☰
✕

TRAKYA’YA GÜN DOĞACAK

Nihayet uzun süredir yapımı devam eden Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı’nın Çerkezköy-Kapıkule bölümü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılarak hizmete girdi.

Hattın 153 kilometrelik bölümünün hizmete girmesiyle bir nebze rahatlayan Trakya halkı, yapımı hızla devam eden Halkalı-Çerkezköy kesiminin de bir an önce tamamlanmasını bekliyor. Artık hattın önemli bir bölümünün tamamlanmasıyla geriye kalan kısım için “Çoğu gitti, azı kaldı.” diyebilecek bir noktaya geldik. Önümüzdeki yıl diğer etapların da hizmete girmesiyle Çerkezköy ve Trakya, hem İstanbul’la hem de Avrupa’yla çok daha güçlü bir ulaşım bağı kuracak.

Hızlı tren hattı, ulaşım ağıyla Anadolu’yu İstanbul’a, İstanbul’u ise Trakya ve Avrupa’ya bağlayacak. Buna Orta Koridor’u ve Basra Körfezi’nden başlayacak Kalkınma Yolu’nu da eklediğimizde Türkiye, uluslararası ulaşım ve ticaretin vazgeçilmez merkezlerinden biri hâline gelecektir.

Ancak bu devasa yatırımın en büyük kazanımlarından birini hiç şüphesiz Çerkezköy yaşayacaktır. Sanayinin ve ticaretin kalbi, üretimin önemli üslerinden biri olan Çerkezköy, hızlı trenin sağlayacağı imkânlarla ekonomik ve sosyal hayatın pek çok alanında yeni bir ivme kazanacaktır.

Hızlı tren hattı, bölgenin ve bilhassa Çerkezköy’ün iğneden ipliğe pek çok şeyini değiştirecektir. Nüfus artacak, yeni iş imkânları doğacak, istihdam ve üretim büyüyecek. Üretim arttıkça tedarik zinciri gelişecek, sanayicimizin ürettiği malların yeni pazarlara ulaşması kolaylaşacaktır. Kısacası hızlı tren, yalnızca insanları bir yerden başka bir yere taşımayacak; bölgenin ekonomik ve toplumsal yapısını da yeniden şekillendirecektir.

Bundan kırk-elli yıl önce İstanbul’dan Çerkezköy’e gelebilmek için otobüsle veya trenle iki buçuk saati gözden çıkarmak zorundaydık. Zaman içinde bu süreler önemli ölçüde kısaldı. Şimdi ise bu devasa yatırımla İstanbul ile Çerkezköy arasındaki ulaşım süresinin yaklaşık 25 dakikaya kadar inmesi hedefleniyor. Böylece iki şehir arasındaki mesafe, yalnızca kilometrelerle değil, zamanla da kısalacak.

Peki, bu gelişmenin sonuçları ne olacak?

İstanbul’un iş, ticaret ve sanayi hareketliliğinin bir bölümünün Çerkezköy’e yönelmesi kaçınılmaz bir ihtimaldir. Bu durum, bölgede sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan büyük bir hareketlilik yaratacaktır. Ancak ekonomik canlılıkla birlikte nüfus artışı da hızlanacak, bugünden önlem alınmazsa yeni ve ciddi sorunlar ortaya çıkacaktır.

İşte asıl mesele tam da burada başlıyor!

Çerkezköy, önümüzdeki büyük değişime hazır mı?

Bugün bu soruya gönül rahatlığıyla “Evet!” demek kolay değil. Çünkü Çerkezköy’ün geleceği yalnızca sanayinin büyümesine ve ulaşım imkânlarının gelişmesine bağlı değildir. Asıl mesele, büyüyen bir kentin ihtiyaçlarını karşılayabilecek şehircilik anlayışına, altyapıya ve idari yapılanmaya sahip olup olmadığıdır.

Çerkezköy, bundan on beş-yirmi yıl önce sıradan bir yerleşim birimiydi. O yıllarda Çorlu’nun nüfusu 60-70 bin civarındayken Çerkezköy’ün nüfusu 15 binler seviyesindeydi. Aradan geçen yıllarda sanayide, kalkınmada ve gelişmede büyük bir mesafe kat eden Çerkezköy, bugün geldiği noktada bölgenin en önemli üretim merkezlerinden biri hâline geldi. Kapaklı ayrı bir ilçe olmasaydı Çerkezköy’ün nüfusunun bugün 400 bini aşmış olacağı yönündeki değerlendirmeler bile ilçenin nasıl bir büyüme potansiyeline sahip olduğunu gösteriyor.

Hızlı tren, insanları kısa sürede İstanbul’a ulaştırırken Çerkezköy’ün cazibesini de artıracaktır. Fakat bir kentin önemi ve değeri arttıkça sorumlulukları da büyür. Nüfus yoğunluğu, trafik, konut ihtiyacı, okul yetersizliği, sağlık hizmetleri ve altyapı sorunları şimdiden ciddi biçimde ele alınmalıdır.

Şimdi bir kez daha soralım: Çerkezköy, böylesine büyük bir nüfus ve yatırım hareketliliğini bir ilçe olarak kaldırabilecek mi?

Üretimin yükünü omuzlayan, ülke ekonomisine önemli katkılar sağlayan Çerkezköy, plansız büyümenin bedelini ödemek zorunda bırakılmamalıdır. Aksi hâlde bugün kalkınma ve zenginlik olarak gördüğümüz gelişmeler, yarın trafik, altyapı, barınma ve kamu hizmetleri bakımından içinden çıkılması güç sorunlara dönüşebilir.

Büyük sorunlarla karşılaşmak istemiyorsak bugünden harekete geçmek zorundayız. Şehircilik anlayışımızı geleceğe göre şekillendirmeli, nüfus artışını ve sanayideki büyümeyi dikkate alan kapsamlı bir plan hazırlamalıyız.

Bize göre bu noktada atılması gereken adımlardan biri de Çerkezköy’ün il olması meselesini ciddi biçimde gündeme almaktır. Elbette il statüsü tek başına bütün sorunları çözmez. Ancak doğru bir idari yapılanma, güçlü bir yerel yönetim anlayışı, yeterli kamu yatırımları ve uzun vadeli şehir planlamasıyla birlikte değerlendirildiğinde Çerkezköy’ün geleceği açısından önemli bir seçenek olabilir.

Yeni bir imar planı, yeni bir şehircilik anlayışı ve geleceğin ihtiyaçlarına cevap verecek bir altyapı bizi bekliyor. Yeni yollar, yeni okullar, yeni parklar, yeni hastaneler ve daha pek çok sosyal donatı alanı şimdiden planlanmalıdır. Ulaşım, çevre, konut, sağlık ve eğitim yatırımları nüfus artışının gerisinde kalmamalıdır.

Unutmayalım ki şehirler yalnızca fabrikalarla, yollarla ve binalarla büyümez. Şehirleri yaşanabilir kılan; insanına sunduğu imkânlar, sağlıklı çevresi, güçlü altyapısı ve geleceğe güvenle bakabilen sakinleridir.

Hızlı tren Trakya’ya yeni bir kapı açıyor. Bu kapıdan refah ve kalkınmayla mı geçeceğiz, yoksa hazırlıksız yakalanıp yeni sorunlarla mı karşılaşacağız? Bunun cevabı, bugün alacağımız kararlarda ve yapacağımız planlamada saklıdır.

Sözümü şu cümleyle bitirmek istiyorum:

ÇERKEZKÖY İL OLACAK, TRAKYA’YA GÜN DOĞACAK!

FAHRETTİN MASUM BUDAK