmandan olursunuz, günaha girersiniz "diyerek bu alanda istediği gibi iş görsün.
Ve ya, anlamadığı bir dilden yani, arapçadan öğretme çabasına büyük organizasyonlar yapsın. Ezberletsin, bununla ilgili yarışmalar düzenleyip, motivasyonlar yaparak kitleleri anlamadan ,okumaya teşvik etsin.
Neden böyle bir giriş yaptım?
İki gün evvel telefonuma bir mesaj geldi.
Çerkezköy Belediyesi göndermiş, fakat metin
Çerkezköy Müftülüğü'ne ait .
Mesajın özü şu; ilçemizde çokça Kuran Kursu açılacakmış.
04-06 yaş öğrencileri dahil ve yaş sınırı gözetilmeksizin .....
Akşam, sabah, cumartesi, pazar Kuran eğitimi vereceklermiş. Büyükleri de camilerde irşad edeceklermiş .
Güzel ama, dershaneleri kapattık. Çocuklarımız yoruluyor diye sınavları bir gece de kaldırdık.
Sabah, akşam, hafta sonu,yaş sınırı olmaksızın Kuran Kurslarına çocukları doldurmak yorucu olmayacak mı?
Sonra 4-6 yaşındaki çocukların, öğrendiklerini anlamlandırabilmeleri mümkün mü?
Ne diyorlar?
"Ağaç yaşken eğilir"
Yaş ağaç her zaman eğilmez. Bazen da kırılır.
Tıp literatüründe , ‘yaş ağaç kırığı" diye bir tanım vardır.
Kemiğin bir tarafı kırılır ama karşı taraf tam olarak kopmaz; tıpkı yaş ağaç dallarında olduğu gibi.Ve bu kırık daha çok çocuklarda görülür.
Bir de ,alaylı kırıkçının eline düşerse,al sana memleketin bugün kü hali..
Anlatabiliyor muyum ?
Diyorlar ki;"bir şiiri bile tam anlamıyla türkçeye çevirmek mümkün değildir. Kuran , tam olarak çevrilemez .
Bazı ilahiyatçılar, muhkem ayetler üzerinden din tanımı yaparken, kimilerinin şiddetli taarruzuna uğruyor. Sanki Kuranda olmayan bir şeyi söylüyorlar.
Ama nedense rüşvete kem küm yapanları, daha çok seviyor bizim millet.
Bir muhkem ayetin mesajını ben yazmış olayım.
--hırsızlık yapma!
Arapça;
sariqat fi alhuruf alllatinia
Fransızca;
-ne pas voler!
İngilizce;
-do not steal!
Almanca;
---nicht stehlen!
Rusça;
--не красть!
Gördünüz mü?
Nasıl kolaylıkla her dile çevriliyor.
Kuran bir öğüt olduğuna göre, muhataplarının onu anlaması gerekir değil mi?
Anlaşılması da kimilerinin hiç hoşuna gitmiyor. Neden acaba?
Şunu da çok merak ettim.
Müftülüğün mesajını, belediye niye gönderiyor?
Aracının ,aracısı olmak pek makbul ve muteber bir statü olmasa gerek..
Selam ve umut ile..