☰
✕
Kültür & Sanat

Tarihi köprü harabeye dönmeden önlem alınmalı

Kırklareli’nin Demirköy ilçesine bağlı İncesırt köyü mera sınırları içerisinde, Türkiye ile Bulgaristan arasındaki sınırı oluşturan Rezve Deresi üzerinde bulunan Volçan Köprüsü zamana direniyor. Yapım tarihi kesin olarak bilinmeyen, bir ayağı Türkiye’de diğer ayağı Bulgaristan’da bulunan köprünün korunmasını isteyen doğaseverler, yapı tamamen zarar görmeden inceleme ve koruma çalışması başlatılması çağrısında bulundu.

Kırklareli’nin Istranca ormanlarının derinliklerinde, Türkiye-Bulgaristan sınırında yıllardır sessizce ayakta duran Volçan Köprüsü, hem sıra dışı konumu hem de doğal güzelliklerle bütünleşen görüntüsüyle dikkat çekiyor.

Demirköy ilçesine bağlı İncesırt köyünün mera sınırları içerisinde yer alan köprünün altından, Türkiye ile Bulgaristan arasındaki sınırın bir bölümünü oluşturan Rezve Deresi akıyor. Köprünün ayaklarından biri Türkiye topraklarında, diğeri ise Bulgaristan tarafında bulunuyor.

Yapının kesin inşa tarihi konusunda doğrulanmış bir kayıt bulunmamakla birlikte, köy sakinlerinin aile büyüklerinden aktarılan anlatımları köprünün en az bir asırdır bölgede bulunduğuna işaret ediyor. Köprünün mimari özelliklerinin geç Osmanlı dönemine işaret ettiği yönünde değerlendirmeler de bulunuyor. Ancak yapının kesin tarihlendirilmesi için uzman incelemesine ihtiyaç duyuluyor.

REZVE’NİN AZGIN SULARINA YILLARDIR DİRENİYOR

Istrancalar’dan doğarak Karadeniz’e ulaşan Rezve Deresi’nin sularına ve bölgenin zorlu iklim şartlarına yıllardır direnen Volçan Köprüsü, bugün özellikle doğa ve fotoğraf tutkunlarının ilgisini çekiyor.

Ormanların arasından geçen derenin üzerinde yükselen eski taş yapı, bulunduğu doğal ortamla birlikte adeta kartpostallık görüntüler oluşturuyor.

Ancak yılların getirdiği yıpranmanın köprü üzerindeki etkilerinin giderek daha görünür hale geldiğini belirten doğaseverler, gerekli koruma çalışmaları yapılmadığı takdirde yapının geri dönüşü mümkün olmayacak şekilde zarar görebileceğinden endişe ediyor.

SINIRIN İKİ TARAFINDA ŞENLİKLER DÜZENLENDİĞİ ANLATILIYOR

Bölgede kuşaktan kuşağa aktarılan anlatımlara göre Volçan Köprüsü geçmişte yalnızca iki yakayı birbirine bağlayan bir yapı değildi.

İddiaya göre geçmiş yıllarda, özellikle yaz aylarında sınırın iki tarafındaki köylerde yaşayan insanlar köprü çevresinde bir araya geliyor, çeşitli etkinlikler düzenleyerek birlikte vakit geçiriyordu.

Bu anlatıların yazılı ve resmî kaynaklarla doğrulanması gerektiği belirtilirken, köprünün bölgenin sosyal ve kültürel hafızasında önemli bir yere sahip olabileceği değerlendiriliyor.

DOĞASEVERLERDEN KORUMA ÇAĞRISI

Volçan Köprüsü’nü görmek için bölgeye giden doğa ve fotoğraf tutkunları ise yapının mevcut durumunun bilimsel olarak incelenmesini istiyor.

Doğaseverler, “Tarihten bize miras kalan, gözden uzak olduğu için zaman içerisinde kaybolma tehlikesi yaşayan bu yapıların yıkılıp gitmesine izin verilmemeli. Köprü tamamen zarar görmeden gerekli incelemeler yapılmalı ve korunması için kalıcı bir çalışma başlatılmalı” çağrısında bulundu.

Özellikle köprünün iki ülkenin tam sınırında bulunmasının yapıyı sıra dışı hale getirdiğini belirten doğa tutkunları, gerekli diplomatik ve idari süreçlerin yürütülerek Türkiye ve Bulgaristan’ın iş birliğiyle bir koruma projesinin değerlendirilmesini istiyor.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI’NA ÇAĞRI

Köprünün tarihî niteliğinin, yapım döneminin ve mevcut statüsünün uzmanlar tarafından kesin olarak belirlenmesini isteyen doğaseverler, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ilgili kurumları harekete geçmeye davet etti.

İlk aşamada yapının mimari ve statik durumunun incelenmesi, tarihsel geçmişinin araştırılması ve gerekiyorsa koruma altına alınmasına yönelik süreçlerin başlatılması talep ediliyor.

Sınır bölgesinde bulunması nedeniyle Volçan Köprüsü’ne erişim de sıradan bir doğa rotasından farklılık gösteriyor. Bölgeyi ziyaret etmek isteyenlerin sınır güvenliği kurallarına uyması ve gerekli izin süreçlerini ilgili makamlardan öğrenmesi gerekiyor.

BİR KÖPRÜDEN FAZLASI

Bir tarafı Türkiye’ye, diğer tarafı Bulgaristan’a uzanan Volçan Köprüsü, bugün artık günlük ulaşımın bir parçası olmaktan çok bölgenin geçmişine tanıklık eden sessiz bir yapı olarak varlığını sürdürüyor.

Rezve Deresi’nin üzerinde, Istranca ormanlarının arasında yıllara meydan okuyan köprü için yapılan çağrı ise oldukça açık:

Volçan Köprüsü tarih olmadan, tarihi araştırılmalı ve korunması için gerekli adımlar atılmalı.