Bunlar tamamlanır tamamlanmaz bu sefer de sıra belediye meclisi üyelerine geldi. Partiler şu veya bu şekilde bunu da geride bıraktı. Şimdi meydanlar belediye başkanı adaylarına ve belediye meclisi üyelerine kaldı. Tabii bu arada büyükşehir olmayan illerin il encümen üyelerini ve muhtarlarımızı da dikkatten uzak tutmamalıyız. Türkiye geneli bizleri çok yakından ilgilendirmesine rağmen, özünde en yakın olan bir Çerkezköy faktörü vardır. Bizi en yakından ilgilendiren seçim, Çerkezköy belediye başkanlığı seçimidir. Zira burada yaşıyoruz, burada çalışıyoruz ve burada hayatımızı idame ettiriyoruz. Şimdi gelelim asıl konuya: Cumhur İttifakı'nın adayı Abdullah Öğe ile Cumhuriyet Halk Partisi Adayı şu anda favori gözüken adaylar. İYİ Parti ile Büyük Birlik Partisi'nin bir varlık göstereceğini sanmıyorum. Diğer partiler de öyle. Bu partiler zaten prestij için seçime giriyorlar. Meydanın iki partiye kalacağı kesine yakın gibi duruyor. Eğer Cumhur İttifakı, seçimlere düzgün asılır ve planlı, programlı çalışırsa seçimi almaması için hiçbir sebep yoktur. Son seçimlerde her iki partinin oy potansiyeli Abdullah Öğe'yi bir kadem önde göstermektedir. Öğe, bu oy potansiyelini verimli değerlendirebilirse yarışı önde bitirebilir. Öyle anlaşılıyor ki, her iki aday da parti tabanlarından ziyade, hemşehriciliğe oynuyorlar. Halbuki, hemşehricilik olsa olsa bu alanda bir miktar nüve olur. Böyle yerlerde hemşehriciliğin oturduğu zemin daima kayganlık yaratır. Kimin kime oy vereceği ve kimin kimi destekleyeceği asla belli olmaz. Ağızlara vird edilen ne Erzurumlular çantada kekliktir ne de Trakyalılar... Burada önemli olan adayların karakteri, adalet anlayışı, liyakatı ve duruşudur. Açıktır ki, bununla birlikte adayların dünya görüşü temel faktör olarak karşımıza çıkacaktır. Abdullah Öğe, yıpranmamış bir isim olduğundan dolayı rağbet görebilir. Vahap Akay da tecrübeli yanıyla kendisini kabul ettirebilir. Vahap Akay, iki dönemdir Çerkezköy'ü yönetiyor. Bilgi birikimi, deneyimi ve hizmetleriyle halkın karşına çıkıp yeniden seçilmek istiyor. Halkı, başta olduğu müddetçe yaptıklarıyla ve icraatlarıyla etkiler mi etkilemez mi göreceğiz. Abdullah Öğe, zemini sağlamlıkta kuşku götüren bir kesime çok fazla umut bağlamakla hata yapabilir. Geçim derdi, gelecek kaygısı insanları bir anlamda farklı arayışlara sürükleyebiliyor. Burada mantıksal ve çıkarsal etmenler inisiyatif belirleyen unsurlar olarak karşımıza çıkması normal karşılanmalıdır. Bu konuda kimse kimseyi kınama veya yerme lüksüne ve yetkisine sahip değildir. Abdullah Bey'in karşısındaki rakip on yıldır Çerkezköy Belediyesi'ni yönetiyor. Bu on yıl zarfında bir sürü yanlış işlere imza atması onu yıpratmasına kâfi gelebilir. Ancak Öğe, bu konuda acemi olduğunu gösterdi ve Başkan Akay'ı makamında ziyaret ederek onu rahatlatacak sözler söyledi. Bir politikacı için bu sözlerin söylenme zamanı değildir. Vahap Başkan'ın on yılda biriktirdiği yumuşak karnı hedef olmalıdır. Hesap verecek noktaları ortaya serip dökecek rakiplere şiddetle ihtiyaç vardır. Bu hesapları halka vermeden yeniden başkanlık makamına geçip oturmasına rakipleri göz yummamalıdır. Muhalefet demek, rakip demek bir anlamda kontrol mekanizması demektir. Biz rakiplerin, muhaliflerin ve belediye başkanlığı makamına talip olanların güçlü, sert ama haklı çıkışlarına gereksinim duymaktayız. FAHRETTİN MASUM BUDAK